Hürmüz Boğazı yakınlarında vurulan İran savaş gemisinden sızan petrol, bölgenin en hassas ekosistemlerinden birini tehdit ediyor. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar geçici olarak durulmuş olsa da, çevresel risk hızla büyüyor.
The Guardian’ın haberine göre, İran’a ait insansız hava aracı gemisi Shahid Bagheri, 6 Mart’ta ABD savaş uçaklarının hedefi olduktan sonra ağır petrol sızdırmaya başladı. Gemi, o tarihten bu yana ekolojik açıdan son derece hassas olan Khuran Boğazı’nda sığ sularda mahsur durumda.
Uydu görüntüleri, petrol tabakasının batıya doğru ilerleyerek Körfez’in en büyük ve koruma altındaki mangrov ormanı Hara Biyosfer Rezervi’ne yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu bölge; göçmen kuşlar, nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağaları ve deniz canlıları için kritik öneme sahipken, kıyı topluluklarının geçimi de büyük ölçüde balıkçılığa dayanıyor.
Sızıntıyı yakından izleyen uydu uzmanı Tim Richards, tehlikenin boyutuna dikkat çekerek, “Bu olay, Birinci Körfez Savaşı’ndan bu yana bölgedeki en önemli ekolojik felaket olabilir” uyarısında bulundu. Richards, boğazdaki akıntıların gelgit değişimlerine rağmen kirli suyu doğrudan mangrov alanlarına taşıdığını belirtti.
Çatışmaların çevresel etkilerini belgeleyen analist Wim Zwijnenburg ise tehlikenin yalnızca bu olayla sınırlı olmadığını belirtti. Körfez genelinde halihazırda çok sayıda küçük çaplı petrol sızıntısının yaşandığını vurgulayan Zwijnenburg, “Petrol ve kimyasal tankerler hedef alınmaya devam ederse, bu durum kaçınılmaz bir felakete dönüşür’’ uyarısında bulundu.
İran’a yönelik saldırılar nedeniyle temizlik çalışmaları başlatılamazken, petrolün yağış ve akıntılarla daha geniş bir alana yayılmış olabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, çatışmaların gölgesinde ilerleyen bu sızıntı, bölgeyi sessiz ama yıkıcı bir çevre krizine sürükleyebilir.