Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yıllardır süren çatışmalar nedeniyle çocuk yaşta mülteci olmak zorunda kalan Nina Mireille Yankinon, bugün ülkesinde barışın ve toplumsal dayanışmanın önde gelen savunucularından biri olarak öne çıkıyor. Genç lider, kurduğu sivil toplum kuruluşu aracılığıyla kadınların güçlendirilmesi, gençlerin karar alma süreçlerine katılımı ve farklı topluluklar arasında güvenin yeniden tesis edilmesi için çalışıyor.
On yılı aşkın süredir siyasi istikrarsızlık ve silahlı çatışmalarla mücadele eden Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşayan binlerce insan gibi Nina Mireille Yankinon’un hayatı da 2013 yılında başlayan şiddet olaylarıyla kökten değişti. Çoğunluğu Müslüman olan Seleka isyancılarının iktidarı ele geçirmesi ve buna karşılık Hristiyan anti-Balaka milislerinin ortaya çıkmasıyla ülke, derin bir güvenlik ve insani krizle karşı karşıya kaldı.
Kuzeybatıdaki Batangafo kentinde yaşayan Yankinon ve ailesi de çatışmaların doğrudan mağdurları arasında yer aldı. Evlerini terk etmek zorunda kalan aile, güvenlik arayışıyla komşu Kamerun’a sığındı.
Birleşmiş Milletler Haber Merkezi’ne konuşan Yankinon, yaşadıkları zorunlu göçün hayatında silinmez izler bıraktığını belirterek, “Evimizi, eşyalarımızı ve sahip olduğumuz düzenli yaşamı geride bırakmak zorunda kaldık. Bu deneyim, beni özellikle kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere kırılgan grupların korunması ve barışın güçlendirilmesi için çalışmaya yöneltti” dedi.
Mültecilikten toplumsal liderliğe
Ülkesine döndükten sonra yaşadığı deneyimi toplumsal faydaya dönüştürmeye karar veren Yankinon, Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı’nın (UNAOC) desteğiyle “Londo E Lekere” adlı sivil toplum kuruluşunu kurdu.
Kuruluş, toplumsal uzlaşının güçlendirilmesi, kadın liderliğinin desteklenmesi ve çatışmalardan etkilenen toplulukların yeniden bir araya getirilmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor. Radyo programlarından okul kampanyalarına, yerel toplantılardan farkındalık çalışmalarına kadar uzanan projelerle farklı toplumsal kesimler arasında diyalog kurulması hedefleniyor.
Gençlerin ve kadınların karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğine dikkat çeken Yankinon, özellikle bu kesimlerin sesini güçlendirmeye yönelik çalışmalara odakladıklarını ifade ediyor.
Ataerkil yapının hâkim olduğu bir toplumda genç bir kadın olarak liderlik yapmanın kolay olmadığını belirten Yankinon, zaman zaman geleneksel otoritelerin ve toplumun bazı kesimlerinin direnciyle karşılaştığını anlatıyor.
Ancak bu durumu bir engel olarak görmek yerine avantaj olarak değerlendirdiğini söyleyen genç lider, özellikle dışlanmış gençlerle güçlü bağlar kurabildiğini ve bunun çalışmalarına önemli katkı sağladığını ifade ediyor.
Barışın anahtarı olarak eğitim
Yankinon’un çalışmalarında eğitimin ayrı bir yeri bulunuyor. Ona göre eğitim yalnızca bireylerin yaşam koşullarını iyileştiren bir araç değil, aynı zamanda önyargıları azaltan ve toplumsal uyumu güçlendiren bir unsur.
Bu kapsamda yürütülen projelerle eğitim materyalleri dağıtılıyor, öğretmenlere destek sağlanıyor ve yerel toplulukların ihtiyaçlarına uygun programlar geliştiriliyor. Amaç ise çocukların ve gençlerin daha güvenli, daha kapsayıcı bir geleceğe hazırlanması.
Sağlık hizmetlerine erişimin artırılmasından çiftçilerin desteklenmesine, çatışma mağdurlarının hikâyelerinin kayıt altına alınmasından gençlerin güçlendirilmesine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren Yankinon, bugün Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yeni nesil liderliğin temsilcileri arasında gösteriliyor.
Kaynak:
https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=e50204146b&e=8b42edf312