Norveç Nobel Komitesi tarafından takdim edilen 2024 Nobel Barış Ödülü, Japonya’da nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya için gösterdiği çabalar nedeniyle Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombasından kurtulanların oluşturduğu Nihon Hidankyo kuruluşuna verildi.
Nihon Hidankyo’nun eş başkanı Toshiyiku Mimaki, ‘’Ödülü Gazze’de çalışan insanlar almalıydı’’ dedi.
BM Genel Sekreteri António Guterres, 2024 Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Japonya merkezli grubu tebrik etti. Bu grup, dünya genelinde nükleer silahların yasaklanması için yürüttükleri çalışmalar nedeniyle ödüllendirildi.
Grubun barış ve güvenliğe katkılarının son derece önemli olduğunu belirten Guterres, nükleer silahsızlanmanın aciliyetine vurgu yaptı.
Guterres, dünya liderlerine hibakuşalar (atom bombalarından kurtulup hayatta kalan insanlar) kadar net bir bakış açısına sahip olma çağrısında bulunarak şunları söyledi: ‘’Nükleer silahların gerçekte ne olduğunu, yani hiçbir güvenlik, koruma ya da emniyet sunmayan ölüm makineleri olduklarını görme zamanı geldi. Nükleer silahların tehdidini ortadan kaldırmanın tek yolu onları tamamen yok etmektir.’’
Nükleer silahlanma yarışına son verin
Cenevre’deki BM Bilgi Servisi (UNIS) Direktörü Alessandra Velluci, Nihon Hidankyo’nun uzun süredir BM ile iş birliği içinde çalıştığını belirtti.
Nihon Hidankyo, 2018 yılında BM’ye giderek, BM Silahsızlanma İşleri Yüksek Temsilcisi ve Genel Sekreter Yardımcısı Izumi Nakamitsu ile birlikte, nükleer silahlanma yarışına, nükleer çatışmalara ve nükleer silahlara son verilmesi talebiyle sekiz milyon kişinin imzasını taşıyan bir dilekçe sundu.
Nükleer silahların azaltılması ve nihayetinde tamamen ortadan kaldırılması, yaklaşık 80 yıl önce İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları arasında kurulan Birleşmiş Milletler’in öncelikli hedeflerinden biri oldu.
Ocak 1946’da kabul edilen BM Genel Kurulu’nun ilk kararı, savaşın ardından “atom enerjisinin keşfiyle ortaya çıkan sorunları” ele almayı amaçlıyordu. Bu karar, nükleer enerjinin ve silahların dünya barışı için oluşturduğu tehlikelerin farkına vararak bunlarıyönet me ve kontrol altına alma çabalarının başlangıcını temsil ediyordu.
Guterres, yakın tarihli bir konuşmasında “dünyamızda bu ölüm makinelerine yer olmamalı” sözlerini tekrarladı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin 6 ve 9 Ağustos 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombaları, nükleer silahların savaşta kullanıldığı tek örnek olarak tarihe geçti. Bu iki şehir adeta yok edildi. Patlamaların neden olduğu şok dalgaları, nükleer radyasyon ve termal radyasyon nedeniyle 200.000’den fazla insan hayatını kaybetti. Yıllar içinde yüz binlerce insan daha bu olayın etkileri nedeniyle yaşamını yitirdi.
Bu yıkıcı saldırılar, nükleer silahların insanlık üzerindeki korkunç etkilerini gösterdi ve o günden bu yana nükleer silahsızlanma çağrılarının merkezinde yer aldı.
Birleşmiş Milletler (BM) ve hibakuşalar arasında uzun süredir devam eden bir ilişki bulunuyor.
Guterres ve selefi Ban Ki-moon, her yıl düzenlenen anma törenlerine katılmak üzere Hiroşima ve Nagazaki’ye gidiyor. Bu ziyaretler, BM’nin hibakuşalarla dayanışmasını ve nükleer silahların tehlikelerine dikkat çekme konusundaki kararlılığını vurguluyor.
Hibakuşalar, nükleer silahsızlanma ve barış çağrılarının bir sembolü olarak kabul ediliyor.
Kaynak: