Birleşmiş Milletler İklim Şefi Simon Stiell, 12 Şubat tarihinde İstanbul’da COP31 öncesi düzenlenen başlangıç noktası toplantısına katılarak, açıklamalar yaptı. COP31 zirvesine dair gerçekleşen toplantıda konuşan Simon Stiell, iklim krizini hesaba katmayan ulusal güvenlik stratejilerinin ‘’tehlikeli derecede dar kapsamlı’’ olduğunu söyleyerek ülkeleri kıtlık ve çatışma tehdidi oluşturan ‘’yeni bir dünya düzensizliğine’’ açık bırakacağı konusunda uyarıda bulundu.
Birleşmiş Milletler İklim Şefi Simon Stiell, 12 Şubat tarihinde İstanbul’da COP31 öncesi düzenlenen başlangıç noktası toplantısına katılarak, açıklamalar yaptı.
COP31 zirvesine dair gerçekleşen toplantıda konuşan Simon Stiell, iklim krizini hesaba katmayan ulusal güvenlik stratejilerinin ‘’tehlikeli derecede dar kapsamlı’’ olduğunu söyleyerek ülkeleri kıtlık ve çatışma tehdidi oluşturan ‘’yeni bir dünya düzensizliğine’’ açık bırakacağı konusunda uyarıda bulundu.
Küresel istikrarsızlık dönemi olarak nitelendirdiği mevcut ortamda uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Stiell, ‘’İklim eylemi, istikrarsız bir dünyada istikrar sağlayabilir’’ dedi.
Ortaklıklar, finansman ve ekonomiler ile toplumlar genelinde hızlandırılmış uygulamalar yoluyla somut sonuçların hayata geçirilmesine odaklanan yeni bir “uygulama dönemine” geçilmesi gerektiğini vurguladı.
COP31’in iklim iş birliği açısından kritik bir dönemde gerçekleşeceğini belirten Stiell, iklim eyleminin enerji güvenliği, ekonomik dayanıklılık ve uzun vadeli istikrara katkı sağlayabileceğini ifade etti.
İstanbul’daki toplantıda COP31’in “eylem gündemi” de ele alındı. İlk taslakta, COP30’da ayrıntılı olarak ele alınan fosil yakıtlardan aşamalı olarak çıkışa yönelik herhangi bir maddenin yer almaması dikkat çekti.
14 eylem maddesi arasında listenin başında ‘’sıfır atık’’ hedefi yer alıyor ve çöplük alanları gibi atıklardan kaynaklanan metan gazının hızla azaltılmasını öngörüyor. Öte yandan bu madde, çok daha fazla metanın petrol ve gaz çıkarımından ve hayvancılıktan kaynaklandığı gerçeğini gölgeliyor. Listenin ikinci maddesi büyük bir turizm sektörüne sahip Türkiye için önemli bir konu olan ‘’turizm ve kültürel miras’’.
Eylem gündemi, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen yıllık “taraflar konferansı” toplantılarının önemli bir parçasını oluşturuyor.
350.org’un Siyasi Strateji Başkanı Andreas Sieber, “14 öncelik ve yaklaşık 50 alt öncelik oluşturulmuş ancak küresel ısınmanın yaklaşık dörtte üçünün kaynağı olan fosil yakıtlara dair tek bir açık referans bile yok. Bu durum, özellikle 80’den fazla ülkenin fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bir yol haritasını desteklemesinin ardından, gözden kaçırmadan ziyade kasıtlı bir ihmal gibi görünüyor” dedi.
COP31 zirvesinin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenmesi planlanıyor. Zirve, Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerin uygulanmasını ilerletmek ve küresel iklim eylemini güçlendirmek amacıyla hükümetleri, uluslararası kuruluşları, iş dünyasını ve sivil toplumu bir araya getirecek.
















