Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Güneş enerjili çöp yiyen tekne plastik atıkları kaynağında yakalıyor

Los Angeles’ta görev yapan güneş enerjili Interceptor sistemi, yalnızca geçen yıl 65 tondan fazla atığın Pasifik Okyanusu’na karışmasını önledi. Dünyanın farklı bölgelerinde kullanılan teknoloji, plastik kirliliğiyle mücadelede umut veren çözümler arasında gösteriliyor.

Los Angeles’ın batısındaki Ballona Deresi’nin ağzında sessizce çalışan sıra dışı bir tekne, her gün tonlarca atığın okyanusa ulaşmasını engelliyor. Güneş enerjisiyle çalışan ve ‘’Interceptor’’ adı verilen sistem, nehirlerin taşıdığı plastik ve diğer atıkları denize ulaşmadan önce yakalayarak topluyor. 

Kâr amacı gütmeyen çevre kuruluşu Ocean Cleanup tarafından geliştirilen teknoloji, son yıllarda büyüyen plastik kirliliği sorununa karşı geliştirilen en dikkat çekici çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüzer bariyerler çöpleri belirli bir noktaya yönlendirilirken, konveyör bantlar atıkları otomatik olarak büyük konteynerlere aktarıyor. Sistem dolduğunda ekipler uyarılıyor ve toplanan atıklar geri dönüşüm ya da bertaraf tesislerine gönderiliyor.

Yaklaşık bir tenis kortu büyüklüğündeki platform, tek seferde 9 tondan fazla atık depolayabiliyor.

Okyanusa karışmadan yakalanıyor

Los Angeles’ta yağışların az olduğu dönemde bile sistemin topladığı atık miktarı dikkat çekiyor. Köpük yemek kapları, plastik bardaklar, şişe kapakları, tek kullanımlık ambalajlar ve mikroplastiklerle kaplanmış bitki parçaları bunlardan sadece bazıları.

Ocean Cleanup Operasyon Müdürü James Patterson, bölgede en sık karşılaştıkları atıkların günlük tüketim kaynaklı plastikler olduğunu belirterek, “Şişeler, bardaklar, paket servis kapları ve restoranlardan kaynaklanan plastikler burada en sık gördüğümüz atıklar arasında yer alıyor” dedi.

Toplanan atıklar daha sonra ayrıştırılarak geri dönüşüm veya bertaraf tesislerine gönderiliyor. Kuruluş, atıkların yalnızca toplanmasına değil, sorumlu bir şekilde işlenmesine de önem verildiğini vurguluyor.

Ocean Cleanup bugün Malezya, Endonezya, Vietnam, Guatemala, Jamaika ve Dominik Cumhuriyeti dahil 10 farklı bölgede toplam 21 Interceptor sistemi işletiyor. Kuruluşun hedefi, 2030 yılına kadar dünyanın en fazla kirlilik üreten 30 kentinde benzer sistemleri devreye almak.

Ballona Deresi, Los Angeles County’deki geniş bir yağmur suyu ve drenaj ağının son çıkış noktalarından biri. Ocean Cleanup verilerine göre Interceptor sistemi, 2025 yılı boyunca burada yaklaşık 65 ton çöpün Pasifik Okyanusu’na ulaşmasını engelledi.

Kuruluş, Los Angeles bölgesindeki San Gabriel ve Los Angeles nehirlerine de yeni sistemler kurmaya hazırlanıyor.

Patterson’a göre projenin etkileri yalnızca nehirlerle sınırlı değil. Bölgedeki sahil kentleri artık plaj temizliği için daha az kaynak ayırıyor. Bunun nedeni ise kıyılara ulaşan atık miktarında gözle görülür bir azalma yaşanması.

“Musluğu kapatmadan okyanusu temizleyemeyiz”

Ocean Cleanup’ın kurucusu Hollandalı girişimci Boyan Slat, çalışmalarına başlangıçta Büyük Pasifik Çöp Yığını’nı temizleme hedefiyle harekete geçti. Ancak zaman içinde yapılan araştırmalar, okyanusları temizlemenin en etkili yolunun kirliliği kaynağında durdurmak olduğunu ortaya koydu.  

Kuruluşun çalışmalarına göre dünyadaki yaklaşık bin nehir, okyanuslara taşınan plastik atıkların yüzde 80’inden sorumlu. Denizlerdeki plastik kirliliğinin büyük bölümü de bu su yolları aracılığıyla taşınıyor.

Patterson bu durumu şu sözlerle açıklıyor:

“Önce musluğu kapatmamız gerekiyor. Aksi halde okyanustan çıkardığımız eski çöplerin yerini sürekli yenileri alacak. Büyük Pasifik Çöp Yığını’nı temizlemek istiyorsak önce kirliliğin kaynağını durdurmalıyız.”

Kusursuz değil ama etkili

Sistem her ne kadar yüksek verimlilikle çalışsa da tüm atıkları yakalamayı başaramıyor. Güçlü akıntılar sırasında bazı plastik parçalar bariyerleri aşabiliyor. En büyük sorunlardan biri ise büyük ağaç gövdeleri ve kütükler.

Buna rağmen Ocean Cleanup yetkilileri, teknolojinin sahada son derece başarılı sonuçlar verdiğini belirtiyor. Her nehrin farklı özelliklere sahip olması nedeniyle sistemler, bulundukları bölgenin coğrafi ve çevresel koşullarına göre yeniden tasarlanıyor.

Yaklaşık 2,8 milyon dolarlık kurulum maliyeti ve yıllık yüz binlerce dolarlık bakım giderine rağmen Interceptor, birçok çevre uzmanı tarafından plastik kirliliğine karşı geliştirilen en somut çözümlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Dışarıdan bakıldığında basit bir çöp toplama teknesini andıran sistem, aslında büyüyen küresel plastik krizine karşı yürütülen mücadelenin en görünür örneklerinden biri. 

Teknolojinin temelinde ise basit bir fikir yatıyor: Okyanusları temizlemenin yolu, önce nehirleri temizlemekten geçiyor.

https://ablink.email.theguardian.com/