Nepal, binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve kaybolduğu sel felaketinin ardından iklim kaynaklı kayıp ve zararların karşılanması için BM’den 20 milyon dolar talep etti. Küresel sera gazı emisyonlarına katkısı yüzde 0,1’in altında olan Nepal, iklim krizine en fazla neden olan ekonomilerin sorumluluğunu yeniden gündeme getirdi.
Nepal, ağustos sonunda Himalayalar’da meydana gelen sel felaketinin ardından iklim kaynaklı kayıp ve zararların karşılanması için Birleşmiş Milletler’den 20 milyon dolar talep ediyor. Dışişleri Bakanı Shisir Khanal, dünyanın en fazla sera gazı emisyonuna yol açan ülkelerine “uyanma” ve 6 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine veya kaybolmasına neden olan felakette “ortak sorumluluğu kabul etme” çağrısında bulundu.
Himalayalar’da eriyen bir buzulun kısmen çökmesiyle tetiklenen heyelan ve ani seller, Çin kontrolündeki Tibet bölgesi ile Nepal’de büyük yıkıma neden oldu. Felakette 1.300’den fazla kişi yaşamını yitirirken, 5.500’den fazla kişi hâlâ kayıp. Kurtarma çalışmalarının devam etmesine rağmen kayıpların sağ bulunmasına ilişkin umutlar giderek azalıyor.
Bilim insanları, iklim krizinin Himalayalar’daki buzullar üzerindeki etkisinin felakette rol oynadığını değerlendiriyor. Hindistan, Çin, Nepal ve Bhutan boyunca uzanan Himalayalar’ın küresel ortalamadan yaklaşık yüzde 50 daha hızlı ısındığı belirtiliyor. BM verilerine göre Nepal dağları, son 30 yılda küresel ısınma nedeniyle buzlarının yaklaşık üçte birini kaybetti.
Khanal, yaşanan felaketin Nepal’in muson dönemlerinde karşılaştığı olağan sellerden çok daha şiddetli olduğunu belirterek, yıkımın 2015’te ülkeyi harabeye çeviren büyük depremle kıyaslanabilecek boyuta ulaştığını söyledi.
Kentlerin, köylerin ve otoyolların tamamen yok olduğunu belirten Khanal, bazı bölgelerin hâlâ ulaşım bağlantısından yoksun olduğunu ifade etti.
Nepal Maliye Bakanlığı ile Çevre Bakanlığı, iklim kaynaklı kayıp ve zararların karşılanması amacıyla 2022’de oluşturulan BM Kayıp ve Zarar Fonu’na ortak mektup göndererek 20 milyon dolarlık destek talebinde bulundu.
Nepal’in iklim krizine katkısının son derece sınırlı olmasına rağmen ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Khanal, talep edilen 20 milyon doların gerçek zararın yanında oldukça küçük kaldığını belirtti ve sel felaketinin toplam ekonomik maliyetinin 5 milyar doları aşabileceğini ifade etti.
Felaketin ardından 20 binden fazla evin yeniden inşa edilmesi, ana ulaşım güzergâhlarının onarılması ve nehir yataklarındaki riskli bölgelerde bulunan bazı köylerin daha yüksek ve güvenli alanlara taşınması gerekiyor.
“Bu tek seferlik bir felaket olarak görülmemeli”
Khanal, felaketin Himalayalar’da iklim krizinin gelecekte yaratabileceği etkiler konusunda güçlü bir uyarı niteliğinde olduğunu vurguladı.
“Dünya bunu tek seferlik bir felaket olarak görmemeli. Himalayalar’da değişen iklim bağlamında değerlendirilmesi gerekiyor” diyen Khanal, benzer olayların yalnızca Nepal’de değil, dünyanın farklı bölgelerinde giderek daha fazla topluluğu etkileyebileceği uyarısında bulundu.
BM’nin Kayıp ve Zarar Fonu ise halihazırda ciddi bir finansman açığıyla karşı karşıya. Yaklaşık 119 ülkeden gelen taleplerin toplamı 2,8 milyar dolara ulaşırken, uluslararası toplum tarafından fona şimdiye kadar yalnızca yaklaşık 400 milyon dolar aktarıldı. ABD’nin katkısı ise Donald Trump’ın Paris Anlaşması’ndan çekilmesinin ardından 17 milyon dolarda kaldı.
Nepal’in çağrısı, iklim krizine en az katkıda bulunan ülkelerin en ağır bedeli ödemesisorununu bir kez daha küresel gündeme taşırken, iklim adaletinin yalnızca emisyonların azaltılmasıyla sınırlı olmadığını, iklim krizinin yol açtığı kayıp ve zararların karşılanmasını da kapsadığını ortaya koydu.
Kaynak:
https://www.theguardian.com/world/2026/sep/08/nepal-floods-climate-compensation