İngiltere’nin kuzeyindeki Northumberland’da, doğanın yeniden canlandırılmasına yönelik en iddialı projelerden biri şekilleniyor. Northumberland Wildlife Trust, son 30 yılda ülkede tek parça hâlinde satışa çıkan en büyük araziyi satın almak için bağış kampanyası yürütüyor. Amaç, doğanın yeniden canlandırılması. Vakfın satın almak istediği Rothbury arazisi, 3.800 hektarlık devasa büyüklüğüyle yalnızca bir mülk değil; uzmanlara göre bu ölçekte
İngiltere’nin kuzeyindeki Northumberland’da, doğanın yeniden canlandırılmasına yönelik en iddialı projelerden biri şekilleniyor.
Northumberland Wildlife Trust, son 30 yılda ülkede tek parça hâlinde satışa çıkan en büyük araziyi satın almak için bağış kampanyası yürütüyor. Amaç, doğanın yeniden canlandırılması.
Vakfın satın almak istediği Rothbury arazisi, 3.800 hektarlık devasa büyüklüğüyle yalnızca bir mülk değil; uzmanlara göre bu ölçekte bir alanın yeniden satışa çıkması nesiller boyu bir kez görülebilecek bir fırsat. Arazinin büyüklüğü, Atina kentinin yüzölçümüne denk.
Northumberland Wildlife Trust’ın CEO’su Mike Pratt, İngiltere’nin ciddi bir doğa kriziyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, “Çok şey kaybettik. Dikkatli olmazsak gelecekte çocuklar kirpinin ne olduğunu bile bilmeyecek,” diyor.
Bilim insanları ve çevre örgütlerine göre, Birleşik Krallık dünya genelinde doğası en fazla tahrip edilmiş ülkelerden biri.
Vakıf, Rothbury arazisini yalnızca bir mülk olarak değil, Druridge Körfezi’nden İskoçya sınırındaki Kielderhead ve Whitelee doğa rezervlerine uzanan 40 millik bir doğa koridoru oluşturmayı hedefliyor. Bu hat, kıyıdan dağlara uzanan canlı bir ekolojik omurga olacak.
Rothbury arazisi hâlihazırda farklı yaşam alanlarının bir mozaiği. Vakıf, kısa vadede radikal bir “yeniden yabanlaştırma”dan ziyade, toprağın iyileştirilmesine ve bozulan ekosistemlerin onarılmasına odaklanıyor. Ancak uzun vadede çam sansarı, altın kartal, kunduz gibi türlerin geri dönüşü hedefleniyor; ileride bizonların bile araziye kazandırılabileceği belirtiliyor.
Proje, bu yıl başında doğa belgesellerinin efsane ismi Sir David Attenborough’nun yayımladığı destek videosuyla ulusal ölçekte yankı buldu. Attenborough, Simonside Tepeleri’nin yalnızca doğal güzelliğine değil, tarih öncesi kaya oyma resimleriyle insanlık hafızasındaki yerine de dikkat çekti. Vakfın, yerel halk ve çiftçilerle birlikte çalışarak doğa ve insanın yan yana var olabileceği bir alan yaratacağını vurguladı.
Vakıf, projenin Rothbury kasabasına da katkı sağlayacağı görüşünde. Karanlık gökyüzü etkinlikleri, yaban hayatı gözlemi ve gastronomi okulları gibi sürdürülebilir turizm faaliyetleri planlar arasında yer alıyor.
“Bu bir umut hikâyesi”
Bağışlar küçük meblağlardan büyük katkılara kadar uzanıyor .30 milyon sterlinlik hedefin henüz üçte biri toplanmış olsa da, bağışlar Britanya’nın ötesinden de geliyor. Mike Pratt, zorlu sürece rağmen iyimser: “İnsanları karamsarlığa sürüklemek istemiyoruz. Burada yaptığımız şey, umudu göstermek. Doğayı yeniden canlandırabileceğimizi ve daha iyi bir gelecek kurabileceğimizi anlatmak istiyoruz.”
Northumberland’daki bu girişim, İngiltere’de doğa korumanın artık yalnızca kaybı anlatmakla yetinmeyip, geleceği yeniden kurma cesaretini ortaya koyuyor. Bu topraklarda yeşeren şey, yalnızca doğa değil; aynı zamanda umut!
Kaynak:
















