UNESCO’nun 166 ülkeden yaklaşık 17 bin 500 gençle gerçekleştirdiği araştırmada katılımcıların yüzde 70’i iklim değişikliğini açıklayamadığını, yalnızca genel hatlarıyla açıklayabildiğini veya konu hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti. Bu sonuç, gençlerin ilgisizliğinden çok, sürdürülebilirlik eğitiminin bilgi aktarımının ötesine geçmesi gerektiğini gösteriyor. İstanbul’da Hisar Okulları’nda gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik İçin Eğitim Zirvesi 2026’nin yeni yayınlanan değerlendirme raporuna göre gençler gelecekleri için sorumluluk almaya hazırlar. Zirve kapsamında hazırlanan Sürdürülebilir Okullar Taahütnamesi de bunun önemli bir göstergesi.
İnsanlık, 2026 yılı için doğanın sunduğu yıllık kaynak bütçesini dün itibariyle (30 Temmuz’da) tüketti. Global Footprint Network ve York University tarafından açıklanan Dünya Limit Aşım Günü verilerine göre insanlık, doğal kaynakları Dünya’nın yenileyebileceğinden yüzde 73 daha hızlı kullanıyor. Bugünkü tüketim düzeninin sürdürülebilmesi için 1,73 Dünya’ya ihtiyaç duyuluyor. Küresel ekolojik borç ise 1970’lerin başından bu yana birikerek Dünya’nın yaklaşık 20,6 yıllık biyolojik üretim kapasitesine ulaştı. Takvimde yalnızca bir gün değişiyormuş gibi görünse de insanlık, yılın beş ayını henüz yaşamadan geleceğin kaynaklarını harcamaya başlamış durumda.
Tüketimin çevresel bedeli günlük tercihlerde de açıkça görülüyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programına göre 2022’de dünyada 1,05 milyar ton gıda, yani tüketicilere sunulan tüm gıdanın yaklaşık beşte biri çöpe gitti. Bu miktar, her gün bir milyardan fazla öğüne karşılık geliyor. Tekstil sektörü ise küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 2 ila 8’ini oluşturuyor ve her yıl 86 milyon olimpik yüzme havuzunu doldurabilecek kadar su kullanıyor. Her saniye bir çöp kamyonu dolusu tekstil ürünü yakılıyor veya çöplüğe gönderiliyor.
Öğrenciler sürdürülebilirlik konferansı çalıştayında buluşarak çözümler üretti
Bu tablo karşısında gençlerin yalnızca çevre sorunlarını öğrenmesi değil, çözüm süreçlerine katılması büyük önem taşıyor. Bu amaçla Mayıs ayında İstanbul’da Hisar Okulları’nda gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik İçin Eğitim Zirvesi 2026, öğrencilerin aktif rol üstlendiği bir sürdürülebilirlik konferansına dönüştü. Zirvenin geçtiğimiz günlerde yayınlanan değerlendirme raporuna göre zirvede toplam 441 katılımcı yer aldı ve bunların 63’ünü öğrenciler oluşturdu. Öğrenciler; öğretmenler, eğitim yöneticileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle aynı öğrenme ve paylaşım ortamında buluştu.
Konferans kapsamında düzenlenen Öğrenci Çalıştayı’nda 10 farklı okuldan 56 öğrencinin temsili planlandı. Hisar School, Robert Kolej, FMV Özel Erenköy Işık Lisesi, VKV Koç Lisesi, SEV Amerikan Koleji, Eyüboğlu Koleji, İSTEK Acıbadem Anadolu Lisesi, Özel Sezin Lisesi, Üsküdar Amerikan Lisesi ve Bayetav Okullarından öğrenciler bir araya geldi. Öğrenciler konferans boyunca yalnızca konuşmaları dinlemedi. Kendi okullarında yürütülen sürdürülebilirlik projelerini sundu, birbirlerinin deneyimlerinden yararlandı, sürdürülebilir bir okulun ortak değerlerini tartıştı ve okul yaşamına uyarlanabilecek hedefler geliştirdi. Çalıştay; deneyimlerin paylaşılması, ortak değerlerin belirlenmesi, ortak metin oluşturulması, okul önceliklerinin seçilmesi ve eylem odaklı taahhütlerin hazırlanması aşamalarından oluştu.
Öğrenciler sürdürülebilir okul taahhüdü hazırladı
Konferansın en önemli çıktılarından biri, öğrencilerin katkısıyla oluşturulan Sürdürülebilir Okullar Taahhütnamesi oldu. Taahhütname; insan, gezegen, refah, barış, iş birliği ve hesap verebilirlik olmak üzere altı temel başlık üzerine kuruldu.
Öğrenciler bu çerçevede sorumlu tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, okul çevresinin korunması, enerji farkındalığının geliştirilmesi, eşit ve kapsayıcı okul ortamlarının oluşturulması ve sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemenin düzenli olarak izlenmesi gibi hedefler belirledi.
Çalışmaların konferans günüyle sınırlı kalmaması da planlandı. Okulların kendi taahhütlerini hazırlaması, eylem ve göstergeleri yıl boyunca izlemesi ve sonuçları bir sonraki zirvede ortak bir raporla paylaşması hedeflendi. Böylece öğrencilerin görüşleri, sahnede söylenip alkışlandıktan sonra unutulan iyi niyet cümleleri olmaktan çıkarılarak takip edilebilir okul hedeflerine dönüştürüldü.Gençlerin sürdürülebilirlik farkındalığı bu bakımdan kritik önem taşıyor. UNESCO’nun 166 ülkeden yaklaşık 17 bin 500 gençle gerçekleştirdiği araştırmada katılımcıların yüzde 70’i iklim değişikliğini açıklayamadığını, yalnızca genel hatlarıyla açıklayabildiğini veya konu hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti. Bu sonuç, gençlerin ilgisizliğinden çok, sürdürülebilirlik eğitiminin bilgi aktarımının ötesine geçmesi gerektiğini gösteriyor.
Farkındalıktan eyleme: Gençler için 5 adım
1. Hızlı modaya teslim olmamak
Gençler, her trend için yeni ürün almak yerine ihtiyaç odaklı alışveriş yapabilir; ikinci el, takas, kiralama ve onarım seçeneklerini değerlendirebilir. Daha uzun süre kullanılabilen az sayıda ürünün tercih edilmesi, hem tekstil atığını hem de üretim için kullanılan su ve enerjiyi azaltabilir.
2. Tüketmeden önce üç soru sormak
Bir ürün satın alınmadan önce “Buna gerçekten ihtiyaç var mı?”, “Eldeki ürün onarılabilir mi?” ve “İkinci el bulunabilir mi?” soruları sorulabilir. En sürdürülebilir ürün çoğu zaman yeni üretilen değil, zaten dolapta veya çekmecede bulunan üründür.
3. Gıda israfını azaltmak
Öğrenciler tüketebilecekleri miktarda yemek alabilir, artan yiyeceklerin değerlendirilmesine yönelik okul projeleri geliştirebilir ve yemekhanelerde oluşan atığı ölçebilir. Ölçüm yapılması, “israf azaltılacak” gibi soyut bir niyetin somut ve takip edilebilir bir hedefe dönüşmesini sağlar.
4. Okulda ölçülebilir projeler başlatmak
Atıkların ayrıştırılması, tek kullanımlık ürünlerin azaltılması, enerji ve su tüketiminin izlenmesi, kıyafet-kitap takas günleri düzenlenmesi gibi çalışmalar başlatılabilir. Her proje için süre ve hedef belirlenebilir. Örneğin bir okul, üç ay içinde tek kullanımlık bardak tüketimini yüzde 30 azaltmayı hedefleyebilir.
5. Kararlara katılmak ve sonuçları takip etmek
Gençler okul yönetimlerinden sürdürülebilirlik hedeflerini açıklamalarını, öğrenci temsilcilerinin karar süreçlerine katılmasını ve elde edilen sonuçların düzenli olarak paylaşılmasını talep edebilir. Sosyal medya ise yalnızca paylaşım yapmak için değil, güvenilir bilgiyi yaymak, iyi uygulamaları görünür kılmak ve kurumları sorumluluk almaya çağırmak için kullanılabilir.Fark etmek, harekete geçmek ve takip etmek, sürdürülebilirlik dönüşümünün üç temel aşamasını oluşturuyor. Gençlerin gücü yalnızca geleceği devralacak olmalarından değil, bugünün tüketim kültürünü, okul yaşamını ve kararlarını değiştirebilecek konumda bulunmalarından geliyor.