Yeni bir analiz ve haritalandırma çalışmasına göre, dünyanın en büyük 100 kentinin yarısı yüksek düzeyde su stresi yaşıyor. Bu kentlerin 38’i ise “son derece yüksek su stresi” bulunan bölgelerde yer alıyor. Pekin, Delhi, Los Angeles, New York ve Rio de Janeiro en ağır etkilenen metropoller arasında bulunuyor. Su stresi, kamusal kullanım ve sanayi için çekilen
Yeni bir analiz ve haritalandırma çalışmasına göre, dünyanın en büyük 100 kentinin yarısı yüksek düzeyde su stresi yaşıyor. Bu kentlerin 38’i ise “son derece yüksek su stresi” bulunan bölgelerde yer alıyor. Pekin, Delhi, Los Angeles, New York ve Rio de Janeiro en ağır etkilenen metropoller arasında bulunuyor.
Su stresi, kamusal kullanım ve sanayi için çekilen su miktarının mevcut kaynakları aşma noktasına yaklaşması anlamına geliyor. Uzmanlar, kötü su yönetimi ve iklim krizinin bu tabloyu daha da derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
University College London’daki bilim insanları tarafından derlenen ve NASA uydu verilerine dayanan ayrı bir çalışmada, son 20 yılda, Chennai, Tahran ve Zhengzhou gibi kentlerde belirgin bir kuraklaşma eğilimi görülürken; Tokyo, Lagos ve Kampala’da artan nemlenme eğilimi tespit edildi. Uzun vadeli kuraklaşma yaşayan bölgelerde yaklaşık 1,1 milyar insanın yaşadığı belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler, dünyanın bir “su iflası” durumuna girdiğini duyururken, uzmanlar özellikle hızla büyüyen kentlerin gelecekte ciddi su kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Hükümetler ve yerel yönetimler için daha etkin su yönetimi ve uzun vadeli planlama çağrıları giderek artıyor.
The World Bank Group’da alarm veriyor. Kuruma göre, küresel tatlı su rezervleri son 20 yılda keskin biçimde azaldı. Gezegen her yıl yaklaşık 324 milyar metreküp tatlı su kaybediyor; bu miktar, 280 milyon insanın ya Endonezya nüfusunun yıllık su ihtiyacını karşılamaya yetecek düzeyde. Bu kayıplar, bütün kıtalarda büyük nehir havzalarını etkiliyor.
İngiltere Çevre Ajansı’na göre, 2055 yılına kadar ülkede kamusal su talebini karşılamak için günde ek 5 milyar litre suya ihtiyaç duyulabilir. Bu miktar, hâlihazırda kamuya verilen günlük 14 milyar litrelik suyun üçte birinden fazlasına karşılık geliyor. Tarım ve enerji gibi diğer sektörlerin de günde yaklaşık 1 milyar litre ek suya ihtiyaç duyması bekleniyor.
Bu tablo, suyun yalnızca bir doğal kaynak değil, iyi yönetilmediği takdirde kentlerin geleceğini belirleyen stratejik bir unsur olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Kaynak:














