Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Göçmen türler için Küresel Koruma Ağı neyi amaçlıyor?

Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen en önemli doğa koruma girişimlerinden biri olan Convention on Migratory Species (CMS), göçmen hayvan türlerinin korunması için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor.

1979 yılında Almanya’nın Bonn kentinde imzalanan ve 1983’te yürürlüğe giren CMS sözleşmesi, United Nations Çevre Programı (UNEP) çatısı altında faaliyet gösteriyor. Sözleşme, göç eden kara, deniz ve hava  canlılarının yaşam döngülerini sürdürülebilmeleri için gerekli habitatların ve göç yollarının korunmasını amaçlıyor.

Brezilya’nın Campo Grande şehrinde 23-29 Mart 2026 tarihleri arasında BM Göçmen Hayvan Türleri Sözleşmesi’nin 15. Taraflar Konferansı (CMS COP15) yapılıyor. “Doğayı Bağla, Yaşamı Sürdür” temasıyla düzenlenen bu kritik zirveye hükümetler, bilim insanları, çevre örgütleri ve yerli topluluklar katılıyor.

Zirveye sunulan rapor durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor: Sözleşme kapsamındaki göçmen türlerin %49’unun popülasyonu azalıyor — bu oran iki yıl önce %44’tü. %24’ü ise yok olma tehlikesiyle yüz yüze. Türlerin önündeki en büyük iki tehdit olarak aşırı avlanma ile habitat kaybı ve parçalanması öne çıkıyor.

Göçmen türlerin birden fazla ülkenin sınırlarından geçmesi, bu canlıların korunmasının tek bir ülkenin çabasıyla mümkün olmadığını gösteriyor. Bu nedenle sözleşme, taraf ülkeler arasında koordinasyonu zorunlu kılıyor.

Tehdit altındaki türler için ortak hareket

CMS kapsamında türler iki ana liste altında ele alınıyor. İlk listede nesli tehlike altında olan türler yer alırken, ikinci listede uluslararsı iş birliği ile korunması gereken türler bulunuyor. 

Taraf ülkeler, özellikle risk altındaki türler için avlanma yasakları getirmek, yaşam alanlarını korumak ve göç yollarındaki engelleri azaltmak gibi yükümlülükler üstleniyor. Balinalardan deniz kaplumbağalarına, kuşlardan yarasalara kadar pek çok tür bu koruma şemsiyesi altında bulunuyor.

Sözleşme, yalnızca genel bir çerçeve sunmakla kalmıyor; aynı zamanda belirli türler veya bölgeler için özel anlaşmaların geliştirilmesini de teşvik ediyor. Bu kapsamda hazırlanan mutabakat zaptları ve bölgesel eylem planları, koruma çalışmalarını sahada uygulanabilir hale getiriyor.

Ayrıca taraf ülkeler, düzenli olarak gerçekleştirilen “Taraflar Konferansı” toplantılarında bir araya gelerek alınan kararları gözden geçiriyor ve yeni koruma stratejileri belirliyor. 

Amaç: Göç yollarını ve ekosistemleri korumak

İklim değişikliği, habitat kaybı ve insan faaliyetlerinin baskısı göçmen türler üzerindeki riskleri her geçen gün artırıyor. Uzmanlara göre CMS’nin önemi tam da bu noktada devreye giriyor; yalnızca türleri değil, onların bağlı olduğu ekosistemleri de koruyan bütüncül bir yaklaşım sunmak.  

Küresel ölçekte biyolojik çeşitliliğin korunmasında kritik rol oynayan CMS, ülkeler arası iş birliğinin doğa koruma alanındaki en önemli örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Kaynak.

https://www.cms.int/cop15