Ekvador’a bağlı Galápagos takımadalarındaki Floreana Adası’nda 150 yıl önce yok olan dev kaplumbağalar, başlatılan genetik restorasyon programı kapsamında yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. İlk etapta 158 genç kaplumbağa doğal yaşam alanına salındı. Bu adım, yaklaşık bir buçuk asır önce tamamen yok olan türün ekosisteme yeniden kazandırılması yolunda tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Ekvador’a bağlı Galápagos takımadalarında 19 Şubat’ta yaşanan tarihi günde, Galápagos National Park ekipleri 8 ila 13 yaşlarındaki 158 melez dev kaplumbağayı Floreana Adası’na taşıyarak doğaya bıraktı. Bu adım, yaklaşık 150 yıl önce adadan tamamen silinen türün geri dönüşü anlamına geliyor.
Uzmanlar, salımın mevsimin ilk yağmurlarına denk getirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu belirtiyor. Yağışlarla birlikte canlanan bitki örtüsü, genç kaplumbağalar için daha elverişli bir başlangıç sunuyor.
Santa Cruz Adası’ndaki üretim merkezinin direktörü Fredy Villalba, doğaya bırakılan bireylerin artık yeterince güçlü olduğunu belirterek, “Sıçan ve kedi gibi istilacı türlere karşı kendilerini savunabilecek durumdalar” dedi. Floreana’ya gönderilen kaplumbağaların, genetik açıdan en güçlü soya sahip bireyler arasından seçildiği ifade edildi.
Genetik hafıza yeniden canlanıyor
Projede hedef, toplam 700 kaplumbağayı kademeli olarak adaya kazandırmak. Doğaya bırakılan gençlerin, 150 yıl önce nesli tükenen Chelonoidis niger türünün genetik özelliklerinin yüzde 40 ila 80’ini taşıdığı belirtiliyor.
Melez bireylerin soyu, Wolf Volcano bölgesine kadar uzanıyor. Bilim insanlarını hâlâ şaşırtan bu genetik iz, güçlü bireylerin seçilmesiyle yürütülen üretim programı sayesinde zamanla Floreana’ya özgü türün genetik saflığının yeniden güçlendirilmesini hedefliyor.
İki yüzyıl önce Floreana’da yaklaşık 20 bin dev kaplumbağa yaşıyordu. Ancak balina avcılığı, büyük bir yangın ve yoğun insan sömürüsü türün adadan tamamen silinmesine yol açtı. O tarihten bu yana da, ekosistemin en önemli mimarlarından biri kaybedildi.
Dev kaplumbağalar yalnızca bir tür değil; bitki örtüsünü şekillendiren, tohumları yayan ve habitatın dengesini koruyan “ekosistem mühendisleri” olarak tanımlanıyor.
Zorlu ama umut dolu bir başlangıç
Yaklaşık 173 kilometrekarelik volkanik bir ada olan Floreana, Pasifik Okyanusu’nda ana karaya yaklaşık 1.000 kilometre uzaklıkta yer alıyor.
Yeniden doğaya bırakılan kaplumbağalar, adada yaşayan yaklaşık 200 kişilik insan nüfusunun yanı sıra flamingolar, iguanalar, penguenler, martılar ve şahinlerle aynı habitatı paylaşacak. Ancak karşılarında ciddi tehditler de var: İnsan faaliyetleriyle adaya taşınan böğürtlen ve guava gibi istilacı bitkiler ile sıçan, kedi, domuz ve eşek gibi türler, yeni gelen kaplumbağalar için risk oluşturuyor.
Ada sakinlerinden Verónica Mora, projeyi “gerçekleşen bir hayal” olarak nitelendiriyor ve toplumun kaplumbağaların geri dönüşünden büyük gurur duyduğunu söylüyor.
Birleşmiş Milletler, 1978 yılında Galápagos takımladalarını Doğal Dünya Mirası ilan etmişti. Bu unvan, adaların dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan eşsiz kara ve deniz türlerine ev sahipliği yapması nedeniyle verildi.
Dev kaplumbağaların dönüşü, yalnızca bir türün yeniden ortaya çıkışı değil; insan kaynaklı kayıpların bilimsel çabayla telafi edilebileceğine dair güçlü bir umut mesajı olarak görülüyor.
Kaynak: