Toplumda artan iklim farkındalığı sosyal sorunların gölgesinde kalıyor

Toplumda artan iklim farkındalığı sosyal sorunların gölgesinde kalıyor

Yuvam Dünya Derneği ve KONDA’nın ortaklaşa hazırladığı Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025’e göre, toplumun yüzde 77’si endişe, yüzde 53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor. 

Dördüncü kez gerçekleştirilen Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.

Toplumun yüzde 70’i iklim krizini kendi hayatı için tehlikeli bulurken, ekonomik ve sosyal sorunların bu tehdidi gölgelediğini belirtiyor.

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, artan farkındalığa rağmen bilgi düzeyinin hala yetersiz olması. Katılımcıların yüzde 45’i, iklim krizi hakkında kendini bilgisiz olarak tanımlıyor. İklim eğitimi aldığını söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 8. İklimle ilgili en güvenilir bilgi kaynakları olarak okullar yüzde 81, medya yüzde 78 ve sivil toplum kuruluşları yüzde 54 olarak sıralanıyor.

Bu tablo, eğitimin ve kamusal bilgilendirmenin iklimle mücadelede kilit rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Toplumun büyük çoğunluğu iklim krizinin farkında olsa da, günlük yaşamın baskın sorunları bu farkındalığı gölgeliyor.

Araştırmaya göre katılımcıla­rın yüzde 76’sı bireysel müca­delede enerji tüketimini azalt­manın ortak bir çözüm alanı olduğunun bilincinde. Çevreye duyarlı markaların tercih edil­me oranı artarken, kâğıt, cam ve plastik atıklarda geri dönü­şüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor. Ancak bu bireysel çabalar, iklim krizinin ölçeği karşısında hâlâ sınırlı kalıyor.

Araştırma, Türkiye’de ik­lim kriziyle mücadelede so­rumluluğun büyük ölçüde kamu ve özel sektöre yüklen­diğini net biçimde ortaya ko­yuyor. Katılımcıların yüzde 93’ü devlet ve hükümetleri bu mücadelenin asli sorumlusu olarak görürken, yüzde 73’ü özel sektörün aktif rol üstlen­mesini bekliyor. Gençler ise bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor.

Çalışmanın sonucuna göre,  ‘ileri dönüşüm’ kavramının henüz tam olarak yerleşmemiş olmasına rağmen, toplumun yüzde 48’inin ileri dönüşüm yaptığını düşündüğünü ortaya koyuyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu alanda öncü gruplar olarak öne çıkıyor. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor. Bu durum, davranış değişiminin özellikle gençler ve kadınlar üzerinden yayılabileceğine işaret ediyor.

 Yuvam Dün­ya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Ko­cabıyık, “Toplumun neredey­se yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek, ça­resizlik ve suçluluk artıyor. Ancak gençlerin bilgiye da­ha hızlı erişmesi, eğitimin ve sosyal medyanın farkındalı­ğı güçlendirmesi, ileri dönü­şüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması umut verici. En önemlisi, toplumun büyük çoğunluğu çözümün ortak so­rumlulukla mümkün olduğu­nu düşünüyor” dedi.

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar