Genç nesillerin (Z ve Y kuşağı), sosyal medya ve algoritmaların yönlendirmelerinden sıyrılarak, birebir deneyimlerle yerel işletmeleri keşfetmeye başlamaları, markaların pazarlama stratejilerini yeniden düşünmelerine yol açabilir. Bu durum, özellikle küçük işletmeler ve mahalle markaları için organik olarak büyüme fırsatına işaret ediyor. 2024 American Express Shop Small Impact Araştırması’na göre, ABD’deki genç tüketicilerin yüzde 90’ı, mahallelerinde dolaşırken küçük
Genç nesillerin (Z ve Y kuşağı), sosyal medya ve algoritmaların yönlendirmelerinden sıyrılarak, birebir deneyimlerle yerel işletmeleri keşfetmeye başlamaları, markaların pazarlama stratejilerini yeniden düşünmelerine yol açabilir. Bu durum, özellikle küçük işletmeler ve mahalle markaları için organik olarak büyüme fırsatına işaret ediyor.
2024 American Express Shop Small Impact Araştırması’na göre, ABD’deki genç tüketicilerin yüzde 90’ı, mahallelerinde dolaşırken küçük işletmeleri keşfettiklerini belirtiyor.
Genç nesillerin yerel topluluklarla daha fazla bağ kurduğunu ve fiziksel keşfin hala güçlü bir etkiye sahip olduğunu gösteren bu yaklaşım, küçük işletmeler için yeni fırsatlar sunuyor.
Pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan bu yüz yüze keşif eğilimi, daha derin ve samimi bağlar kurma arzusunu yansıtıyor. Sosyal ticaretin doğasına karşı güçlü bir tezat oluşturuyor.
Bu durum, küçük işletmeler için sevindirici bir trend: İşletme sahiplerinin yüzde 86’sı ayakta kalabilmek için topluluk desteğine ihtiyaç duyduklarını belirtirken, Z ve Y kuşağının yüzde 68’i bu tatil sezonunda küçük işletmelerden alışveriş yapmayı planlıyor.
Bu dönüşüm, küçük işletmelerin topluluklarına olan bağımlılığını doğrularken, genç tüketicilerin yerel ekonomiye katkıda bulunmaya yönelik artan bir eğilim gösterdiğini de ortaya koyuyor.
Teknoloji yoğun ve algoritmaların yönlendirdiği bir dünyada, yakınlık fırsatları yeni olasılıkları beraberinde getiriyor.
Sosyal medya etkileşimleri metriklerde üstünlük sağlayabilir, ancak markalar yerel düzeyde anlam kazanmaya çalışırken, tüketiciler sürprizlere ve öngörülemeyen deneyimlere daha fazla ilgi duyuyor.
Bu değişim, dijitalin sunduğu öngörülebilir deneyimlerden uzaklaşarak, insanların anlık ve özgün deneyimlere olan özlemini ortaya koyuyor.
Kaynak:
















