Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Yeşil ulaşımda öne çıkan çözümler

Şehirler ve sanayi sektörleri net sıfır emisyon hedeflerine doğru hızla ilerlerken, yeşil ulaşım çözümleri insanların ve taşımacılığın dünya genelinde hareket etme biçimini kökten değiştiriyor.

Elektrikli araçlardan (EV) hidrojenle çalışan filolara, gelişmiş toplu taşıma sistemlerinden akıllı mobilite platformlarına kadar sürdürülebilir ulaşım alanındaki yenilikler; daha temiz, daha verimli ve daha bağlantılı ulaşım ağlarının kurulmasına öncülük ediyor.

Bu çözümler yalnızca emisyonları azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda erişilebilirliği artırıyor, trafik sıkışıklığını azaltıyor ve kentlerde daha sağlıklı yaşam alanlarının oluşmasına katkı sağlıyor.

10. Yapay zekâ destekli rota yazılımları

ABD merkezli UPS, küresel teslimat ağında yakıt tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltmak için gelişmiş yapay zekâ tabanlı rota optimizasyonu kullanıyor. ORION sistemi, yüz binlerce rota seçeneğini analiz ederek en verimli güzergahı belirliyor; gereksiz dönüşleri ve rölantide beklemeyi önlüyor.

Şirketin verilerine göre, bu yazılım yılda yaklaşık 10 milyon galon yakıt ve 100 milyon dolar tasarruf sağlıyor. Bu, algoritmaların iklim stratejilerindeki etkisini açıkça gösteriyor.

9. Demiryollarının elektrifikasyonu

Almanya merkezli Siemens, elektrikli demiryolu sistemleri, sinyalizasyon çözümleri ve tren setleri sağlayarak kitlesel ulaşımın karbon ayak izini azaltıyor.

Yüksek hızlı ve şehir içi demiryolu projelerine artan talep, şirketin diğer iş kollarındaki ekonomik zorlukları dengelemesine yardımcı oluyor. Hükümetler, düşük karbonlu ulaşımın temel omurgası olarak elektrikli demiryollarına yöneliyor.

Siemens’in teknolojileri, karayolu ve havayolu taşımacılığından demiryoluna geçişi kolaylaştırarak Avrupa, Orta Doğu başta olmak üzere yolcu ve yük taşımacılığında emisyonları azaltıyor ve güvenilirliğin artmasına katkı sağlıyor.

8. Sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF)

Fransa merkezli Airbus, ticari uçuşlardan kaynaklanan emisyonları azaltmanın en hızlı yolu olarak sürdürülebilir havacılık yakıtlarını (SAF) ön plana çıkarıyor.

Havayolları ve kurumsal müşterileri daha temiz yakıt karışımlarına ortak yatırım yapmaya teşvik eden programlar başlatan Airbus, 2040’a kadar SAF talebinin 183 milyon tona ulaşabileceğini öngörüyor.

Şirket, yeni uçaklarda SAF’ı test ediyor ve altyapı ortaklarını tedarik kapasitesini artırmaya zorluyor; böylece SAF’ı geleceğin hidrojen ve elektrikli uçaklarına geçiş için bir köprü olarak konumlandırıyor.

7. Denizcilikte e-yakıtlar

Danimarka merkezli A.P. Moller–Maersk, karbon yoğun deniz taşımacılığını metanol ve diğer düşük karbonlu e-yakıtlarla dönüştürüyor. Yeşil metanolle çalışabilen çift yakıtlı gemiler kullanmaya başlayan şirket, geleneksel bunker yakıtına göre yaşam döngüsü emisyonlarını ciddi oranda azaltıyor. 

Maersk’in ECO Delivery hizmeti, alternatif yakıtları tercih eden müşteriler için emisyonları %80’in üzerinde düşürdüğünü iddia ediyor. 2024’te 55 milyar doların üzerinde gelir elde eden şirketin yatırım kararları, e-yakıtların deniz taşımacılığında hem uygulanabilir hem de acil bir çözüm olduğunu gösteriyor.

6. Elektrikli son mil teslimatı

ABD merkezli Rivian, şehir içi teslimatlar için özel tasarlanmış elektrikli teslimat vanlarıyla son mil taşımacılığını yeniden şekillendiriyor.

Amazon için geliştirilen bu araçlar, bugüne kadar 1 milyardan fazla paketi teslim ederek sıfır emisyonlu teslimatın ölçeklenebilirliğini kanıtladı. Şirketin son finansal raporları, birim maliyetlerin iyileştiğini ve yazılım ile hizmet gelirlerinin arttığını gösteriyor; bu da Rivian’ın sadece araç satışı değil, entegre filo çözümleri sunma yönünde ilerlediğini ortaya koyuyor.

Daha sıkı emisyon düzenlemeleriyle karşı karşıya kalan perakendeciler için Rivian’ın elektrikli vanları, güvenilirlikten ödün vermeden karbon salınımını azaltmanın pratik bir yolu olarak öne çıkıyor.

5. Paylaşımlı mobilitenin elektrifikasyonu

ABD merkezli Uber, ride-hailing platformunu şehir içi elektrifikasyon için bir laboratuvar olarak kullanıyor ve milyonlarca sürücüyü daha temiz araçlara yönlendiriyor. 2020’den bu yana şirket, sıfır emisyon hedefi doğrultusunda teşvikler, indirimli şarj, elektrikli araç kiralama ve hibeler için yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı.

Bu dönüşüm, özellikle Avrupa’daki başkentlerde sokak manzarasını değiştirmeye başladı. E-bisikletler, scooterlar ve toplu taşıma entegrasyonlarıyla paylaşımlı mobilite büyüdükçe, Uber’in elektrifikasyon hamlesi yoğun şehirlerde hem egzoz emisyonlarını hem de trafik sıkışıklığını azaltmada önemli bir araç haline geliyor.

4. Elektrikli araç bataryaları

Çin merkezli CATL, elektrikli araç devriminde merkezi bir rol oynuyor. Çin, Avrupa ve ABD’deki başlıca otomobil üreticilerine lityum-iyon bataryalar sağlıyor. Şirket, ölçeğini kullanarak batarya maliyetlerini düşürüyor ve yeni nesil sabit depolama sistemlerine yatırım yapıyor.

2024’te geliri 50 milyar ABD dolarını aşan CATL,  yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji şebekesi uygulamalarıyla sadece otomotiv tedarikçisi olmaktan çıkarak temiz enerji sisteminin temel taşlarından biri hâline geliyor.

3. EV şarj teknolojisi

ABD merkezli Tesla’nın Supercharger ağı, hızlı ve güvenilir şarjın standardı hâline geldi. Dünya genelinde on binlerce hızlı şarj cihazıyla, yalnızca Tesla sürücülerine değil, rakip üreticilerin araçlarına da hizmet veriyor.

Analistler, Tesla’nın şarj işinin artık kendi başına milyar dolarlık bir operasyon hâline geldiğini belirtiyor. Tesla, menzil kaygısını azaltarak uzun ve temiz yolculukları mümkün kılıyor.

2. Düşük emisyonlu lojistik

Almanya merkezli DHL Group, elektrikli araç filoları, rota optimizasyonu ve düşük karbonlu yakıtlar kullanarak taşımacılığın karbon ayak izini azaltıyor.

2024’te 84 milyar euro gelir elde eden DHL, sürdürülebilir havacılık yakıtları, elektrikli dağıtım araçları ve daha çevreci depolar sayesinde emisyonları düşürdü. 

GoGreen hizmetleri, müşterilerin tedarik zincirinde karbon ayak izini azaltmalarına yardımcı oluyor ve bu yaklaşım, birçok şirketin yönetim kurulu önceliği haline geldi.

1. Elektrikli araçlar (EV)

Çin merkezli BYD, küresel ölçekte elektrikli mobilite dönüşümünün bayrağını taşıyor. Dikey entegre üretim ile agresif uluslararası genişlemeyi birleştiriyor. Milyonlarca elektrikli araç ve plug-in hibrit satışı gerçekleştiren Çinli üretici, ihracatını Avrupa ve gelişen pazarlara doğru hızla genişletiyor.

Yoğun AR-GE yatırımları ve güçlü nakit rezervleri sayesinde premium markalar, otobüsler ve demiryolu çözümleri ve kendi şarj/batarya altyapısını geliştiriyor.

Karayolu taşımacılığında hızlı ve etkili emisyon kesintileri sağlamak isteyen politika yapıcılar için BYD,  giderek daha kritik bir iş ortağı konumuna geliyor.

Kaynak:

https://email.sustainabilitymag.com/c/1YZ2mvagYZ8FBRVJQZkB7LTQH6