20 yıl gibi uzun bir süredir müzakereleri süren Küresel Okyanus Anlaşması 60 ülkenin onayının ardından 17 Ocak’ta yürürlüğe girdi. Bu hafta Türkiye’nin önemli bir adım atarak anlaşmayı onayladığını açıklayan Greenpeace Türkiye, 2026’da COP’a ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin sadece imza atan değil, açık denizlerde bilimsel temelli koruma alanlarının oluşturulması ve uygulanması için çalışan bir ülke olmasını beklediğini ifade
20 yıl gibi uzun bir süredir müzakereleri süren Küresel Okyanus Anlaşması 60 ülkenin onayının ardından 17 Ocak’ta yürürlüğe girdi.
Bu hafta Türkiye’nin önemli bir adım atarak anlaşmayı onayladığını açıklayan Greenpeace Türkiye, 2026’da COP’a ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin sadece imza atan değil, açık denizlerde bilimsel temelli koruma alanlarının oluşturulması ve uygulanması için çalışan bir ülke olmasını beklediğini ifade etti.
Küresel Okyanus Anlaşması, Paris Anlaşması’ndan bu yana en önemli çevre mevzuatı olarak değerlendiriliyor.
Greenpeace Türkiye, 2024’te Antlaşma’ya imza veren Türkiye’nin Antlaşma’yı onaylaması için başlattığı kampanya kapsamında Haliç’te “Okyanusları Koru” pankartı açarak Türkiye’yi Küresel Okyanus Antlaşması’nı onaylamaya çağırmıştı. İstanbul Boğazı’nda pixelstick çalışması yaparak, İstanbul Boğazı’nın gece manzarasında ortaya çıkan balinalar, yunuslar ve vatozlarla Küresel Okyanus Antlaşması’nın onaylanması çağrısını görünür kılmayı amaçlamıştı. Türkiye, imzadan bir yıl sonra Antlaşma’nın TBMM’de uygun bulunması ve Cumhurbaşkanlığı onayıyla Resmi Gazete’de yayımlanması ile birlikte okyanusların korunması için atılan bu tarihi adımın parçası oldu.
2026’nın ilk günlerinde yürürlüğe giren Antlaşma, Paris Anlaşması’ndan bu yana en önemli çevre mevzuatı olma özelliği taşıyor. Şu anda açık denizlerin %0,9’u tamamen veya yüksek düzeyde korunuyor. Antlaşma, 2030’a dek okyanusların en az %30’unu koruma altına almayı tanımlayan 30×30 hedefine ulaşmanın önemli bir aracı.
Küresel Okyanus Antlaşması, ilk kez açık denizlerde koruma alanlarının oluşmasını sağlayacak. Bu koruma alanları iklim krizini hafifletmeye, biyolojik çeşitliliğin yok olmasını durdurmaya ve okyanusa bağımlı milyarlarca insanın gıda güvenliğini korumaya yardımcı olacak.
Kaynak:
https://www.greenpeace.org/turkey/basin-bultenleri/greenpeace-kampanyasi-sonuc-verdi-260122/














