Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Uydu verileri dünyanın en büyük metan sızıntılarını ortaya çıkardı

2025 yılı boyunca dünya genelinde meydana gelen en büyük metan gazı sızıntıları, uydu verilerine dayanan yeni bir analizle ilk kez ortaya çıkarıldı. Bulgular, petrol ve doğalgaz tesislerinden yükselen dev gaz bulutlarının iklim krizini ciddi biçimde hızlandırdığını gösteriyor.

Araştırmaya göre petrol ve gaz tesislerinden yayılan “süper kirletici” metan bulutlarının her biri, küresel ısınma üzerinde bir kömürlü termik santral ile benzer etkiye sahip. Buna rağmen birçok  sızıntının, yetersiz bakım ve basit teknik eksiklikler nedeniyle oluştuğu ve görece kolay şekilde engellenebileceği belirtiliyor. 

Bilim insanları, bu kadar kolay çözülebilecek bir sorunun yıllardır devam etmesini “çıldırtıcı” olarak nitelendirirken, kamuoyunun bu duruma daha güçlü tepki göstermesi ve baskı oluşturması gerektiğini vurguluyor.

En büyük sızıntılar Türkmenistan’da

Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles (UCLA) bünyesindeki Stop Methane Project tarafından hazırlanan listede en yüksek sayıda mega sızıntı Türkmenistan’da tespit edildi.  Ülkedeki petrol ve gaz altyapısından kaynaklanan metan sızıntılarının boyutu daha önce de “akıl almaz” olarak tanımlanmıştı.

ABD’de de ciddi sızıntılar tespit edildi. 2025’in en büyük sızıntısı Teksas’ta saatte 5,5 ton metan salımıyla kaydedildi. Bu miktar, yaklaşık 1 milyon SUV aracın yarattığı emisyona eşdeğer. Venezuela ve İran’daki devlet işletmeleri birden fazla mega sızıntıyla listede yer aldı. 

Araştırma sadece petrol ve gaz tesislerini değil, kontrolsüz yönetilen çöp sahalarını da kapsadı. Organik atıkların çürümesi sonucu oluşan metan, Türkiye’den Cezayir’e, Malezya’dan ABD’ye kadar birçok ülkede ciddi emisyon kaynakları oluşturuyor ve büyük sızıntılara yol açıyor.

Küresel ısınmanın dörtte biri metandan

Bilim insanları metan emisyonlarının bugün küresel ısınmanın yaklaşık yüzde 25’inden sorumlu olduğunu ve 2007’den bu yana yaşanan hızlı artışın “korkutucu” olduğunu belirtiyor. Bu artışın, iklim sisteminde geri dönülmesi zor eşiklerin riskini yükselttiği ifade ediliyor.

Buna karşın, alınacak önlemlerle metanın atmosferde kısa süre kalması halinde kısa vadede güçlü bir iklim kazanımı sağlanabileceği savunuluyor. Bu nedenle metan azaltımı, uzmanlar tarafından “iklimin acil freni” olarak tanımlanıyor.

UCLA araştırma ekibinden Cara Horowitz, birçok sızıntının basit altyapı iyileştirmeleriyle önlenebileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu tesisler kötü bakımın sonucu. Altyapıyı biraz iyileştirerek ve düzenli kontrolle önlemler alarak sorunun önemli bir kısmı çözülebilir.”

Araştırmacılar, uydu teknolojisinin bu görünmez kirliliği açıkça ortaya koyduğunu ve bunun küresel ölçekte uyarı niteliği taşıyan bir “uyanış çağrısı” olduğunu vurguluyor.

Kaynak:

https://ablink.email.theguardian.com/