Dünya genelinde tropikal ormanlarda yaşanan yıkım, 2024 yılındaki rekor seviyelerin ardından 2025’te önemli ölçüde azaldı. Brezilya’nın kararlı politikaları sayesinde orman kaybı yüzde 36 oranında azaldı.
Küresel ormanların geleceğine dair umutları yeşerten veriler, Global Forest Watch tarafından hazırlanan son raporla gün yüzüne çıktı. Maryland Üniversitesi ve Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) iş birliğiyle hazırlanan çalışma, 2025 yılında dünya genelinde 4,3 milyon hektar bakir tropikal ormanın yok olduğunu ortaya koydu. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 36’lık bir düşüşe işaret ediyor.
Bu başarının mimarı, dünyanın “akciğerleri” olarak bilinen Amazon ormanlarının çoğuna ev sahipliği yapan Brezilya oldu. Devlet Başkanı Lula da Silva’nın göreve gelişiyle hız kazanan koruma seferberliği, orman kıyımını durdurma noktasında ne kadar etkili olunabileceğini tüm dünyaya kanıtladı.
WRI direktörlerinden Elizabeth Goldman, tablonun büyüklüğüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Sorunun büyüklüğü karşısında bazen çaresiz hissetsek de, bu veriler bize gerçek müdahalelerin nasıl somut sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Bu, doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtı.”
Rapor, her ne kadar tropikal bölgelerde bir zafer ilan etse de, madalyonun diğer yüzündeki tehlikelere de dikkat çekiyor. Kanada gibi kuzey ülkelerinde iklim değişikliği kaynaklı orman yangınları, son 20 yılın ortalamasını beş kat aşarak ekosistemi tehdit etmeye devam ediyor. Ayrıca Endonezya gibi ülkelerde değişen tarım politikaları, elde edilen kazanımların ne kadar hassas bir dengede durduğunu hatırlatıyor.
Bilim insanları ve çevre savunucuları, 2025 verilerinin sadece bir istatistik değil, aynı zamanda bir çağrı olduğu konusunda hemfikir. Ormanların sadece birer ağaç topluluğu değil, gezegenin karbon dengesini koruyan devasa birer yaşam destek ünitesi olduğu gerçeği, her geçen gün daha net bir şekilde karşımıza çıkıyor.
2025 yılındaki bu gerileme, insanlığın doğa karşısındaki yıkıcı etkisini dizginleyebileceğini gösteren güçlü bir kanıt. Brezilya’da atılan adımların tüm dünyaya yayılması, sadece ormanları değil, doğrudan insanlığın geleceğini korumak anlamına geliyor.
Belki de ilk kez, doğayı sadece tüketilecek bir kaynak değil, birlikte yaşanacak bir ortak olarak görmeye başladığımız o kritik eşikteyiz.
Kaynak: