Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Küresel Plastik Anlaşması görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı

25 Kasım tarihinde Güney Kore’nin Busan kentinde başlayan Küresel Plastik Anlaşması için Beşinci Hükümetlerarası Müzakere Komitesi (INC-5) oturumu, bir anlaşma sağlanamadan ve nihai müzakere toplantısında bir karara varılmak üzere tekrar bir araya gelinmesi kararıyla 1 Aralık’ta sona erdi.

INC-5, 170’den fazla ülkeden delegeler ve 440’tan fazla organizasyondan gözlemcilerle birlikte 3360 katılımcıyla Küresel Plastik Anlaşması görüşmelerinin en büyük oturumu oldu. Ancak plastik kirliliğini azaltmayı hedefleyen küresel bir anlaşmayı müzakere eden ülkeler anlaşmaya varamadı.

Belirlenen öncelikli konular (üretim hedeflerinin belirlenmesi, zararlı polimerler ve kimyasalların ortadan kaldırılması ve krizin en büyük sorumluları tarafından finanse edilen adil bir finans mekanizması) müzakerelerde konuşulmaya devam edecek. Bu konular, 2025 ortalarına doğru gerçekleşmesi muhtemel olan INC 5.2 oturumunda gündeme gelecek. 

INC Komite Başkanının yayımladığı metinde, plastiğin üretiminden bertarafına, etkilenen ülkelerin nasıl finanse edileceğine ilişkin belli maddeler yer alıyor. Ancak 8. Madde hepsinden önemli. Söz konusu madde, plastik atıkların sınır ötesi hareketi konusunda üç katmanlı bir düzenleme öngörüyor: Basel Sözleşmesi’ne taraf olan ülkeler için Basel yükümlülükleri, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere ihracat yasağı ve Basel Sözleşmesi’nin uygulanmadığı durumlar için ulusal düzenlemeler. Maddenin hukuki çerçevesi incelendiğinde, özellikle Basel Sözleşmesi’nin uygulanmadığı durumlara ilişkin düzenleme, atık ticaretinin kontrolü açısından yetersiz kalabilir.

Türkiye özelinde değerlendirildiğinde, mevcut düzenleme şekli birkaç açıdan risk oluşturuyor: Öncelikle, gelişmekte olan ülke statüsünde olmamız, coğrafi konumumuz ve mevcut atık yönetimi altyapımız nedeniyle halihazırda önemli miktarda plastik atık ithal eden bir ülke konumundayız. Maddenin mevcut hali, ulusal düzenlemelere yapılan atıf nedeniyle, bu durumun devamına yasal zemin sağlayabilecek nitelikte.

Hukuki açıdan bakıldığında, maddenin etkinliğini artırmak için şu düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor:

1.   Basel Sözleşmesi kapsamı dışındaki durumlar için minimum uluslararası standartların belirlenmesi

2.   “Uygun önlemler” ifadesinin somut kriterlerle tanımlanması

3.   Gelişmekte olan ülkelere yönelik koruyucu hükümlerin güçlendirilmesi

4.   Ulusal düzenlemelerin uygulanmasında uluslararası denetim mekanizmalarının oluşturulması

Bu bağlamda, Türkiye’nin müzakere pozisyonunda, maddenin daha bağlayıcı ve koruyucu hükümler içerecek şekilde revize edilmesini talep etmesi, uzun vadeli çevresel ve ekonomik çıkarları açısından önem taşıyor.

Plastik üretiminin mevcut hızıyla 2050’ye kadar üç katına çıkacağı öngörülüyor. Daha şimdiden havada, taze ürünlerde ve hatta anne sütünde mikroplastik tespit edildi.

2023 BM Çevre Programı raporuna göre, plastiklerde endişe verici olduğu tespit edilen kimyasalların sayısı 3 bin 200’ü aşıyor. Raporda kadınların ve çocukların plastikteki zehirlere karşı özellikle duyarlı olduğu belirtiliyor.

Ertelemeye rağmen çok sayıda müzakereci müzakerelere yeniden başlamanın aciliyetini dile getirdi. Panama heyeti başkanı Juan Carlos Monterrey Gomez, ‘’Gecikmedeki her bir gün insanlık aleyhine. Müzakerelerin ertelenmesi krizi ertelemiyor. Yeniden toplandığımızda riskler daha büyük olacak’’ dedi.