Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
WEF, dünyayı şekillendirecek yükselen yeni teknolojileri açıkladı

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 2026 yılında küresel dönüşümde belirleyici rol oynaması beklenen en önemli 10 yükselen teknolojiyi açıkladı.

Enerji dönüşümünden yapay zekaya, yeni nesil ilaç geliştirme yöntemlerinden kuantum güvenliğine kadar geniş bir alanı kapsayan teknolojiler, bilimsel ilerlemenin günlük yaşama ve ekonomik sistemlere daha hızlı entegre olduğu yeni bir döneme işaret ediyor.  

WEF’in “2026 Yükselen Teknolojiler Raporu”, bilimsel keşiflerle gerçek dünyadaki uygulamalar arasında kritik bir eşiğe ulaşan teknolojileri mercek altına alıyor. Raporda, birçok yeniliğin artık laboratuvar ortamından çıkarak ticari kullanıma geçtiği ve küresel ölçekte yaygınlaşmaya hazır hale geldiği vurgulanıyor.

Çin’in Dalian kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun “Yaz Davos’u” etkinliğinde açıklanan raporda, teknolojinin dünya genelinde yaşanan benzeri görülmemiş dönüşümün merkezinde yer aldığı, aynı zamanda enerji, iklim, sağlık ve güvenlik alanlarındaki kritik sorunlara çözüm üretme potansiyeli taşıdığı belirtildi. 

Raporun yazarları, WEF Sınır Teknolojileri ve İnovasyon Merkezi Genel Müdürü Jeremy Jurgens ile Frontiers Media Genel Yayın Yönetmeni Fred Fenter, seçilen teknolojilerin ‘’yenilikçi olmaları, gelişim aşamasında ilerleme kaydetmeleri ve küresel ölçekte etki yaratma potansiyeline sahip olmaları” kriterlerine göre belirlendiğini ifade etti.

Uzmanlara göre bu teknolojiler, hükümetler, sanayi kuruluşları ve araştırma kurumlarının alacağı kararların gelecekteki kullanım alanlarını belirleyeceği kritik bir döneme giriyor.

WEF uzmanları, 2026’nın öne çıkan teknolojilerinde üç ortak eğilime dikkat çekiyor:

  • Kişiselleştirilmiş çözümler yaygınlaşıyor: Teknolojiler giderek bireysel ihtiyaçlara, hastalara ve özel kullanım alanlarına göre şekilleniyor.  
  • Merkezi olmayan sistemler önem kazanıyor: Gıda, enerji ve ham madde üretimi, ihtiyaç duyulan bölgelere daha yakın gerçekleştiriliyor.
  • Daha az kaynakla daha yüksek verim hedefleniyor: Yeni teknolojiler daha düşük maliyet ve çevresel etkiyle daha yüksek sonuçlar üretmeyi hedefliyor. 

2026’nın yükselen 10 yeni teknolojisi

1. Everything-to-grid

Elektrik talebi, insanların işten eve döndüğü, yemek hazırladığı ve günlük faaliyetlerin arttığı akşam saatlerinde zirve yapıyor. Aynı saatlerde güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların üretimi de azalıyor. Geleneksel sistemler bu açığı çoğunlukla fosil yakıtlı santrallerle kapatıyor.

“Everything-to-grid” teknolojisi ise elektrikli araçlar, fabrikalardaki bataryalar ve veri merkezlerinde bulunan ancak kullanılmayan enerji depolama kapasitesini devreye sokarak fazla enerjinin ihtiyaç anında elektrik şebekesine aktarılmasını sağlıyor.  

2. Sürdürülebilir ve hızlı lityum üretimi

Elektrikli araç bataryaları ve enerji depolama sistemleri için kritik öneme sahip olan lityumun üretiminde yeni bir dönem başlıyor.  

Geleneksel lityum üretiminde kullanılan buharlaştırma yöntemi iki yıla kadar sürebiliyor, yüksek miktarda su tüketiyor ve yalnızca belirli coğrafyalarda uygulanabiliyor.

Doğrudan lityum çıkarımı (DLE) teknolojisi ise özel filtreler, membranlar ve çözücüler kullanarak lityumu tuzlu sulardan saatler içinde ayırabiliyor. Teknoloji ayrıca jeotermal sıvılar, petrol sahası atık suları ve geri dönüştürülmüş malzemelerden lityum elde edilmesine imkan sağlayarak tedarik zincirlerini çeşitlendiriyor. 

Arjantin, ABD ve Avustralya’da bu teknolojiyle çalışan tesisler halihazırda faaliyet gösteriyor.

3. Elektriksiz soğutma sağlayan yeni malzemeler

Pasif ışınımsal soğutma malzemeleri, güneş ışığının büyük bölümünü geri yansıtarak yüzeyleri çevresindeki havadan daha düşük sıcaklıklarda tutabiliyor.

Boya, kaplama, film veya yapı malzemesi olarak kullanılan ve elektrik gerektirmeyen bu teknoloji, özellikle binalarda enerji tüketimini azaltmayı amaçlıyor. 

Bazı uygulamalarda yüzde 20’ye kadar enerji tasarrufu sağlandığı belirtilirken, Kaliforniya ve Çin’de serin çatı teknolojileri yeşil bina standartlarının bir parçası haline geldi. 

İngiltere merkezli AssetCool şirketi tarafından geliştirilen özel kaplama ise ise elektrik kablolarının daha düşük sıcaklıkta çalışmasını sağlayarak enerji taşıma kapasitesini yüzde 30 artırabiliyor.

4. Çevreye zarar veren sonsuz kimyasallarla mücadele 

PFAS olarak bilinen ve doğada uzun süre parçalanmadan kalabilen kimyasallar; ısıya, suya ve kimyasal bozunmaya dayanıklı olmaları nedeniyle geçmişte birçok endüstride kullanıldı. Ancak bu maddeler günümüzde çevre ve insan sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. 

Geleneksel arıtma yöntemleri PFAS’ları sudan uzaklaştırsa da tamamen yok edemiyor. Yeni teknolojiler ise bu kimyasalların güçlü karbon-flor bağlarını kırarak parçalanmasını hedefliyor.

Yüksek sıcaklık, elektrik akımı ve ultraviyole destekli yöntemler bu alanda geliştirilen yeni çözümler arasında yer alıyor.

5. Hassas fermantasyon teknolojisi

Hassas fermantasyon teknolojisi, mikroorganizmaları protein, enzim ve ilaç üretimi yapan biyolojik fabrikalara dönüştürüyor.

Bu yöntemde gerekli moleküllerin genetik kodları maya veya bakteri gibi mikroorganizmalara aktarılıyor. Böylece hayvansal veya bitkisel kaynaklara ihtiyaç duyulmadan, kontrollü ortamlarda doğal ürünlerle aynı kimyasal yapıya sahip maddeler üretilebiliyor.

Teknoloji; hayvansız süt proteinleri, yumurta proteinleri, kozmetik bileşenleri ve ilaç hammaddelerinin üretiminde kullanılıyor.

6. Eksozom tabanlı ilaç taşıma sistemleri

Kanser gibi hastalıklarda kullanılan hedefe yönelik tedavilerin en büyük sorunlarından biri, ilaçların vücutta doğru bölgeye ulaşamaması. 

Eksozomlar, hücreler arasında protein ve genetik materyal taşıyan doğal parçacıklar olarak bu soruna yeni bir yaklaşım sunuyor. Tedavi edici moleküllerle yüklenen eksozomlar, vücudun savunma sistemleri tarafından daha kolay kabul ediliyor ve ilaçların doğrudan hastalıklı hücrelere ulaştırılmasını sağlayabiliyor.

Bu teknolojinin kanserin yanı sıra Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde de önemli potansiyel taşıdığı belirtiliyor.

7. Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları

Kanser tedavisi, tek çözüm yaklaşımı yerine kişiye özel yöntemler sunan yeni teknolojilere doğru evriliyor. Her hastanın tümörü ve tedaviye verdiği yanıt farklılık gösteriyor.

Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları, hastanın bağışıklık sistemini kendi kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek şekilde eğitmeyi amaçlıyor.

Öncelikle hastanın tümöründeki özgün mutasyonlar belirleniyor, ardından bu hedeflere yönelik özel mRNA aşıları geliştiriliyor.

8. İlaç geliştirmede kuantum simülasyonu

Yeni ilaçların büyük bölümü klinik deneme aşamasında başarısız oluyor. Kuantum simülasyonu ise moleküllerin davranışlarını geleneksel yöntemlerden çok daha hassas biçimde modelleyerek bu süreci değiştirmeyi hedefliyor.

Araştırmacılar, bu teknoloji sayesinde daha etkili ilaç adaylarını erken aşamada belirleyerek maliyetleri düşürmeyi ve daha karmaşık hastalıklara yönelik tedaviler geliştirmeyi amaçlıyor. 

9. World Models- Dünyayı anlayabilen yapay zekâ modelleri

Yeni nesil yapay zekâ sistemleri yalnızca bilgileri tanımlamak yerine fiziksel dünyanın nasıl çalıştığını anlamayı ve tahmin etmeyi amaçlıyor.

Video, sensör ve metin verilerinden öğrenen bu sistemler; gerçek dünyadaki olayların sanal modellerini oluşturuyor. Böylece daha önce karşılaşmadıkları durumlar hakkında çıkarım yapabiliyor.

Bu teknoloji özellikle robotik ve iklim modelleme alanlarında önem taşıyor. 

10. Kuantum bilgisayarlara dayanıklı şifreleme

Kuantum bilgisayarların gelişmesiyle mevcut şifreleme yöntemlerinin gelecekte tahdit altında kalabileceği öngörülüyor.

Kafes tabanlı kriptografi, verileri karmaşık matematiksel yapılar içinde koruyarak hem geleneksel hem de kuantum bilgisayarlara karşı dayanıklı yeni nesil güvenlik çözümü sunuyor.  

Bu teknoloji, kuantum sonrası dönemde dijital güvenliğin temel araçlarından biri olarak görülüyor.

Dünya Ekonomik Forumu’na göre 2026’nın öne çıkan teknolojileri, yalnızca bilimsel ilerlemeyi değil, aynı zamanda enerji dönüşümü, iklim krizi, sağlık ve dijital güvenlik alanlarında küresel sorunlara yönelik yeni çözüm arayışlarını da temsil ediyor.

Kaynak.

http://click.e.weforum.org/