Yeni Zelanda’nın nesli kritik tehlike altında bulunan papağanı kākāpō için umut veren gelişme yaşandı. Rekor üreme sezonunda 90 yavrunun dünyaya gelmesiyle türün toplam nüfusu 325’e yükseldi.
Yeni Zelanda’ya özgü, uçamayan ve geceleri aktif olan kākāpōların nüfusu, 75 yıl sonra ilk kez 300’ü aştı. Dört yıl aradan sonra gerçekleşen rekor üreme sezonunda 90 yavrunun dünyaya gelmesiyle türün toplam nüfusu 325’e ulaştı.
Yeni Zelanda Koruma Bakanlığı’nın Kākāpō Kurtarma Programı operasyon yöneticisi Deidre Vercoe, dört yıllık bekleyişin ardından yaşanan artışın sevindirici olduğunu ve bu yılki sonuçların koruma çalışmaları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Kākāpōların üreme döngüsü, Yeni Zelanda’nın yerli rimu ağaçlarının meyve verme dönemine bağlı. Kuşlar, rimu ağaçlarının yoğun biçimde meyve verdiği iki ila dört yılda bir üremeye başlıyor. Bu nedenle türün nüfusunu artırmak uzun yıllar alıyor.
Dört yıllık bekleyişin ardından bu yıl rimu ağaçlarının bol miktarda meyve vermesi, kākāpōların yeniden üremesini tetikledi. Sezon sonunda 90 yavrunun hayatta kalması, türün geleceği açısından önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Bir zamanlar Yeni Zelanda’nın geniş kesimlerinde yaygın olarak bulunan kākāpōların nüfusu, ülkeye gelen kediler ve gelincikler gibi yırtıcılar nedeniyle hızla azaldı. Tür, 20. yüzyılın başlarında neredeyse tamamen yok olma noktasına geldi.
Kākāpōları yeniden çoğaltmak amacıyla 1995 yılında kapsamlı bir kurtarma programı başlatıldı. Ancak düşük genetik çeşitlililk, kısırlık ve yumurtadan çıkma oranlarının düşük olması gibi sorunlar, türün toparlanmasını uzun ve zorlu bir sürece dönüştürdü.
Bugün kākāpōların tamamı, yırtıcılardan arındırılmış adalarda bulunan üç ayrı üreme popülasyonunda korunuyor.
Yaklaşık 60 ila 80 yıl yaşayabilen kākāpōlar, 4 kilogram ağırlığa kadar ulaşabiliyor. Uçamayan tek papağan türü olmalarının yanı sıra gece yaşamalarıyla da dikkat çekiyorlar.
Türün çiftleşme ritüeli de oldukça sıra dışı. Erkekler, “lek” adı verilen toplu çiftleşme alanlarında bir araya geliyor. Toprağa açtıkları çukur benzeri alanlarda göğüslerindeki hava keselerini kullanarak kilometrelerce öteden duyulabilen derin bir “boom” sesi çıkarıyor. Bu ses yaklaşık 5 kilometre uzağa ulaşabiliyor.
Çiftleşmenin ardından dişiler genellikle bir ila dört yumurta bırakıyor. Yavruların bakımını ise yaklaşık altı ay boyunca tek başlarına üstleniyorlar.
Yavrular 150 günlük olduklarında bağımsız kabul ediliyor ve resmi nüfus sayımına dahil ediliyor.
Tür, Yeni Zelanda halkının da yoğun ilgisini çekiyor. Bu yıl üreme sezonunda bir dişi kākāpōnun yuvasında uyumasını, beslenmesini ve yavrularıyla ilgilenmesini gösteren canlı yayını 100 binden fazla kişi izledi.
Şimdi hedef 2028
Koruma ekibinin yaptığı modellemeler, bir sonraki üreme sezonunun 2028 gibi erken bir tarihte başlayabileceğini gösteriyor.
Kākāpō nüfusunun 1995’teki 51 kuştan bugün 325’e yükselmesi, uzun soluklu ve kararlı koruma çalışmalarının nesli kritik tehlike altındaki türlerin geleceğini değiştirebileceğini ortaya koyuyor.
Ancak uzmanlar için 2026’daki rekor üreme sezonu bir son değil, yeni bir başlangıç anlamına geliyor. Koruma ekibi, bu yıl elde edilen sonuçları değerlendirirken bir yandan da kākāpōların bir sonraki üreme dönemine hazırlanıyor.
Bu yılki 90 yavru ise yok olmanın eşiğinden dönen kākāpōlar için geleceğe dair güçlü bir umut veriyor.
Kaynak: