İnsanlığın köklerini araştırmak amacıyla çalışmalar yapan arkeoloji bilimi, geçmiş dönemlere ait bakışımıza ışık tutuyor. 2024 yılı, insanlık tarihine dair uzun süredir kabul gören inanışları sorgulatan olağanüstü arkeolojik keşiflere sahne oldu. Arkeologlar, Avrupa’nın antik merkezlerinden Akdeniz kıyılarına kadar geçmişe dair anlayışımızın sınırlarını zorlayan eserler ve yapıları gün yüzüne çıkardı. 2024 yılında ortaya çıkarılan en önemli 7
İnsanlığın köklerini araştırmak amacıyla çalışmalar yapan arkeoloji bilimi, geçmiş dönemlere ait bakışımıza ışık tutuyor.
2024 yılı, insanlık tarihine dair uzun süredir kabul gören inanışları sorgulatan olağanüstü arkeolojik keşiflere sahne oldu.
Arkeologlar, Avrupa’nın antik merkezlerinden Akdeniz kıyılarına kadar geçmişe dair anlayışımızın sınırlarını zorlayan eserler ve yapıları gün yüzüne çıkardı.
2024 yılında ortaya çıkarılan en önemli 7 arkeolojik keşif aşağıda sıralanıyor:
1.Dünyanın en eski şehri Mezopotamya değildi: 6 bin yıllık yerleşim yerleri tarihi yeniden şekillendiriyor
Yılın en dikkat çekici keşiflerinden biri, Ukrayna’da 6 bin yıllık bir kent merkezinin ortaya çıkarılmasıydı.
Bu bulgu, kentsel gelişimin geleneksel anlatısını sorgulayarak medeniyetin beşiğinin yalnızca Mezopotamya veya Orta Asya merkezli olmayabileceğini düşündürdü. ‘’Jeomanyetik tarama’’ adı verilen bir teknik kullanan araştırmacılar, yerin altında gömülü büyük yapıları tespit edebildi. Bu yapılar, antik Trypillia kültürüne ait olup, 100 hektarın üzerinde muazzam bir alanı kaplıyor.
2. Mağara içinde bulunan insan yapımı 5 bin 600 yıllık batık köprü bilim insanlarını şaşkına çevirdi
Uzmanlar, antik bir mağarada gizlenmiş 5 bin 600 yıllık taş köprünün keşfiyle şaşkına döndü. Güney Florida Üniversitesi araştırmacıları, bu batık köprü keşfini Ağustos ayından duyurdu. 7,6 metre uzunluğundaki köprü, İspanya’nın Mayorka adasında yer alan Genovesa Mağarası’nın içinde keşfedildi. Bu keşif, Mayorka adasında daha önceki insan yerleşimlerine dair kanıtlar sunuyor.
İlginç bir şekilde harç ve çimento kullanılmadan inşa edilen bu antik köprü, muhtemelen bir su altı göletini geçmek için yapılmış.
7,5 metre uzunluğu olan büyük kireçtaşı blokları kullanılarak inşa edilen bu antik yol, mağaradaki diğer tek kuru odaya açılıyor. Bu da, araştırmacıların yapıyı doğru bir şekilde tarihlendirmesine imkan sağladı.
3. Kurtarma kazısı sırasında şişede bulunan 200 yıllık mesaj, kaşifleri hayrete düşürdü
Fransa topraklarında gömülü bir zaman kapsülüne rastladığınızı hayal edin. İşte bir grup şanslı gönüllünün başına gelen tam olarak buydu.
Arkeolog P.J. Fere ve arkadaşları tarafından 200 yıllık bir mesaj içeren küçük cam şişe gün yüzüne çıkarıldı. Bu keşif, geçmişten bir mektup veya kartpostal almak gibi bir etki yarattı.
Arkeolog Guillaume Blondel’in önderliğindeki gönüllü ekibi, şişeyi, Fransa’nın kuzeyindeki Dieppe’deki Puys plajı yakınlarındaki Camp de César alanında yapılan bir kazıda keşfetti.
4. 6 bin yıllık derme çatma evde bulunan zengin eserler arkeologları şaşırttı
Bir arkeoloji ekibi, Polonya’da zengin eserlerle dolu 6 bin yıllık uzun bir mimari tasarıma sahip evi gün yüzüne çıkardı. Arkeologlar sit alanında kazı yaparken İskandinavya’nın ilk çiftçileri olan Funnelbeaker kültürüne ait izler bulmayı bekliyorlardı. Ancak bunun yerine, iki farklı Neolitik kültürü ortaya çıkararak çift doz tarih keşfinin şaşkınlığını yaşadı.
5. İzmir’in Notion Antik Kenti’nde 2 bin 400 yıl önce bir asker tarafından gömülen altın sikkelerle dolu çömlek keşfedildi
Altın paralarla dolu bir çömlek, İzmir’de bulunan Notion Antik Kenti’nde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı.
Üçüncü yüzyıldan kalma bir evin etrafını kazan arkeologlar büyük ikramiyeyi buldu: 2.400 yıllık altın sikkelerle dolu çömlek.
Çömleğin bir asker tarafından evin avlusuna gömüldüğü ortaya çıkarıldı.
Bu keşif 2 bin 400 yıl önce, büyük siyasi değişimlerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’deki yaşam hakkında eşsiz ve değerli bilgiler sunuyor.
Diz çökmüş bir Pers kralını tasvir eden altın sikkeler, öncelikle paralı askerlere ödeme yapmak için kullanılıyordu. Michigan Üniversitesi ile Sinop Üniversitesi’nin iş birliği ile yapılan kazı çalışmasında ortaya çıkan altınlar Efes Arkseoloji Müzesi’nde muhafaza ediliyor.
6. Kleopatra’nın ‘gerçek yüzünü’ tasvir eden mermer büst Mısır’daki kazılarda ortaya çıkarıldı
Arkeologlardan oluşan bir ekip, Mısır’ın efsanevi kraliçesi Kleopatra VII’nin gerçek portresini gün yüzüne çıkardı. Kraliyet tacı takmış bir kadının çarpıcı güzelliğini ortaya çıkaran mermer heykelin Kleopatra’nın gerçek yüzü olabileceğini düşündürdü.
Bu heykel, İskenderiye’nin batısında bulunan Taposiris Magna Tapınağı’nda keşfedildi. Kraliyet tacıyla süslenmiş olan heykel, ‘Osiris’in büyük mezarı’ Taposiris Magna’nın Kleopatra VII’nin son dinlenme yeri olabileceği anlamına geliyor.
7. Roma kanalizasyonunda bulunan 2 bin yıllık Yunan tanrısı heykeli arkeologları şaşırttı
Bir başka dikkat çekici arkeolojik keşif, Bulgaristan’ın Heraclea Sintica şehrinde gerçekleşti. Arkeologlar, Heraclea Sintica’daki kazılar esnasında Yunan haberci tanrısı Hermes’in iyi korunmuş bir heykelini beklenmedik bir şekilde ortaya çıkardı. Kazara toprağa gömülen heykel bu günlere kadar korunmuş.
Roma İmparatorluğu’nun Hıristiyanlığa geçişi sırasında heykelin bir kanalizasyona atılmış olabileceği düşünülüyor.
Kaynak: https://interestingengineering.com/culture/top-7-archaeology-stories-of-2024?utm_source=theblueprintbyie.beehiiv.com&utm_medium=newsletter&utm_campaign=free-cancer-vaccine-hydrogen-from-waste-top-archaeology-stories-of-2024&_bhlid=8bf7b999f56f6bc1a2548b7329005de75d68d90b
















