University College London liderliğinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Meteoroloji Örgütü’nde (WMO) çalışan uzmanların yardımıyla hazırlanan 8. Lancet Countdown raporu, sıcaklığa bağlı ölümlerde 4,7 kat artış yaşanması ve aşırı sıcakların yüzde 60’ının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle meydana gelme olasılığının en az iki kat arttığını ortaya koyuyor.
University College London rehberliğinde bu yıl sekizincisi yayımlanan Lancet Sağlık ve İklim Değişikliği Geri Sayım 2023 Raporu, Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Meteoroloji Örgütü dahil olmak üzere farklı bölgelerden 52 araştırma kurumu ve Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarından 114 uzmanın katkısıyla hazırlandı.
Bu yıl 30 Kasım-12 Aralık tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin en büyük kenti olan Dubai’de düzenlenecek olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı (COP28) öncesi yayımlanan raporda, iklim değişikliği ve sağlık arasındaki ilişki 47 göstergede incelendi.
Rapora göre, mevcut politikalar kapsamında küresel sıcaklığın sanayi öncesi dönemdeki seviyesine kıyasla 2100’e kadar 2,7 derece artma riski bulunuyor.
Verilere dayanarak yapılan açıklamaya göre, geçtiğimiz yıl her birey ortalama 86 gün boyunca sağlığı tehdit eden yüksek sıcaklıklara maruz kaldı. Buna ek olarak, bu sıcaklıkların yüze 60’ının insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle meydana gelme olasılığının iki kat arttığı hesaplandı.
2013-2022 döneminde 65 yaş üstü kişilerde sıcaklığa bağlı ölümler, 1991-2000 yıllarına göre yüzde 85 yükseldi. İklim krizinin olmadığı bir senaryoda eğer sıcaklıklar değişmemiş olsaydı, bu artışın yüzde 38 seviyesinde olacağı belirtildi.
Daha sık görülen sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar nedeniyle, 2021 yılında 122 ülkede 127 milyon daha fazla insan orta ila şiddetli gıda güvensizliği yaşadı.
Lancet yazarları, değişen hava koşullarının yaşamı tehdit eden bulaşıcı hastalıkların yayılmasını hızlandırdığını tespit etti.
Buna örnek olarak, denizlerdeki ısınma nedeniyle, insanlarda hastalık ve ölüme yol açan Vibrio bakterilerinin yayılması için uygun kıyı şeridinin 1982’den bu yana her yıl 329 kilometre arttığı ve 1,4 milyar insanın ishalli hastalıklar, yara enfeksiyonları ve sepsis riski yaşadığı bildirildi. Vibrio bakterilerinin yayılmasına elverişli kıyı şeridinin her yıl 142 kilometre arttığı ve Avrupa’nın yüksek tehdit altında olduğu açıklandı.
Sanayi öncesi ortalamaya göre 1,14 dereceye ulaşan küresel sıcaklık artışı sağlık sistemleri üzerinde baskı oluştururken, geçen yılki aşırı hava olayları nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların 264 milyar dolara ulaşacağı öngörüldü. Bu rakam 2010-2014 arasından hesaplanan ekonomik kayıplardan yüzde 23 daha yüksek.
Yüksek sıcaklıklar nedeniyle 2022 yılında 490 milyar potansiyel işgücü saati kaybı yaşandı. Kişi başına düşen işgücü kaybı ise 143 saat oldu. Bu kayıplar 1991-2000 dönemine göre yüzde 42 yükseldi.
Sıcaklık stresine bağlı olarak yaşanan işgücü kayıpları nedeniyle, Afrika gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 4,1’ini kaybetti. Bu kayıp Küçük Ada Devletleri’nde yüzde 2,7, Asya’da yüzde 2,6 ve Güney ve Orta Amerika’da yüzde 1,3 oldu.
Raporda, Paris Anlaşması’nın ön gördüğü 1,5C derece hedefine uyulmadığı takdirde, daha fazla çocuğun yetersiz beslenmeye maruz kalacağı, salgınların daha sık ve yaygın hale geleceği ve solunum yolu hastalıklarından ölümlerin artmaya devam edeceği belirtiliyor.
Bu durumun insanlık açısından ciddi sağlık sonuçları yaratacağı konusunda uyarıda bulunuyor.
DSÖ Çevre, İklim Değişikliği ve Sağlık Direktörü Dr. Maria Neira, ‘’Sürdürülebilir bir geleceğe giden yol, cesur ve acil adımlar atılmasını, yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılmasını, tüm sektörlerde emisyonların azaltılmasını ve iklim değişikliğine uyumun sağlamasını gerektirir’’ dedi.
Dünya Sağlık Örgütü, sağlığın, küresel kapsamda uluslararası iklim eyleminin merkezine alınması gerektiğini savunarak, gelecek nesillerin refah ve sağlığını korumak ve herkes için müreffeh bir gelecek sağlamak üzere birlikte çalışma çağrısı yaptı.
Kaynak