Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Uluslararası e-atık Günü 2024: e-atığın çevresel etkisi

Elektronik atık veya e-atık, günümüzün küreselleşmiş dünyasında bir “zaman bombası” olarak kabul ediliyor. Bu terim, artık istenmeyen, çalışmayan veya “kullanım ömrünün sonuna” gelmiş elektronik cihazları ifade ediyor.

E-atığın yıllık üretim oranı giderek artıyor. Çin, dünya genelinde en fazla e-atık üreten ülke konumundayken, onu yalnızca yüzde 17,4 geri dönüşüm oranına sahip Amerika Birleşik Devletleri takip ediyor.

e-atığın artışı

e-atık miktarındaki hızlı artışın temel nedeni, insanların teknolojiye duyduğu doyumsuz sahip olma isteği. Birleşmiş Milletler, içinde bulunduğumuz bu kritik durumu tanımlamak için “e-atık tsunamisi” ifadesini kullanıyor.

2021 yılı itibarıyla üretilen toplam elektronik atık miktarı 57,4 milyon ton olarak kaydedildi. Ayrıca, yıllar geçtikçe toplam miktar her yıl yaklaşık 2 milyon ton artış gösteriyor. Uzmanlar, 2024 yılı sonunda dünya genelinde toplam 347 milyon ton geri dönüştürülmemiş e-atık olacağını öngörüyor.

e-atıkların yalnızca yüzde 17,4’ü uygun bir şekilde toplanıp geri dönüştürülüyor. Bu durum, e-atıkların büyük bir bölümünün herhangi bir geri dönüşüm süreci ve gezegenin ekolojisi üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alınmadan çöplüklere atıldığını açıkça gösteren kaygı verici bir bulgu.

e-atığın çevresel etkisi

Toprak kirliliği incelemeleri, e-atığın bulunduğu bölgelerde, bu malzemelerdeki yüksek kurşun ve cıva seviyeleri nedeniyle toprakta kontaminasyon olasılığının bulunduğunu gösteriyor.

e-atığın çevresel etkilerini inceleyen Cenevre Çevre Ağı kurumunun analizine göre, elektronik cihazların üretiminde kullanılan unsurlar ve malzemeler gezegenimiz için son derece zararlı.

Bu atıkların ısınması havaya kurşun, kadmiyum ve berilyum gibi toksik bileşenlerin salınmasına neden oluyor. Çevre üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratan bu durum zehirli maddelerin yeraltı sularına sızmasıyla sonuçlanıyor. Hem sucul hem de karasal türler üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, e-atığa maruz kalma, erken doğum, akciğer fonksiyonlarında değişiklikler ve solunum sorunları gibi çeşitli sağlık problemlerini beraberinde getiriyor. Her geçen gün giderek artan bu sorunlar, e-atıkların doğru bir şekilde toplanması ve geri dönüştürülmesi, çevre ve insan sağlığının korunmasına ve sürdürülebilmesine yardımcı olabilir. 

e-atık sorunu küresel ölçekte önemli bir mesele olmasına rağmen, sıklıkla gündeme getirilmiyor. Bu sorun, iklim değişikliğini hızlandırıyor, önemli kaynakların israfına yol açıyor. Çevre ve insan sağlığını tehdit ediyor.

Sonuç olarak, artık kullanılmayan elektronik cihazlarımızın geri dönüştürüldüğünden veya uygun bir şekilde imha edildiğinden emin olduğumuz kuruluşlara ulaştırmak bireysel olarak yapabileceğimiz en etkin adım. 

Gelişmiş ülkelerde herkes eski elektronik ekipmanlarını geri dönüştürebilecek tesislere kolayca erişim sağlarken, gelişmekte olan ülkelerde bu erişim kısıtlı.

Bu bağlamda, gelişmiş ülkeler gelişmekte olan ülkelere geri dönüşüm konusunda aşağıdaki yollarla yardımcı olabilir:

·      Geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımını teşvik eden ticaret politikalarının uygulanması.

·      Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerle işbirliği yaparak, küresel bir geri dönüşüm ağı gibi ortaklıklarla bu zorlukları aşma yoluda adım atabilir.

Ayrıca bireysel olarak her birimiz, plastikten yapılmış ürünler yerine çevre dostu telefon kılıflarını tercih edebilir veya geri dönüştürülebilen başlıkları olan bir elektrikli diş fırçası kullanmak gibi basit ve daha sürdürülebilir alternatiflere yönelerek fark yaratabiliriz. 

Dolayısıyla e-atığın ortadan kaldırılması, ticari işletmelerin veya kamu kurumlarının yardımına ihtiyaç duymadan bireysel katkılarla çözüme ulaştırabileceğimiz tek mesele olarak ortaya çıkıyor. Tam da bu noktada, herkes bir şekilde bu konuda üzerine düşeni yapmakla sorumlu.