MarjinalSosyal’in, kurumların topluma değer katan çalışmalarını görünür kılmayı ve ilham verici iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının yeni konuğu, Pfizer Türkiye ve MERA Bölgesi (Ortadoğu, Rusya ve Afrika) Çalışan Deneyimi Kıdemli Direktörü Seda Tamur Oğralı oldu. Programda Oğralı; Pfizer’in çatı amacının toplumsal faydayla kurduğu doğal ilişkiyi, çalışan deneyimi odağında hayata
MarjinalSosyal’in, kurumların topluma değer katan çalışmalarını görünür kılmayı ve ilham verici iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının yeni konuğu, Pfizer Türkiye ve MERA Bölgesi (Ortadoğu, Rusya ve Afrika) Çalışan Deneyimi Kıdemli Direktörü Seda Tamur Oğralı oldu. Programda Oğralı; Pfizer’in çatı amacının toplumsal faydayla kurduğu doğal ilişkiyi, çalışan deneyimi odağında hayata geçirilen sosyal sorumluluk ve gönüllülük çalışmalarını, çalışanların bu süreçlere nasıl dahil edildiğini ve sürdürülebilir etki yaratmanın kurum kültüründeki rolünü anlattı.
2016 yılında Marjinal Porter Novelli tarafından markalarla sivil toplumu buluşturmak ve topluma fayda sağlayan iş birlikleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen MarjinalSosyal’in hazırladığı; MarjinalSosyal Direktörü Aynur Kolbay Hülya’nın sunduğu ve SosyalUp YouTube kanalında yayınlanan programın yeni bölümünde, Pfizer’de toplumsal faydanın ayrı bir sosyal sorumluluk alanı olarak değil, çalışan deneyiminin ve kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alındığı vurgulandı.
Toplumsal fayda, şirket amacının doğal bir uzantısı
Pfizer’in “çığır açan yeniliklerle hastaların hayatını değiştirme” hedefinin, toplumsal faydayla güçlü ve doğal bir bağ kurduğunu belirten Seda Tamur Oğralı, bu çatı amacın şirketin tüm departman ve fonksiyonlarında ortak bir motivasyon yarattığını ifade etti. “İnsan kaynaklarında, finansta ya da pazarlamada çalışıyor olsak da hepimiz aynı amaca hizmet etmek için her gün işe geliyoruz. Bu da toplumsal faydayı işimizin doğal bir parçası haline getiriyor” diyen Oğralı, bu yaklaşımın Pfizer’de işi kolaylaştıran ama aynı zamanda sorumluluğu da artıran bir unsur olduğunun altını çizdi.
Değerlerin yol gösterdiği güçlü bir kurum kültürü
Pfizer’in dört temel değeri olan cesaret, uzmanlık, mutluluk ile doğruluk ve adaletin şirketin amacına giden yolda yol gösterici bir görev üstlendiğini belirten Oğralı, çalışanların bu değerleri günlük iş hayatlarında yaşayarak, toplumsal faydanın bir parçası haline geldiklerini söyledi ve ekledi: “Çalışanları toplumsal faydanın içine dahil ettiğinizde, bunu günlük iş hayatlarının bir parçası haline getirdiğinizde, bu yaklaşım doğal olarak kurum kültürünün içine nüfuz ediyor.”
Gönüllülükten kurum kültürüne uzanan bir yolculuk
Pfizer’de gönüllülük temelli sosyal sorumluluk çalışmalarının uzun yıllardır var olduğunu belirten Oğralı, 2015 itibarıyla bu yaklaşımın daha bütüncül bir çatı altında ele alındığını aktardı. Özel günler etrafında şekillenen gönüllülük faaliyetleri, sivil toplum kuruluşlarının ofise davet edilmesi ve çalışanların bu kuruluşlarla doğrudan temas kurması sayesinde toplumsal faydanın çalışma hayatının içine entegre edildiğini vurguladı. “Bu süreci doğal bir deneyim olarak tasarladığınızda, çalışan yalnızca işte değil, özel hayatında da toplumsal faydayı yaşatır hale geliyor” diyen Oğralı, Pfizer’de toplumsal faydanın yalnızca İK veya iletişim ekiplerinin yönettiği bir alan olmadığını; çalışanların bir araya gelerek oluşturduğu çevik takımların da bu yapının aktif bir parçası olduğunu ifade etti. Çalışanların esenliğini ve bağlılığını artırmaya yönelik olarak çalışan Mutluluk Takımı, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık alanlarında çalışan Mozaik Takımı ve Çevre ve Sürdürülebilirlik Takımı gibi çevik takımların, çalışanlardan gelen fikirlerle sosyal sorumluluk projeleri geliştirdiğini belirten Oğralı, bu yaklaşımın toplumsal faydayı yaşayan ve sürdürülebilir bir kültüre dönüştürdüğünü söyledi.
Pfizer için eğitim ve sağlık öncelikli alanlar
Pfizer’in toplumsal fayda odağında önceliklendirdiği iki ana alanın sağlık ve eğitim olduğunu belirten Seda Tamur Oğralı, son 16 yılda 10 milyon TL’nin üzerinde nakdi katkı ve ilaç desteği sağlandığını, 80 binden fazla kişinin hayatına dokunulduğunu paylaştı. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olan ve 2021 yılında Bilim Kahramanları Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen “Bilim Gençlerle Kazanacak” projesi kapsamında, 51 farklı şehirden 1.700’ü aşkın lise öğrencisi, 34 farklı üniversiteden 48 bilim insanıyla bir araya gelirken, bugüne kadar 89 bilim etkinliği düzenlendi.
Eğitim odağının afet zamanlarında da sürdürüldüğünü vurgulayan Oğralı, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği ile iş birliği yapılarak Vefa İlk ve Ortaokulu’nun kurulmasına katkı sağlandığını; çalışan katkıları ve şirket eşlemesiyle hayata geçirilen bu çalışmanın, çocukların eğitim hayatının devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca Prof. Dr. Aziz Sancar adına yürütülen burs programı kapsamında İstanbul Üniversitesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerinin uzun yıllardır desteklendiğini de sözlerine ekledi.
Çalışanı merkeze alan global inisiyatifler
Pfizer’in global ölçekte yürüttüğü Give Forward platformu sayesinde çalışanların sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabildiğini ve şirketin bu katkıları eşlediğini belirten Oğralı, Türkiye’de hayata geçirilen projelerde de çalışan merkezli benzer bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Ayrıca Global Health Fellows (Dünya Sağlık Dostları) programı kapsamında Pfizer çalışanlarının, dünyanın farklı bölgelerindeki STK’larla eşleştirilerek üç ay boyunca şirket sponsorluğunda gönüllü olarak çalıştıklarını; Türkiye’den de programa katılan çalışanlar bulunduğunu paylaştı.
Küçük adımlardan büyük ve sürdürülebilir etkilere
Seda Tamur Oğralı: “Sadece 2025 yılında, 30 özel güne bağlanan 32 farklı projede 15 sivil toplum kuruluşuyla iş birliği yaparak, küçük adımların nasıl büyük ve sürdürülebilir etkilere dönüşebildiğini hep birlikte deneyimledik” dedi.
Gönüllülük ve sahiplenme temelli bütünsel bir yaklaşım
Toplumsal faydanın ayrı bir İK ya da iletişim projesi olarak değil, liderlik ekiplerinin sahiplendiği bütünsel bir yaklaşım olarak ele alınması gerektiğine dikkat çeken Seda Tamur Oğralı, sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışanları gönüllülük esasına dayalı olarak sürece dahil ettiğinizde, küçük bir fikir, zamanla çok büyük ve sürdürülebilir bir inisiyatife dönüşebiliyor. Liderlik ekiplerinin bu konuyu sahiplenmesi, toplumsal faydanın kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmesini sağlıyor.”
“Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının Pfizer Türkiye ile gerçekleşen yeni bölümünü izlemek için: https://youtu.be/aVgSZe6VlNI
Bölümün Spotify podcast yayınını dinlemek için: https://open.spotify.com/episode/0johvHbHLxYWt45JVWIkyh?si=wodtME-sSRmUt4bqBOdLKA
















