2024 yılında iş dünyasının merkezinde olan yeni trendler

2024 yılında iş dünyasının merkezinde olan yeni trendler

2024, sürdürülebilirlik hareketlerinin öne çıktığı önemli yıllardan biri oldu.

Teknolojik ilerlemeler, siyasi değişimler, düzenleyici yenilikler, anlaşma görüşmelerindeki aksaklıklar, devasa finansal taahhütler, aşırı hava olayları ve yapay zekânın giderek artan yaygınlığı gibi unsurlar bu yılın sürdürülebilirlik durumu üzerinde etkili oldu.

Bu yazıda, dünyanın önde gelen kuruluşları tarafından 2024 yılında benimsenen döngüsellik, yenilenme, yeşil finans ve yapay zeka gibi felsefeler, uygulamalar ve yenilikler yer alıyor.

1.Yenileyici tarım

Toprak sağlığını iyileştirme, karbon tutma, sürdürülebilir gıda arzı gibi etkili adımlar yenileyici tarım uygulamaları arasında yer alıyor. 

Yenileyici tarım, küresel gıda ve çevre sorunlarına çözüm olarak giderek daha fazla ilgi görüyor. Toprak sağlığını güçlendirip karbon tutulumunu artıran ve kimyasal kullanımını azaltan bu yaklaşım, sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyor.

Tarım ve gıda sektörlerindeki işletmeler, bu dönüşümcü trende öncülük ediyor.

Nescafe, yenileyici tarım konusunda dünyanın önde gelen kuruluşlarından biri.

2024 yılında şirket, çiftçilerin yenileyici tarım uygulamalarını benimsemelerini teşvik etmek için küresel tedarik zinciri boyunca 3.000’den fazla teşvik programı başlattı.

Fildişi Sahili, Endonezya ve Meksika gibi ülkelerde hayata geçirilen bu girişimler, şirketin sürdürülebilirlik yol haritasında belirlenen tüm hedefleri aşmasına yardımcı oldu.

2.Sürdürülebilir su yönetimi

Bu uygulamalar arasında su tasarrufu, verimli sulama, atık su geri dönüşümü yer alıyor.

Su sürdürülebilirliği, kaynakların artan baskılarla karşı karşıya kalması nedeniyle kritik bir öneme sahip. Şirketler, bu hayati kaynağı korumak amacıyla verimli sulama ve atık su geri dönüşümü gibi yenilikçi uygulamaları benimsiyor.

2024’te, suya yoğun şekilde bağımlı olan endüstriler, karbon ve su ayak izlerini minimize etmeye odaklandı.

İçecek endüstrisi, su kullanımından dolayı dikkatle incelenen bir sektör. Danimarkalı bira devi Carlsberg, 2024’te su israfını önlemek için bir dizi su tasarrufu girişimi başlattı.

Çin ve Laos’ta Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ile işbirliği yapan Carlsberg, Çin ve Laos’taki birkaç kritik havzada suyun mevcudiyetini artırmayı hedefleyen büyük ölçekli bir sulak alan restorasyon projesine imza attı.

3. ESG entegrasyonu

Bu uygulama, kurumsal yönetişim, sosyal sorumluluk ve etik iş uygulamalarını kapsıyor.

2024 yılı boyunca, ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) büyük ilgi gördü. Çoğu zaman başarı hikayeleriyle, bazen de güçlü eleştirilerle dikkat çekti.

Eleştirilere rağmen, ESG’ye odaklanmanın dünya genelinde kurumsal operasyonları yeniden şekillendirmeye başladığı yadsınamaz bir gerçek.

Toyota, ESG değerlerini somut sonuçlarla entegre etme konusunda dünyanın en başarılı şirketlerinden biri.

Son yıllarda Toyota’nın “herkes için mutluluk üretme” kurumsal misyonuna liderlik eden CSO Yumi Otsuka, çok odaklı ESG entegrasyonuyla insan merkezli bir yaklaşım sergiledi.

Bu felsefesinin etkisini, Japonya’daki projelerinden olan ‘Woven City’ projesinde görmek mümkün.

Şehrin inşaatının büyük kısmı 2024 yılında tamamlandı ve sürdürülebilirlik ile ESG’nin ütopyacı ilkelerine göre inşa edildi.

Gelecekteki birçok operasyonunu Woven City’de gerçekleştirecek olan şirket, bu özel şehrin sürdürülebilir kentsel yaşam modeli için bir örnek teşkil etmesini umuyor.

4. Sürdürülebilir finans ve yeşil tahviller

İklim odaklı yatırımlar, yenilenebilir projelere finansman sağlama, COP29 hedeflerini destekleme gibi uygulamalara odaklanan sürdürülebilir finans, 2024’te hızla gelişiyor. Yeşil tahviller ve diğer finansal araçlar, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için başlatılan girişimleri finanse ediyor.

COP29’un hedefleriyle uyumlu olan bu ürünler, şirketlere ve hükümetlere yenilenebilir enerji, altyapı ve topluluk kalkınma projelerine yatırım yapma imkanı sunuyor.

Dünyanın önde gelen finansal kuruluşlarından biri olan HSBC, yeşil finansman taahhütleriyle 2024 yılında dikkatleri üzerine çekti. Ekim ayında, bankanın Google ile iş birliği yaparak bir dizi iklim teknolojisi girişimini hızlandıracağı açıklandı.

5. Döngüsel ekonomi modelleri

Bu uygulamalar arasında atık yönetimi ve azaltımı, kaynak verimliliği ve ürün yaşam döngüsünün uzatılması yer alıyor.

Döngüsel ekonomi modelleri, üretim ve tüketimi yeniden şekillendiriyor. Atıkları en aza indiren ve kaynakları yeniden kullanan şirketler, çevresel etkilerini azaltıyor ve yenilikçi çözümler geliştiriyor.

Moda sektöründe geri dönüştürülmüş malzemelerden elektronik ürünlere kadar döngüsel stratejileri benimseyen işletmeler, sürdürülebilirlik liderleri olarak dikkat çekiyor ve 2025’te birçok büyük şirketin benzer modelleri benimsemesi muhtemel görünüyor.

Fransız şirketi Dipli, döngüsellik konusundaki yaklaşımıyla 2024’te öne çıkan bir kuruluş oldu.

Şirketin iş modeli, Orange gibi büyük telekomünikasyon sağlayıcılarıyla iş birliği içinde, müşterilerin eski telefonlarını geri dönüştürüp yenileyerek tekrar satılmasını sağlamak üzerine kurulu.

2024’ün sonlarına doğru büyük ölçekli bir araştırma gerçekleştiren Dipli, tüketicilerin yenilenmiş elektronik ürünlere olan ilgisinin arttığını gösterdi. Bu da, geleceğin döngüsel olacağına dair umut verici bir işaret sunuyor.

6. Kurumsal stratejide doğa zekası 

Bu uygulamalar arasında, biyoçeşitliliğin korunması, doğa temelli çözümler, çevresel entegrasyon ve afet öncesi önlemler yer alıyor.

Doğal zeka — ekosistemler hakkında veriler ve içgörülerden yararlanma — 2024 yılı boyunca kurumsal stratejilerde büyük bir öneme sahip olmaya başladı.

Şirketler artık biyolojik çeşitliliği ön planda tutuyor ve çevresel zararı azaltmak için doğa temelli çözümler benimsiyor. Bu da, ekonomik faaliyet ile doğal ekosistemler arasındaki karşılıklı bağımlılığı gözler önüne seriyor.

Kurumsal dünyada buna dair pek çok örnek bulunuyor. Örneğin, Microsoft’un Britanya turbalıklarını korumak için yapay zeka kullanması, IBM ve NASA’nın küresel ısınmayı daha iyi tahmin etmek için gelişmiş tahmin yöntemleri kullanması veya Google’ın sel tahmini yapan yeni yazılımı gibi.

Yıl boyunca yıkıcı sel felaketlerinin yaşandığı İspanya, ABD, Brezilya ve Batı Afrika’nın bir çok ülkesinde, Google’ın çözümleri, gelecekteki felaketlerin hafifletilmesi için bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor.

7. Tedarik zincirlerinin incelenmesi

Kurumsal sürdürülebilirlik çabaları, tedarik zincirlerine giderek daha fazla odaklanıyor.

Şirketler, emisyonları izlemek, etik kaynak kullanımı sağlamak ve değer zincirleri boyunca çevresel etkiyi azaltmak için teknolojiyi benimsiyor.

Artan tüketici farkındalığı ve düzenleyici talepler, bu eğilimi dünya genelindeki organizasyonlar için kritik bir odak noktası haline getiriyor.

Bu yıl tedarik zinciri sürdürülebilirliği konusunda ilerleme kaydeden teknoloji şirketi Vodafone, küresel çapta karmaşık tedarik zincirlerine sahip olan ilaç endüstrisinin karşılaştığı zorluklarla başa çıkmak amacıyla Controlant ile iş birliği yaptı.

İki şirket, çabuk bozulabilen ilaçların israfını azaltmayı ve yeniden teslimat çabalarından kaynaklanan gereksiz karbon emisyonlarını sınırlamayı hedefliyor.

8. Uzun vadeli bir yatırım olarak sürdürülebilirlik

Bu uygulamalar arasında maliyet azaltma, yeniliği teşvik etme ve rekabet avantajı sağlama yer alıyor.

2024’te işletmelerin sürdürülebilirliğe bakış açılarını değiştirdiği ve bunu finansal bir yük yerine stratejik bir yatırım olarak görmeye başladığı ortaya çıktı.

Uzun vadeli maliyet verimliliği, gelişmiş marka itibarı ve yenilik fırsatları gibi unsurlar, şirketlerin sürdürülebilirliği stratejilerinin merkezine entegre etmeye teşvik ediyor. 

Outdoor giyim markası Patagonia’nın operasyonlarında bunu görmek mümkün. Patagonia’nın kurucusu Yvon Chouinard, şirketinin iklim değişikliğiyle mücadele çabaları nedeniyle bu yıl büyük takdir topladı.

2022’de, şirketi kar amacı gütmeyen bir girişim haline getirmeye karar veren Chouinard, tüm gelirleri iklim mücadelesine yönlendirme kararı aldı.

ABD merkezli Patagonia’nın oluşturduğu örnek sayesinde, yıllar geçtikçe daha fazla sayıda işletme sahibinin kârdan ziyade gezegen için benzer bir tutkuyla çalıştığını görebiliriz.

Bu alanda örnek teşkil eden ülke ise Çin: Halihazırda yenilenebilir enerji yarışında önde gidiyor ve kendisini sürdürülebilir bir geleceğe hazırlıyor.

2030 yılı itibarıyla Çin’in, dünyanın yenilenebilir enerji kaynaklarının %50’sinden fazlasına sahip olacağı öngörülüyor.

9. Standartlaştırılmış sürdürülebilirlik raporlaması

2024 yılında, CSRD gibi standartlaştırılmış sürdürülebilirlik raporlama çerçeveleri kurumsal hesap verebilirliği değiştirmeye başladı. Bu çerçeveler, şirketlerin iddialarının çevresel etkileriyle uyumlu olmasını sağlamak amacıyla kapsamlı açıklamalar yapılmasını zorunlu kılıyor.

Yatırımcılar ve tüketiciler, işletmelerin sürdürülebilirliğe olan katkıları hakkında daha net bilgiler talep ediyor, bu da organizasyonları operasyonları ve riskleri hakkında daha şeffaf olmaya zorluyor. Ancak bu durum her zaman sorunsuz bir şekilde ilerlemiyor.

CSRD, Unilever gibi dünyanın önde gelen büyük şirketlerinin onayını almış bir Avrupa Birliği çerçevesi. 

10. Yapay zeka (AI)

Bu uygulamalar arasında akıllı enerji şebekeleri, iklim modelleme için öngörücü analizler, verimli atık yönetimi ve otonom araçlar sayılabilir. 

2024, yapay zeka yeniliklerinin hüküm sürdüğü bir yıl oldu. İş liderleri, operasyonları kolaylaştırmak için yapay zekayı uygulamanın yollarını aradı.

Yapay zeka çağı daha yeni başladı ve teknoloji henüz emekleme aşamasında olsa da, özellikle sürdürülebilirlik alanında olağanüstü gelişmeler yaşanmaya başladı.

Dünyanın en acil çevresel sorunlarından herhangi birini ele alalım: küresel ısınma, doğal afetler, yükselen deniz seviyeleri, hava kirliliği, su kirliliği, atıklar, biyolojik çeşitlilik kaybı, gıda kıtlığı, düşük tarımsal verim.

Yapay zeka, bu sorunların her birine yaklaşım şeklimizi şimdiden değiştirmeye başladı.

2024’te bu alanlar üzerinde etkili olan kullanım örnekleri hayata geçirildi. Ancak, Google’ın şehirlerde yapay zeka kullanmaya başlaması, belki de bunlar arasında en dikkat çekeni.

Silikon Vadisi şirketi Google, yapay zekanın akıllı şehirler için yeni bir dönemi başlatabileceğine inanıyor.

Kaynak: https://sustainabilitymag.com/top10/top-10-sustainability-trends-of-2024?utm_campaign=&utm_medium=email&utm_source=Newsletter

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar