Dünya hızla yaşlanıyor ve bunun en çarpıcı sonuçlarından biri de demans vakalarındaki artış. Bugün dünya genelinde 57 milyondan fazla insan demansla yaşıyor ve bu hastalık hem ölümün hem de uzun süreli engelliliğin başlıca nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlara göre mevcut eğilim devam ederse bu sayı 2050 yılına kadar 139 milyona ulaşabilir.
Ancak tablo tamamen karamsar değil. Son yıllarda yapılan araştırmalar, demans riskini azaltmanın yalnızca klasik “sağlıklı yaşam” önerileriyle sınırlı olmadığını, bazen beklenmedik alışkanlıkların da beyin sağlığını koruyabildiğiniortaya koyuyor.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan “The Human Advantage: Stronger Brains in the Age of AI” başlıklı rapora göre, beyin sağlığına yapılacak yatırımlar 2050 yılına kadar 267 milyon yıllık engellilik yükünü önleyebilir.
Son bilimsel çalışmaların öne çıkardığı beş dikkat çekici yöntem şöyle:
Beyni sürekli çalıştırmak
Bulmaca çözmek ya da sudoku yapmak genellikle “beyni çalıştırmanın” basit yolları olarak görülür. Ancak araştırmalar zihinsel uyarımın çok daha geniş bir alanı kapsadığını gösteriyor.
Okumak, yazmak, müze gezmek ya da yeni bir dil öğrenmek gibi zihinsel aktiviteler demans riskini önemli ölçüde azaltabiliyor.
Rush University Medical Center tarafından yaklaşık 2 bin kişi üzerinde sekiz yıl süren araştırma, hayat boyu zihinsel olarak aktif kalan kişilerde demans riskinin yüzde 38 daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Kahve ve çay tüketimi
Kafein çoğu zaman tartışma konusu olsa da yeni bulgular beyin sağlığı açısından olumlu sonuçlara işaret ediyor.
40 yıl boyunca 130 binden fazla sağlık çalışanını izleyen bir araştırma, günde 2–3 fincan kahve veya 1–2 fincan çay tüketiminin demans riskindeki en büyük düşüşle ilişkili olduğunu gösterdi.
Araştırmaya göre günde beş fincana kadar kahve içenlerde bile demans riskinin, hiç içmeyenlere göre yaklaşık yüzde 18 daha düşük olduğu görüldü.
Alkolden kaçınmak
Buna karşılık alkol için tablo tersine dönüyor.
University of Oxford, University of Cambridge ve Yale University tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir analiz, düşük seviyede alkol tüketiminin bile demans riskini artırabileceğini ortaya koydu. Çalışmanın baş yazarı Anya Topiwala, toplum genelinde alkol tüketiminin azaltılmasının demansın önlenmesinde önemli bir adım olabileceğini belirtiyor.
Temiz hava solumak
Hava kirliliği yalnızca akciğerleri değil, beyni de etkiliyor.
University of Cambridge araştırmacılarının 51 çalışmayı inceleyerek yaptığı analiz, özellikle PM2.5, azot dioksit ve kurum gibi kirleticilerin demans riskini artırdığını ortaya koydu.
Örneğin havadaki PM2.5 seviyesinde her 10 mikrogramlık artış, demans riskini yüzde 17 yükseltebiliyor.
Benzer şekilde King’s College London tarafından yürütülen 26 yıllık bir çalışma, orta yaşta yoğun hava kirliliğine maruz kalan kişilerde ilerleyen yaşlarda daha düşük bilişsel performans görüldüğünü ortaya koydu.
Bazı ilaçlar ve aşılar umut veriyor
Bilim insanları demans tedavisi için başka hastalıklar için geliştirilen ilaçları da inceliyor.
University of Exeter liderliğinde yapılan ve Alzheimer’s Society tarafından desteklenen bir araştırma, üç dikkat çekici aday belirledi:
- Riluzole
- Viagra
- Zona aşısı
Araştırmalara göre zona aşısı yaptıran kişilerde demans gelişme riskinin yaklaşık yüzde 20 daha düşük olduğu görüldü.
Elbette bu sonuçların kesinleşmesi için daha geniş klinik çalışmalara ihtiyaç var.
Görme kaybı ve “kötü” kolesterol de risk faktörü
2024’te yayımlanan The Lancet Komisyonu raporu, demansla ilişkili iki yeni risk faktörünü daha ortaya koydu: tedavi edilmeyen görme kaybı ve yüksek LDL kolesterol.
Uzmanlara göre bu faktörler; yüksek tansiyon, sigara, obezite, fiziksel hareketsizlik, diyabet ve sosyal izolasyon gibi diğer risklerle birlikte demans vakalarının önemli bir bölümünü açıklayabiliyor.
Küresel mücadele hızlanıyor
Demansla mücadele için uluslararası girişimler de hız kazanmış durumda.
Davos Alzheimer’s Collaborative adlı girişim, yeni tedaviler ve tanı yöntemleri geliştirmek için 700 milyon dolarlık yatırım yürütüyor.
Uzmanlara göre Alzheimer hastalığının başlangıcını sadece beş yıl geciktirmek bile, 2050’ye gelindiğinde hastalığın görülme sıklığını yüzde 41 azaltabilir.
Bilim insanlarının ortak mesajı net: ‘’Beyin sağlığını korumak adına harekete geçmek için hiçbir zaman geç değil.’’
Kaynak:
https://www.weforum.org/stories/2026/03/dementia-alzheimers-brain-health