Londra merkezli enerji düşünce kuruluşu Ember’in yeni yayımladığı ‘The Global Electricity Review’’ adı verilen rapora göre, yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel elektrik üretimindeki payı 2023 yılında ilk kez yüzde 30’u aştı.
Enerji sektöründe fosil yakıt kullanımının ve emisyonların azaltılması, küresel iklim hedeflerine ulaşılması açısından hayati önem taşıyor.
Geçtiğimiz yıl Dubai’de düzenlenen COP28 iklim zirvesinde 100’den fazla ülke 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarmayı taahhüt etti.
Raporun yazarları, fosil yakıt üretiminde bir düşüşün artık kaçınılmaz olduğunu söylüyor
Küresel elektrik talebinin yüzde 92’sini temsil eden 80 ülkeyi kapsayan enerji sistemine bir bakış sunan rapor, güneş ve rüzgardaki bu hızlı büyümenin dünyayı fosil yakıt üretiminin azalmaya başladığı önemli bir dönüm noktasına getirdiğini söylüyor.
Temiz enerji kaynakları, fosil yakıtlardaki büyümenin son 10 yılda neredeyse üçte iki oranında yavaşlamasına yardımcı oldu.
Rapor hakkında düşüncelerini aktaran Ember’in Küresel İçgörüler Direktörü Dave Jones, yenilenebilir enerji kaynaklarının geleceğinin, özellikle de herkesin düşündüğünden daha hızlı gelişen güneş enerjisinden kaynaklandığını söyledi.
Jones, ‘’Temiz elektriğin yaygınlaştırılması yalnızca enerji sektörünün karbondan arındırılmasına yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomiyi canlandırmak için gereken arz artışını da sağlıyor ve iklim açısından oyunun kurallarını değiştiren gerçek bu’’ dedi.
Avrupa Birliği (AB), elektriğinin yüzde 44’ünü yenilenebilir kaynaklardan elde ederek küresel ortalamanın oldukça ilerisinde yer alıyor.
Ember’in Avrupa program direktörü Sarah Brown, AB’nin temiz enerji uygulamalarını erken benimseme ve erken eyleme geçme nedeniyle önde olduğu bilgisini aktardı.
The Global Electricity Review raporuna göre, Yunanistan yüzde 19 ile dünyanın ikinci en yüksek güneş enerjisi payına sahip ülkesi olurken, onu yüzde 18 ile Macaristan ve yüzde 17 ile Hollanda takip ediyor. Şili ise yüzde 20 payıyla ilk sırada yer alıyor.
Ayrıca rapora göre Türkiye, elektriğinin yüzde 42’sini temiz kaynaklardan üreterek dünya ortalamasını geride bıraktı.
Ember raporunun değerlendirmesine göre, hidroelektrik enerjiden elde edilen üretimde Çin ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan kuraklık nedeniyle azalma olmasaydı, 2023’te yenilenebilir enerji büyümesi küresel olarak daha yüksek olabilirdi.
Rapora göre, geçtiğimiz yıl güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesindeki küresel artışların yarısından fazlası Çin’de gerçekleşirken, toplam küresel güneş enerjisi üretimi yüzde 23,2 ve rüzgar enerjisi üretimi yüzde 9,8 arttı.
Bu ivmenin sürdürülebilmesi için; diğer ülkelerin de AB’deki gibi üst düzey politika kararlılığını benimsemesi, teşvik mekanizmalarına ve esneklik çözümlerine sahip kilit uygulamalarla güneş ve rüzgarın tüm potansiyelini ortaya çıkarmaya devam etmeleri gerektiği belirtildi.
Kaynak: