SosyalUp Röportaj: Hasan Zafer Elcik – Otsimo Kurucusu

1
636

Otizm sendromlu çocuklar için mobil teknolojileri kullanarak bu sorunla savaşan çocukalra ve ailelerine eğitim imkanı sunan Otsimo’nun kurucusu Hasan Zafer Elcik ile projesini ve neler yaptıklarını konuştuk.

Öncelikle kendinizi ve şirketinizi/organizasyonunuzu/girişiminizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Hasan Zafer Elcik. Eskişehir’de 1994 yılında doğdum. Orta Doğu Teknik Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim. 14 yaşında otizmli bir kardeşim var. Otsimo aslında onun sayesinde dünyaya geldi diyebilirim.

Otsimo, otizm sendromlu çocuklara ücretsiz eğitsel oyunlar ve bu çocukların ailelerine yapay zekaya dayalı kontrol imkanı sunan mobil bir platformdur. Otizmli çocukların yoğun ve kaliteli bir eğitim almaları için çocuklara gereken ve eksik kalan eğitimin akıllı cihazlar aracılığıyla evde verilmesini amaçlar.

Girişiminiz ile nasıl bir sorunu çözüyorsunuz? Neler sunuyorsunuz?

Otsimo otizmli çocukların eğitimindeki en büyük problemlerinden biri olan konsantrasyon eksikliğini oyunlaştırma teknikleriyle çözer. Her çocuk gibi otizmli çocuklarda tabletlere ilgi duymaktadır. Otizmli çocuklar eğitime ortalama 5-15 dakika arasında odaklanabilirken, tablet kullanırken bu süre 45-50 dakikaya kadar çıkabilmektedir.

Ayrıca otizm eğitiminin çok pahalı olmasından dolayı, otizmli çocukların çok büyük bir kısmı yeterli eğitim alma imkanına sahip değilken, Otsimodaki eğitsel oyunlar ve materyaller ücretsiz olarak indirilip kullanılabilir. Bu sayede herhangi bir yerde fiziki şartlara (okula veya özel bir odaya) ihtiyaç duymadan eğitim sürdürülebilir kılınmıştır ve maliyeti düşürülmüştür.

Otsimo bu problemleri, çocuklar ve aileleri için ayrılmış iki ayrı platform sunarak çözer. Çocuk bölümü, çocuklara eğitsel oyun ve materyalleri sunarken; Aile bölümü ise, ailelere çocuklarına ait gelişim raporlarını inceleyebilme ve eğitim ayarlarını yapılandırabilme seçeneği sunar.

Sosyal Girişimcilik denilince ülkemizde akla ne geliyor? Siz ne düşünüyorsunuz? Eğer daha farklı bir cevabı olması gerekiyorsa aklımıza aslında ne gelmeli?

Sosyal girişimcilik denilince aklıma Ashoka Türkiye geliyor. Ashoka 80’in üzerinde ülkede 3000’den fazla sosyal girişimciyi destekleyen bir sosyal girişim. Türkiye Ashoka Vakfı, Otsimo gibi onlarca farklı sosyal girişime gerek network gerekse stratejik destek sunuyor. Ashoka’nın, Otsimo ve benim için bakış açımızı genişleten ve daha ileriye taşıyan bir oluşum olduğunu söylebilirim.

Özellikle bu alanda adım atmak isteyen ancak maddi çekinceleri olan girişimciler açısından sormak gerekirse; Sosyal Girişimcilik sadece özveri ve fedakarlık üstüne mi kuruludur? Yoksa istikrarlı bir ticari model de olabilir mi?

Sosyal girişimlerle ve sosyal sorumluluk projelerini birbirinden ayıran en önemli özellik sosyal girişimlerin ticari bir iş modeline sahip olma zorunluluğudur. Her girişim gibi bizim de amacımız olabildiğince fazla kullanıcıya ulaşmak.  Daha fazla kullanıcı Otsimo’yu önünde sonunda kar eden bir iş modeline dönüştürecek. Otsimo olarak bizim düzenli bir gelirimiz olması, sunduğumuz eğitimi daha yararlı hale getirebilmemiz ve sürekli geliştirmemizi sağlayacak. Bu şekilde istikrarlı bir ticari model sağlayamazsak, kullanıcılarımıza sürekliliği olan bir çözüm sunamayız.

Ülkemizin genellikle sosyal ilişkiler açısından güçlü ve yardımsever bir yapıya sahip olduğuna inanıyoruz. Öte yandan girişimcilik özelinde Ülkemizde Sosyal Girişimciliğin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yabancı ülkelerle kıyasladığımızda sizce hangi konumdayız?

Türkiye’deki sosyal girişimler ve girişimciler çok başarılılar ve her şeye rağmen çok başarılılar. Neden mi her şeye rağmen? Türkiyede daha ilk günden itibaren sosyal girişimi kurmak istediğinizde devlet size karşı çıkıyor. Yasal mevzuatımızda sosyal girişimleri kapsayan yasal şirket yapıları bulunmuyor. Vakıf olmadığınız için dünyadaki diğer bir çok girişimin yaptığı iş modellerinin bir kısmına erişemiyorsunuz.

Kendinizi anlatamıyorsunuz. Sosyal sorumluluk Türkiye’de tamamen non-profit yapılan bir oluşum. Halbuki sosyal girişimler daha büyük etki yaratmak için iş modeline sahip olmalılar. Bunu Amerika’da bir vakıfla konuştuğunuzda derdinizi anlatmaya uğraşmazken, Türkiye’de bağış toplamak dışındaki modelleri kabul etmeyen kurum, kuruluş ve özel şirketlerle çalışmanız gerekiyor. Yardımsever kültürümüze uygun vizyoner birkaç kuruluş ve şirket dışında derdinizi anlatmak çok zor oluyor.

Türkiye bir sorunlar cenneti. Hemen yanı başımızda mülteci krizi, savaş var. Türkiye gerçeğine uzak olmayan adaletsiz gelir dağılımı, kadın hakları, kadına şiddet gibi konular ise asla gündemimizden düşmüyor. Eğitim sistemimizin bir adım ileri gitmediği de PISA testi gibi genel geçer kabul görmüş testlerde ortaya çıkıyor.

Ancak güzel yaptığımız şey ise sorunları çözmek. Bizim sosyal girişimcilerimiz ülkesini seven ve insanları için değişim yaratmak isteyen bireyler. Onları ne para ne de makam bu yola çıkartıyor. Onların en büyük yakıtları onların hayalleri. O nedenle ben bizim sosyal girişimcilerimizde gördüğüm en başarılı şey de bu. Hepsinin sorunu çözmekteki tutkusu diğer hiçbir ülkeyle kıyaslanamaz.

Sosyal girişimciliğin daha fazla gelişmesi, geniş kitlelere ulaşması ve bu tarz girişimlerin çoğalması için sizce neler yapılmalı? İşletme, kurum, siyasi irade ve bireylere ne gibi görevler düşüyor?

Öncelikle bu konuda farkındalığın artması gerekiyor. Bu tek elden yapılacak bir çalışma olmasa şuan çok az kişi ve kurum tarafından kıt kaynaklarla yapılmakta. Bu konuda çalışan vakıfların hem finansal hem de stratejik desteklenmesi en büyük etkiyi yaratacaktır.

Sosyal girişimlerin daha etkin bir konuma gelmesi için kurum ve işletmelerin desteklerine ihtiyaçları oluyor. Karşılıklı işbirliğinde finansal getiri yerine etki odaklı anlaşmalar yapabilen kurum ve işletmelere ihtiyacımız bulunuyor.

Siyasal tarafta işletme türleri, vergilendirme sorunları çözülmesi gerekiyor. Sosyal girişimlerin bakanlıklardan destek alması için başka çatılar altına girmeden kendi modellerini kullanmalarında ön ayak olunması gerekiyor.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here