Bir Afrika hikayesi -3

Bir Afrika hikayesi -3

Sen De Gel Derneği ile gerçekleşen yedi günlük Gambiya bağış teslim serüveni ve ekipçe yaşadığımız heyecan, duygu dolu anları paylaştığım yazı dizisinin ilk ve ikinci bölümünü linklerden okuduktan sonra son bölümü aşağıdaki yazımdan takip edebilir, zihninizde oluşan resmi tamamlayabilirsiniz. 

YAZI DİZİSİ 3 

Senegal’e yolculuk

Sürdürülebilir bağış amacıyla Gambiya’ya komşu ülke Senegal’e kapı vizesiyle giriş yaptık ve orada bir gün geçirdik. Fransız sömürgesinin izlerini taşıyan Senegal’de merkezde fotoğraf dahi çekmemize izin vermemelerini yaşayarak deneyimledik. Halk ve yaşam şekilleri olarak Gambiya’ya çok benziyorlardı. Yol boyunca yine kadınlar sırtlarında, ellerinde ve hatta karınlarında taşıdıkları bebek ve çocukları ile birlikte ev ekonomisine katkı sağlamak adına; meyve ve yaptıkları yiyecekleri veya kaju fındık gibi yemişleri satıyorlardı. 

Senegal’de ziyaret ettiğimiz köylerde Sen De Gel Derneği tarafından 16 kadın/erkek girişimcilere yüzde 25’i hibe olmak üzere toplam 4 bin dolar mikro kredi verildi. Senegalli girişimci erkek ve ağırlıklı kadınlar aldıkları bu nakit krediyle geçimlerine artık katkıda bulunabilecekler. 

Bazıları terzilik yaparken, bazıları yük taşıyıcı eşek arabası alıp pazara meyvelerini daha kolay ulaştırabilecek. Hayvancılık dağıtımıyla ise doğum yapan hayvanın iki yavrusundan birini hayvanı olmayan aileye verecekler. Güneş panelleriyle artık Gambiya’da köylerde elektrik olmadığı için kullanılan mum ışığından kaynaklı yangınlar çıkmayacak.

Ailede çocuklardan yalnızca biri okula gidebiliyor

Dernek Başkanı İbrahim Betil ile gerçekleştirdiğim sohbetlerim esnasında edindiğim bilgiye göre; köylerde her ailede sadece bir ya da iki çocuk okuyabiliyor. Tahtaya çakıl taşı ile yazı yazan çocuklar, yazıyı silmek için ise kum ve toprak kullanıyorlar. Elektrik olmadığı için mum ışığıyla ders çalışıyorlar. Tahta tablet üzerinde Arapça yazılarla eğitimlerini sürdürmeye uğraşıyorlar. Gambiya çok küçük bir ülke ve yalnızca bir üniversite mevcut. İnsanlar çok yoksul olduğu için herkesin o üniversiteye gitmeye gücü yetmiyor. 

Eğitim konusunda hayallerini gerçeğe dönüştürebilen biri ile tanışma fırsatı bulmuştum. Başarılı öyküsünü dinlemek üzere bir araya gelmek istedim; altı kardeşten biri olan Gambiyalı Kaddy Saidykhan ise diğerlerinden farklı olarak Sosyal Ben Vakfı’nın girişimi ile İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde dört sene boyunca Biyomedikal Mühendislik bölümünde burslu olarak okuma şansına erişenlerden. Şu anda 25 yaşında olan Kaddy’nin azimli öyküsünü; Kaddy gözüyle Ülkemizle kendi ülkesi arasındaki kültürel farkı ve daha birçok bilgiyi kendisiyle gerçekleştirdiğim video söyleşiden izleyebilirsiniz.

El sanatları halkın geçim kaynaklarından biri

Egzotik ve eşsiz Afrika, sanat ve zanaat ürünlerini hepimiz biliriz. Serüvenimizin son günü el sanatları pazarından alışveriş yapma fırsatımız oldu. Güzel ve renkli elbise ve çantaların yanı sıra el yapımı oymacılık ve zanaatkârlık halkın başlıca geçim kaynakları arasında yer alıyor. 

Otel bölgesinde el sanatları dükkanında çalışan ve alışveriş yaparken ekipçe yakından tanıma fırsatı bulduğumuz; iyi kalpli genç Mustafa Tovray, ailesinin maddi gücü olmadığı ve her gün okula sekiz kilometre yol gitmek zorunda kaldığı için ancak beşinci sınıfa kadar okuyabilmiş. Sivil toplum kuruluşlarından yardım beklediğini söyleyen Mustafa’nın vermek istediği mesajlarını, kendisi ile gerçekleştirdiğim video söyleşiden izleyebilirsiniz.

Müzik, dans, tiyatrolu gösteriler halkın mutluluklarını ifade edebildiği en güzel coşkulu anlardı.

Yüzyıllar boyunca sömürgeciliğin himayesinde kalan Afrika, düşünüldüğünün aksine hala kültür ve sanatta kendini ifade edebiliyor. Köy ziyaretlerimizde, bizleri kilometrelerce önce ellerinde ağaç dalları ile çalgılarla, türkülerle, müziklerle karşılayan; şarkıları ve dansları ile kendilerini ifade eden çocuk ve kadınlar adeta bizlere dans ve şarkı türkü şov yaptılar.  Bir de kendilerine dans ile eşlik eden bizleri görünce adeta çılgına dönüyorlardı. Halbuki bilseler ki Türk haklı ne de çok oynamayı sever. Bizlerden farklı olarak Afrikalılar; acı, dramatik olaylarını da neşeli bir müzikle anlatabilen nadir toplumlardan biri. Gerek su kuyusu açılışlarındaki mutlu anlar, gerekse renkli danslarından oluşan video kolajdan siz de izlediğiniz zaman bana hak vereceksiniz.

Tüm köylerde en içten şekilde elini uzatan çocuklara, kocaman gülüşleri, bembeyaz dişleriyle gözünüzün içine bakan, kucaklayan kadınlara elinizi uzatmamanız mümkün değildi. Ben de öyle yaptım, elimi tek tek hepsine uzattım ve çok mutluyum. Köylüler her daim birlikler, paylaşımcılar ve her şeye rağmen mutlular ve varlıkları için duacılar. Ekonomileri zayıf ama demokrasileri güçlü. Kadınlar her şeye rağmen söz sahibi ve güçlü. 

Çocuk ve kadınların rengarenk kıyafetleri ve takılarıyla, şarkılar söyleyip toza ve kirlenmeye aldırmadan dans etmelerini, olamayan saçlarına taktıkları renkli tokaları, güldüklerinde ortaya çıkan beyaz dişlerini, sıcak gülüşleri yaşamım boyunca tatlı bir tebessümle kalpten hatırlayacağım. 

HAYDİ SİZ DE GELİN!

Sen De Gel Derneği(Sosyal ve Ekonomik Yaşamda Nitelikli Değişim ve Gelişime Destek Derneği) 

Web Sitesi ve Bağış Linki:http://www.sendegel.org.tr/bagis-yap.php

Sosyal Medya Hesapları: 

YouTube: SenDeGel

Facebook: @SenDeGelDernek

Instagram: @sen_de_gel

Twitter: @Sen_De_Gel

Sen De Gel’e güvenen kişi ve kurumlara şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi gereği düzenli bilgi veriliyor. Bütün mali tablolar uluslararası bağımsız denetim kuruluşlarınca denetleniyor. www.sendegel.org.tr adresinden üyelik formuna ve gündemde beklenen projelerin bilgisine ulaşabilirsiniz.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ? 

  • Gambiyalı ve Senegalli köylüler şehir hayatından uzak, tarım ve hayvancılıkla uğraşarak göçebe kabileler olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Barınma ortamları ise oldukça ilkel. Tüm ihtiyaçların ortak kullanım alanlarında gideriyorlar. Aynı tepsiden yemek yiyorlar.
  • Yaşamlarını üzeri sazlıklarla kaplı, tüm halkın bir arada yattığı toprak üstü alanlarda sürdürüyorlar. 
  • UNDP raporuna göre ülke nüfusunun 1/3’ü, uluslararası yoksulluk sınırı olan 1,25 doların altında yaşadığı Gambiya’da nüfusun yüzde 70’inden fazlası hayvan yetiştiriciliği ve çiftçilik ile uğraşıyor. 
  • Batı Afrika’da;fıstık, pirinç, meyve, kahve, mısır, kakao, pamuk, kauçuk yetişiyor.
  • Kabilelerin başlıcaları Merde, İbo, Yoruba, Futa Calon, Fûlânî ve Mandingo. 
  • Toplumun büyük çoğunluğunun genetik olarak saçları uzamıyor.Saç sefadan uzarmış…
  • Afrikalı kadınlar düz ve ince telli saçlara sahip olma tutkusuyla peruk takıyorlar. Peruk onlar için kıyafetlerine uyum sağlayan bir aksesuar adeta.
  • Yetişkin bir Afrikalı kadın, başı üzerinde 30 ila 35 kilogram arasında yük taşıyabilir. 
  • Binlerce yıl yaşayabilen, dünyada doğal olarak dalında kuruyan tek meyve olan Afrika’nın hayat ağacı Baobab meyvesi Gambiya’da çokça mevcut.

YAZI DİZİSİ BİTTİ.

Posts Carousel

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar "*" ile gösterilmektedir.

En Son Makaleler

Videolar