Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
İklim değişikliği tarımsal üretimin haritasını yeniden çiziyor

İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkileri giderek derinleşirken, yeni geliştirilen küresel bir endeks yüz milyonlarca insanın bu değişimden şimdiden etkilendiğini ortaya koydu. Çalışma, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde yüzyılın ortasına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının tarımsal üretimin gerilediği bölgelerde yaşayacağını öngörüyor.

“İklim Kaynaklı Tarımsal Gerileme Endeksi” (Climate-Driven Agricultural Decline Index-CADI) kapsamında hazırlanan araştırma, artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve giderek sıklaşan aşırı hava olaylarının tarımsal üretim kapasitesini nasıl dönüştürdüğünü 10 kilometrelik çözünürlükte haritalandırdı.

Bulgular, iklim değişikliğinin yalnızca tarımsal verimliliği azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda hangi ürünlerin nerede yetiştirilebileceğini de yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.

CADI platformu, Küresel Tarımsal-Ekolojik Bölgeler (GAEZ v5) modeli kullanılarak geçmişte gözlenen ve geleceğe yönelik tarımsal üretkenlik değişimlerini analiz ediyor. Çalışmada, çiftçilerin ürün desenini veya üretim yöntemlerini değiştirmediği, başka bir ifadeyle iklim değişikliğine yönelik herhangi bir uyum önlemi almadığı senaryo esas alındı.

Analize göre bugün 640 milyondan fazla insan, son 30 yılda tarımsal üretim kapasitesinin yüzde 10’dan fazla gerilediği bölgelerde yaşıyor. Yaklaşık 690 milyon kişinin bulunduğu tarım alanları ise geçmişe kıyasla her yıl 5 bin kişiyi daha az besleyebileceküretim kapasitesine sahip.

Kayıpların özellikle yağışa bağımlı tarım yapılan bölgelerde yoğunlaştığı görülüyor. Dünya genelindeki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 16’sında üretkenlik en az yüzde 10 azalırken, sulama yapılmayan alanlarda bu oran yüzde 20’ye yükseliyor. Tarım alanlarının yaklaşık yüzde 5’inde ise üretim kapasitesindeki düşüş yüzde 30’u aşıyor.

Araştırma, iklim krizinin etkilerinin coğrafi olarak da son derece dengesiz dağıldığını ortaya koyuyor. Bugün dünya tarım arazilerinin yalnızca yüzde 5’i, küresel üretim kayıplarının yüzde 35’ini oluşturuyor. En ağır kayıplar ise tropikal bölgelerde yaşanıyor.

Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde tablonun daha da ağırlaşacağı öngörülüyor. Bugün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i tarımsal üretimin en az yüzde 5 gerilediği bölgelerde yaşarken, yüksek sera gazı emisyonlarının devam ettiği SSP3-7.0 senaryosunda bu oranın 2041-2060 döneminde yüzde 49’a yükselmesi bekleniyor. 

Araştırmacılar, iklim değişikliğine uyumun yalnızca verimliliği artıracak teknolojilerle sınırlı olmadığını; ürün deseninin değiştirilmesi, yeni tarımsal uygulamaların benimsenmesi ve bazı bölgelerde üretimin farklı alanlara kaydırılması gibi kapsamlı dönüşümleri gerektireceğini vurguluyor.

Çalışmanın öne çıkan bulgularından biri de iklim adaletsizliğine işaret etmesi. Tarihsel olarak karbondioksit emisyonları en düşük ülkelerin, iklim değişikliğinin tarımsal etkilerine karşı en kırılgan ülkeler arasında yer aldığı belirtilirken, bu eşitsizliğin önümüzdeki yıllarda daha da belirginleşeceği ifade ediliyor.

Araştırmacılar, CADI’nin politika yapıcılar ve kalkınma kuruluşları için bir erken uyarı aracı olarak kullanılmasını hedefliyor. Endeksin, uyum yatırımlarının önceliklendirilmesine, tarım politikalarının bilimsel veriler ışığında şekillendirilmesine ve iklim kaynaklı üretim kayıplarının en yoğun yaşanacağı bölgelerin önceden belirlenmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Kaynak:

https://us.list-manage.com/1Bb00QV7oe9?e=fcd0c7c40e&c2id=ff885ef41b4f7665d94113d3c829b6fa