Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Türkiye’nin gölleri kuruyor: Marmara Gölü’nün yok oluşu su krizinin sembolü

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde, bir zamanlar göl sularının bulunduğu alan bugün kuru otlar ve tozla kaplı. Gölün kıyısında yaşayan Niğmet Sezen ve Ali Erefe, geçmişte tekneyle açıldıkları Marmara Gölü’nün yerinde şimdi çorak bir ovanın yer aldığını söylüyor; önlerinde, kurumuş devedikenleri ve seyrek otlarla kaplı geniş bir alan uzanıyor. Bir zamanlar Marmara Gölü’nün üzerinde yüzen sandallar, bugün gölün yerinde kalan çorak arazinin ortasında terk edilmiş halde duruyor.

Manisa’nın güneybatısında yer alan Marmara Gölü, bir dönem 44,5 kilometrekarelik alanı kaplıyordu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçiler gölde tekne gezintileri yapıyor, büyük ak pelikanlardan flamingolara kadar yaklaşık 20 bin kuş gölde barınıyordu. 

Ancak, 2011 yılında su seviyesi azalmaya başladı. 2021’e gelindiğinde ise göl, yüzeyinin yüzde 98’i kaybederek fiilen kurudu. Suya bağlı yerel ekosistem neredeyse tamamen çöktü.

Uzmanlara göre Marmara Gölü’nün kuruması, iklim krizinin yanı sıra yıllardır süren yanlış su politikalarının sonucu. Gördes Barajı’nın devreye girmesiyle gölü besleyen sular tarım alanlarına yönlendirildi. Yağışların azalmasıyla birlikte göl kendini yenileyemedi.

Marmara Gölü, Türkiye genelindeki daha büyük tablonun bir parçası. Son 50 yılda ülkedeki 250 gölden 186’sı tamamen kurudu. Yaklaşık 1,5 milyon hektar sulak alan yok oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre Türkiye, 2030’a kadar şiddetli kuraklık riskiyle karşı karşıya; ülkenin yüzde 88’i çölleşme tehdidi altında.

Ekosistem çöküyor

Göllerin kuruması yalnızca suyun kaybı anlamına gelmiyor. Tatlı su kaynaklarının çekilmesiyle toprak tuzlanıyor, zehirli tozlar ortaya çıkıyor ve endemik türler yok oluyor. Göçmen kuşların beslenme alanları ve rotaları bozuluyor.

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, krizin uzun süredir bilindiğini söylüyor: “Su kullanımı azalmak yerine arttı. Tarımda yeraltı suları devreye alındı ama bu da sürdürülebilir değil. Türkiye ciddi bir su krizi yaşıyor.”

Sırada hangi göller var?

Tehlike altındaki göllerin sayısı artıyor.

·      Eğirdir Gölü, su seviyesinin düşmesiyle yosun ve müsilaj tehdidiyle karşı karşıya. 

·      Van Gölü’nün kıyıları geri çekilirken, hem kirlilik hem de su altındaki tarihi kalıntılar ortaya çıkıyor. 

·      Seyfe Gölü’nde flamingo popülasyonu hızla azalırken, Tuz Gölü’nde binlerce flamingo kuraklık nedeniyle hayatını kaybetti. 

·      Konya Havzası’nda aşırı yeraltı suyu kullanımı obruklara yol açıyor.

Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 77’si tarıma gidiyor. Uzmanlara göre, daha az su isteyen nohut, mercimek ve buğday gibi ürünlerin yerine mısır, şeker pancarı ve avokado gibi su tüketen ürünlere geçilmesi krizi derinleştiriyor. Ayrıca kaçak kuyularla yeraltı kuyularının çekilmesi sulak alanları hızla yok ediyor. 

Madencilik faaliyetleri de su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. TBMM’de kabul edilen son düzenlemelerle zeytinlikler ve koruma altındaki meralar madenciliğe açıldı. Uzmanlar, altın madenciliğinin büyük miktarda suyu kirlettiğine dikkat çekiyor. 

Marmara Gölü kuruduktan sonra bölgede balıkçılık sona erdi, hayvancılık çöktü, tarım ve turizm bitti. Köylüler geçim kaynaklarını kaybedince göç etmeye başladı. Göl kıyısındaki balıkçı kooperatifi ve balık hali terk edildi; yollardaki “su alanı” uyarı levhaları ise artık anlamını yitirmiş durumda.

Türkiye’deki tablo ağır olsa da sorun küresel. 2023’te yayımlanan bir araştırma, dünyanın en büyük doğal göllerinin ve rezervuarlarının yarıdan fazlasının su kaybettiğini ortaya koydu. Küresel nüfusun yaklaşık dörtte biri, kuruyan göl havzalarında yaşıyor.

Kaynak:

https://click.mail.disneyinternational.com/?qs=e446a6259d77a7a2f1d823e47304a6100f7a33f90830a20d757d1fb974d473d6c70234ad1476696175ff1dc4800ce357485933ab09fedcf1a3c1a8133db643c6