Yakın zaman önce açıklanan OECD PISA 2022 sonuçlarının eğitim sistemimiz ve eğitimin çalışma hayatına etkisi açısından ele alınmasını amaçlayan, ‘Eğitime Bakış: PISA 2022 Sonuçlarının Ekonomik Kalkınma ve Geleceğin Çalışma Hayatı için Önemi’ konulu konferans 9 Ocak tarihinde TÜSİAD Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi.
OECD PISA 2022 sonuçlarına ait düşüncelerini paylaşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, ‘’Eğitim, ülkemizin ekonomik ve sosyal refahının itici gücü olarak bir numaralı gündem maddemiz. TÜSİAD olarak eğitimi, insan kaynağımızın niteliğini belirleyen temel unsur olarak görüyoruz. PISA’nın ölçtüğü matematik, fen ve okuma becerileri, aynı zamanda bireylerin ekonomik hayata katılımı için gerekli olan ve üretkenliği belirleyen beceriler. Bu bağlamda, PISA’dan gelen semptomları ciddiyetle ele almalıyız. Eğitimdeki atılım müfredat ile sınırlı değil. Öğrenci başına kamu harcamalarının OECD ortalamasına çekilmesi, erişilebilir erken çocukluk eğitiminin yaygınlaşması, kız çocukları başta olmak üzere okul terklerinin önlenmesi de bir o kadar kritik. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında olduğu gibi eğitimi, dezavantajlara rağmen koşulları eşitleyen bir kaldıraç olarak konumlamak gerekiyor’’ dedi.
Ardından kapsamlı bir sunum için konferansa online bağlanan OECD Eğitim ve Beceriler Biriminin Direktörü Andreas Schleicher, küresel çapta ve ülkemiz genelinde ortaya çıkan bulgulara ait değerlendirmeleri aktardı. Araştırma sonuçları doğrultusunda Türkiye’nin gösterdiği ilerlemeyi takdir ettiklerini belirtti.
Açılımı ‘’Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’’ olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler halinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma.
PISA’nın temel amacı, öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma becerisini ölçmek. Ayrıca gençleri daha iyi tanımak, onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini anlamak.
PISA’da zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; Matematik, Fen ve Okuma Becerileri ve aynı zamanda motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ve aile ortamları ile ilgili veriler toplanıyor.
PISA; Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) bir eğitim araştırmasıdır. Bu araştırma, OECD Eğitim Direktörlüğü’ne bağlı PISA Yönetim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Araştırmada kullanılan testler ve anketlerin geliştirilmesi, analizlerinin yapılması, uluslararası raporun hazırlanması süreçleri PISA Yönetim Kurulu gözetimindeki bir konsorsiyum tarafından yapılmaktadır.
PISA araştırması kapsamında geliştirilen başarı test ve anketleri, ülkemizde Nisan ayı içerisinde uygulamakta ve araştırmaya 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu Ortaokul Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Spor Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Çok Programlı Anadolu Lisesi olmak üzere tüm okullar katılabilir.
2000 yılında hayata geçirilen ve üçer yıllık dönemler halinde uygulanan PISA araştırmasına ülkemiz ilk kez 2003 yılında dahil oldu. OECD ülkesi olarak araştırmaya katılma amacımız, eğitim düzeyinin yükseltilmesi olarak özetlenebilir.
PISA 2022 sonuçlarına bakış
PISA 2022 sonuçlarına göre katılımcı ülkelerin matematik alanındaki ortalama puanları 336 ila 575 arasında. Bu alanda 81 ülkenin ortalama puanı 438 olarak belirlenmiş ve Türkiye’nin matematik alanındaki ortalama puanı 453 puanla ortalamanın üzerinde görünüyor.
Türkiye matematik alanında aralarında Yunanistan, Şili, Meksika, Kosta Rika ve Kolombiya olmak üzere 5 OECD ülkesinin olduğu toplam 42 ülkeden daha yüksek performans sergilemiştir.
PISA uygulamalarına katılan ülke sayısı 2015’ten itibaren artsa da Türkiye’nin fen alanında, tüm ülkeler ve OECD ülkeleri arasındaki sıralaması yükselme eğiliminde.
2022 sonuçlarına göre, Türkiye uygulamaya katılan 81 ülke arasında 34. sırada, 37 OECD ülkesi arasında 29. sırada yer alıyor.
PISA 2022 sonuçlarına göre katılımcı ülkelerin okuma becerileri alanındaki ortalama puanları 329 ila 543 puan arasında. Bu alanda 81 ülkenin ortalama puanı 435 ve 37 OECD ülkesinin ortalama puanı 476’dır. Türkiye’nin okuma becerileri alanındaki ortalama puanı 456 olarak katılımcı ülkeler ortalamasının biraz üzerindedir.
Okul türlerine göre yapılan analizlerde her üç alanda da fen lisesindeki öğrencilerin diğer okullara göre daha yüksek performans gösterdiği belirlenmiştir.
Bununla birlikte Anadolu liselerinde ve mesleki teknik Anadolu liselerine devam eden öğrencilerin ortalama performansları her üç alanda da düşüş göstermiştir.
Türkiye’deki öğrencilerin Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Durum (ESKD) indeksi OECD ülkelerine göre daha düşük seviyededir. 2022 sonuçlarına göre Türkiye’deki avantajlı ve dezavantajlı öğrenciler arasındaki performans farkı matematik alanında 82, fen alanında 74 ve okuma becerileri alanında 69 puandır.
PISA 2022 uygulamasında öğrenci anketinden elde edilen verilere göre;
· Türkiye’deki öğrencilerin çoğu okulda ve okul çevresinde kendisini güvende hissetmediğini ve yaklaşık her dört öğrenciden biri PISA uygulamasından önceki dört hafta içinde okulda güvenlik riskleri ile karşılaştığını bildirmiştir.
· Türkiye’de yaklaşık her on öğrenciden üçü okulda kendini yalnız, dışlanmış ve okula ait değilmiş gibi hissettiğini bildirmiştir. Genel olarak öğrencilerin okullarına aidiyet göstermedikleri belirlenmiştir.
· Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 67’si her gün ebeveynleriyle birlikte öğlen veya akşam yemeği yediğini bildirmiştir.
· Yaklaşık iki öğrenciden biri her gün ebeveynlerinin kendileriyle konuşarak zaman geçirdiğini ve okulda neler yaptıkları hakkında konuştuklarını bildirmiştir.
· Her on öğrenciden bir veya ikisi ebeveynleriyle bu deneyimleri hiç yaşamadığını aktarmıştır.
· Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 36’sı kendi kendine öğrenme konusunda oldukça hazırlıklı hissettiğini, yüzde 24’ü ise hiç hazırlıklı olmadığını bildirmiştir.
· OECD sonuçlarına göre, okullarda dijital cihazlarla geçirilen sürenin Türkiye’de henüz yeterli düzeyde olmadığı tespit edilmiştir.
· Öte yandan, öğrencilerin dijital cihazlardan kaynaklanan dikkat dağılması olduğu saptanmış; bununla birlikte, derslerde mobil telefonundan uzak olduğu için endişe duyan öğrenci yüzdesinin 70’lerde olduğu belirlenmiştir.
· Uzun süre okula devamsızlığın birinci nedeninin hastalık, ikinci nedeninin ise derslerde sıkılmaları olarak ortaya çıkmıştır.
2022 sonuçlarına küresel çapta bakıldığında, matematik okuryazarlık oranının 2018 yılından bu yana yüzde 15 puan düştüğü görülüyor. Bu durumun yalnızca pandemi kaynaklı olmadığı belirtiliyor. Eğitim personeli eksikliği, kaynak kullanımı, öğrenmenin eğlenceli ve günümüz şartlarına uyarlı olmaması gibi nedenler etkili olabiliyor.
Eğitim alanında dijital dünyanın performansından yararlanmanın önemi vurgulanıyor. Türkiye’de şehir ve kırsal alanlar arasında dijital cihazlar ve teknolojinin eşit erişiminin sağlanması gerektiği öneriliyor.
Son söz olarak, 2022 sonuçlarına göre en iyi performans gösteren ülkenin Singapur olduğu ve Asya ülkelerinin yükseliş trendinin dikkat çekici olduğunun altı önemle çiziliyor.