Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Unilever Türkiye, sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü olmak için vites yükseltiyor

Unilever Türkiye, bugüne kadar kendi bünyesinde ve ekosisteminde kadının iş dünyasında yükselmesi için çeşitli projeler gerçekleştirdi. Gençlerin iş hayatına katılması için gerekli donanıma sahip olmalarını desteklediği projelerle 10 bini aşkın gencin hayatına dokundu. Sürdürülebilir tarım projeleriyle toplamda 50 bine yakın çiftçiye fayda sağladı. Şirket önümüzdeki dönemde bu örnekleri çoğaltmak ve etkisini büyütmeye odaklanacak.

Unilever, kendi değer zincirinde yaşam standartlarını yükselterek, kapsayıcı bir yaklaşımla imkanlar yaratarak ve çalışanlarını iş hayatının geleceğine hazırlayarak daha adil ve kapsayıcı bir toplumun oluşturulmasına katkı sağlamak için bir dizi kapsamlı taahhütte bulunduğunu ve eylem planı geliştirdiğini açıkladı.

Unilever’in global taahhütleri; 2030 yılı itibarıyla şirkete doğrudan mal ve hizmet sağlayan herkesin geçinmelerine yetecek kadar ücret aldıklarından emin olmak, 2025 yılı itibarıyla yeteri kadar temsil edilmeyen gruplardan gelen kişilerin sahip olduğu ve yönettiği işletmelerle küresel ölçekte toplam 2 milyar Avro iş hacmine ulaşmak, çalışanlar için yeni çalışma modelleri geliştirmek ve 2030 yılına kadar dünyada 10 milyon genci iş fırsatlarına hazır hale gelebilmeleri için ihtiyaç duyacakları temel becerilerle donatmak

 “Sağlıksız bir toplumda sağlıklı bir işin olamayacağını iyi biliyoruz”

Unilever CEO’su Alan Jope söz konusu yeni taahhüt ve aksiyonları açıklarken, “Günümüzde dünyanın karşı karşıya olduğu iki büyük tehdit, iklim değişikliği ve sosyal eşitsizliktir. Hiç şüphesiz ki, halihazırda var olan bu sosyal ayrım, geçtiğimiz yıl pandemi nedeniyle daha da derinleşti. Sosyal uyumu sağlayan, çeşitliliği kucaklayan, yetenekleri besleyen, herkese fırsat tanıyan ve geçim kaynaklarının iyileştirilmesine yardımcı olan bir toplum oluşturmak için kararlı aksiyonları yine hep beraber almaya hepimizin ihtiyacı var.Gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğimiz aksiyonların, Unilever’i, bugün bile deneyimlediğimiz ve gelecekte daha fazla karşılaşacağımız büyük toplumsal değişimlere hazırlarken, daha iyi ve güçlü bir işletme haline getireceğine inanıyoruz. Sağlıksız bir toplumda sağlıklı bir işin olamayacağını iyi biliyoruz” şeklinde konuştu.

 “Ticari büyüme ve sosyal fayda ile sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü olacağız”

Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin de konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz Türkiye için iyi olanın Unilever için de iyi olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda hem ticari büyüme hem de toplumsal fayda ile sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü olacağız. Türkiye’deki işimiz, 5.000’den fazla çalışanımız, 20.000’den fazla iş ortağımız ile değer zincirimizdeki birçok insan ve topluluğun ekonomik geçimine katkıda bulunuyor.Ancak ülkemizin geleceğine yatırım yapacaksak kırılgan grupların güçlenmesi için onları desteklemek zorunda olduğumuzun bilincindeyiz.Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin aşılması, kadınların iş hayatına katılımının artırılması, daha üst pozisyonlara gelmelerinin desteklenmesi, yine gençlerin iş, eğitim ve becerilerini geliştirme fırsatlarına kavuşması hedefiyle gidilecek uzun bir yolumuz var.Bugüne kadar; Embark, Ben Algida, Gelecek Daha Net Platformu gibi gençlerin güçlenmesi ve iş hayatına katılması için gerekli donanıma sahip olmalarını desteklediğimiz projelerle 10.000’i aşkın gencin hayatına dokunduk. Lipton ve Knorr’daki sürdürülebilir tarım projelerimizle toplamda 50.000’e yakın çiftçiye fayda sağladık. Kendi şirketimizde ve ekosistemimizde, kadının iş dünyasındaki yükselişini destekleyen projeler gerçekleştirdik. Bu örnekleri çoğaltmak ve etkisini büyütmek konusunda kararlıyız.”