Moda devi H&M Group ile danışmanlık firması EY, tedarik zincirinde karbonsuzlaşmanın “yüksek maliyetli bir dönüşüm” değil, uzun vadeli değer yaratan stratejik bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini açıkladı.
Şirketler tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre, artan çevre düzenlemeleri ve sürdürülebilir ürün talebi küresel tedarik zincirlerini hızla dönüştürürken, bugüne kadar yüksek maliyetli dönüşüm olarak görülen sürdürülebilirlik uygulamaları aslında şirketlerin geleceğini güvence altına alıyor.
H&M Group CFO’su Adam Karlsson, iklim krizine karşı hareketsiz kalmanın maliyetinin giderek arttığını belirterek, şirketlerin yalnızca kısa vadeli karlılığı değil; uzun vadeli dayanıklılığı da gözetmesi gerektiğini söyledi.
Karlsson’a göre finans yöneticileri; riskleri azaltan, dayanıklılığı artıran ve kurumsal değeri koruyan yatırımları önceliklendirmeli.
Moda sektörü yüksek emisyon baskısı altında
Moda endüstrisi, karmaşık ve yoğun tedarik zincirleri nedeniyle yüksek karbon salımıyla karşı karşıya. Bu nedenle karbonsuzlaşma kritik bir ihtiyaç olarak görülüyor. Ancak sektörün yapısal özellikleri arasında yer alan dağınık tedarik ağı, finansman eksikliği ve yatırım geri dönüşüne dair belirsizlikleri süreci yavaşlatıyor.
HSBC ve Apparel Impact Institute katkılarıyla hazırlanan rapor, bu engellerin aşılması için sektör genelinde iş birliğinin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. Raporda ayrıca karbonsuzlaşmanın finansal değerle ilişkilendirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Apparel Impact Institute ve Fashion for Good verilerine göre, moda sektörünün 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşması için yaklaşık 1,04 trilyon dolar yatırım gerekiyor.
Ancak tedarikçilerin bu yatırımları tek başına üstlenmesi zor. Rapora göre markaların, karbonsuzlaşma yatırımlarını tedarikçileriyle birlikte finanse etmesi gerekiyor.
Moda sektörünün küresel sera gazı emisyonlarının %2 ila %8’ini oluşturduğu belirtilirken, büyük markaların emisyonlarının %95’ten fazlası tedarik zincirlerinden (Kapsam 3) kaynaklanıyor.
Bu nedenle markaların; kamu kurumları, finans kuruluşları ve sivil toplumla daha güçlü ortaklıklar kurması gerektiği vurgulanıyor.
EY Kuzey Avrupa Etki Direktörü Anna Ryott, sektörde iş birliğinin hız kazandığını ve yeni finansman modellerinin yeşil dönüşümü hızlandırabileceğini belirtti.
İş birliği rekabet avantajına dönüşebilir
Rapora göre parçalı tedarik zincirleri; veri eksikliği, hatalar ve gizli maliyetler gibi riskleri artırıyor. Ancak sektör genelinde kurulacak ortak standartlar sayesinde hem maliyetlerin paylaşılması hem de daha dayanıklı bir altyapı oluşturulması mümkün.
Sonuç olarak, moda sektöründe karbonsuzlaşma yolunun hâlâ zorlu olduğu belirtilse de, koordineli hareket ve ortak finansman modelleriyle bu dönüşümün hızlanabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre moda sektörü için araçlar ve iş birliği zemini artık mevcut; asıl kritik nokta ise harekete geçmek.
Kaynak:
https://sustainabilitymag.com/news/h-m-group-ey-reframing-supply-chain-decarbonisation