Diplomatik misyonların temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, koşucular ve barış savunucuları, 21 Eylül Uluslararası Barış Günü kapsamında Ankara Botanik Parkı’nda düzenlenen Barış Çanı Töreni’nde bir araya geldi.
Tören, Birleşmiş Milletler Türkiye ve Türk-Japon Vakfı tarafından, Ankara Büyükşehir belediyesi, Çankaya Belediyesi ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlendi.
Japonya’nın Türkiye Büyükelçisi Masami Tamura Dünya Barış Çanı’nın ortaya çıkış öyküsünü anlattı. İlk Barış Çanı, savaşın acı gerçeklerine bizzat tanıklık eden Chiyoji Nakagawa tarafından, insanlığın ortak barış özlemine somut bir ifade kazandırmak amacıyla 1954 yılında Birleşmiş Milletler’e armağan edildi. Dünyanın farklı yerlerindeki insanların bağışladığı madeni para ve madalyalardan dökülen Çan, uluslararası dayanışmanın kalıcı bir simgesi olmaya devam ediyor.
“Dünya Barış Çanı’nın burada bulunması, Japonya ile Türkiye arasındaki köklü dostluğu bize hatırlatıyor,” diyen Büyükelçi Tamura, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin üzerinden 80 yılı aşkın süre geçmesine rağmen çatışmaların dünyanın birçok yerinde can almaya devam ettiğine dikkat çekti.
BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Ankara’nın Barış Çanı’na ev sahipliği yapmasının büyük bir şans olduğunu belirtti. Ahonsi, Çan’ın farklı ülkeleri, kültürleri ve kuşakları buluşturan barış içinde bir arada yaşama idealini hatırlattığını söyledi.
Uluslararası Barış Günü’nün 2026 teması olan ‘’Barışa Yatırım: Herkes İçin, Her Yerde, Her gün’’ mesajına değinen Ahonsi, barışın sürekli emek ve eylem gerektirdiğini vurguladı.
Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkanı Hatice İmer ise eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, gençlerin katılımı ve dayanışmanın barışçıl toplumların inşasındaki rolüne dikkat çekti. İmer, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmenin ve gençlere bugünü şekillendirmede anlamlı bir rol vermenin barışa yapılabilecek en değerli yatırımlar arasında yer aldığını vurguladı.
Barış için koşan sporcular da koşularını Barış Çanı’nda tamamlayarak törene katıldı. Sporcular, dayanışma mesajlarıyla sporun insanları ortak bir amaç etrafında bir araya getirme gücünü ortaya koydu.
Çanın sesi, barış umudunu toplumlarda, kurumlarda ve insanlar arasındaki ilişkilerde günlük eylemlere dönüştürme çağrısı olarak Ankara’dan yükseldi.