IBM: Yapay Zeka 2025’te sürdürülebilirliği nasıl etkileyecek? 

IBM: Yapay Zeka 2025’te sürdürülebilirliği nasıl etkileyecek? 

2025 yılı itibarıyla sürdürülebilirlik üzerinde önemli etkileri olması beklenen Yapay Zeka (AI) teknolojisi, fırsatlar ve zorlukları bir araya getiriyor ve neredeyse her kesimin gündeminde yer alarak, üzerinde en çok düşünülen konular arasında yer alıyor.

AI teknolojisi, verileri saniyeler içinde sıralamaktan tahminler yapmaya kadar çok faydalı bir araç olmasına rağmen, mevcut haliyle bazı önemli sürdürülebilirlik olumsuzluklarını da beraberinde getiriyor.

AI sistemleri ve bunları destekleyen veri merkezleri, büyük miktarda enerji kullanıyor. Bu durum, bazı kuruluşların emisyonlarının hızla artmasına yol açıyor. 

2027 yılı itibarıyla AI modelleri, yedi milyar metreküp su tüketebilir.

Bununla başa çıkmak için, kuruluşların AI’nın sürdürülebilirlik faydalarını kaynak kullanımıyla dikkatlice dengelemeleri ve sosyal sorunların daha da kötüleşmesini engellemek için titiz bir yönetim uygulamaları gerekiyor.

IBM’in Sürdürülebilirlik Yazılımı bölümünde Başkan Yardımcısı olan Kendra DeKeyrel’in odaklandığı konular: ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) ile Varlık Yönetimi 

25 yıllık kurumsal yazılım ürün yönetimi deneyimine sahip olan Kendra DeKeyrel, verimliliği artıran, çevresel etkileri azaltan ve dünya çapındaki kuruluşlar için kalıcı değer yaratan çözümler konusunda uzman.

Kendra, bu alandaki uzmanlığını Sustainability Magazine ile paylaştı:

Yapay Zeka kuruluşlarda sürdürülebilirlik için nasıl kullanılıyor?

AI, sürdürülebilirlik için çok yönlü bir araç. Üreticilerden kamu kurumlarına kadar herkes, verimliliği artırmak ve çevresel etkiyi azaltmak için bu teknolojiyi kullanabilir.

Yaygın kullanım alanlarından biri, emisyonları daha titiz bir şekilde yönetmek için yapay zekadan yararlanmak. Şirketler, bu teknolojiyi verileri analiz etmek ve operasyonel sera gazı emisyonlarını dikkatlice ölçmek amacıyla kullanabilir. Elde edilen verilerle, emisyonları azaltmak ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek için atılacak bir sonraki adımları belirlemek için veri modelleri oluşturulabilir.

Kuruluşlar, bilgisayarla görme teknolojisinden de faydalanıyor. AI’nın bu özelliği, işletmelerin tesislerinde ve ürünlerinde görsel denetimleri otomatikleştirip ölçeklendirmelerini sağlıyor. Böylelikle israf yaratan duraklama süreleri ve hataları azaltılıyor.

IBM, Ford Motor Company ile birlikte, fabrikalarında AI destekli bilgisayarla görme teknolojisini kullanmak amacıyla iş birliği yaptı.

2025 yılında bu alanda ne gibi değişimler olacak?

İşletmeler, tüketicilerden gelen artan denetim taleplerinin yanı sıra sürdürülebilirlik konusunda artan uyum gereksinimleriyle karşı karşıya kalıyor.

Bu arada, enerji verimli işlemciler ve açık kaynaklı modeller sayesinde AI kulanımı daha maliyet etkin hale geliyor. Bu nedenlerle, 2025’te daha fazla şirket ve daha geniş bir sektör yelpazesinin bilgisayarla görme, makine öğrenimi ve diğer AI özelliklerinden faydalandığına tanık olacağız. Ayrıca, daha fazla işletmenin üretken yapay zekayı kullanmaya başladığını göreceğiz.

2025’te sürdürülebilirlik yolunda ilerleyen kuruluşlar bu teknolojiyi nasıl kullanmalı?

Sürdürülebilirlik üzerinde büyük bir etki yaratmak amacıyla çalışan kuruluşların, yapay zekayı otomasyon teknolojileriyle birleştirmeleri gerekiyor.

Yapay zeka destekli otomasyon yetenekleri, gözlemlenebilirlik, kaynak yönetimi ve uygulama yaşam döngüsü yönetimi gibi alanlarda şirket uygulamaları, kaynak kullanımını daha verimli yönetmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, fiziksel varlıklarının performansını ve yaşam döngüsünü iyileştirebilir.

AI teknolojisi, daha verimli operasyonlar oluştururken, maliyet optimizasyonu ile net bir iş değeri sağlıyor ve genel olarak sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunuyor.

Kaynak:

https://email.sustainabilitymag.com/c/1f7E0AT4D9tyrby2godzsUFDa

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar