Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
COP30 BM İklim Konferansı hakkında bilinmesi gerekenler 5 kritik nokta

Dünyayı iklim değişikliğinin şiddetli etkilerinden kurtarmak için her yıl düzenlenen konferanslara yaklaşık 200 ülke katılıyor. Bu yılki iklim müzakereleri Brezilya’nın yağmur ormanları şehri Belem’de 10-21 Kasım tarihleri arasında yapılıyor.

COP, yani “Taraflar Konferansı”, çok taraflı anlaşmaları yöneten karar alma organlarının genel adı. Kamuoyunda ise başta iklim değişikliği olmak üzere tüm ülkelerin bir araya geldiği BM İklim Zirvesi ile biliniyor.

COP30, ilk küresel iklim anlaşmasının kabul edildiği 1992 Rio Zirvesi’nden 33, Paris Anlaşması’ndan ise 10 yıl sonra yine Brezilya’da, Belém kentinde düzenleniyor. Ülkeler, iklim eylemlerinde gelinen noktayı değerlendirecek ve yol haritasının bir sonraki aşamasını şekillendirecek. Gözler bir kez daha Brezilya’da.

İşte COP hakkında bilinmesi gereken 5 kritik nokta:

1- COP, küresel iklim eyleminin bel kemiğidir

İklim krizi tüm dünyanın ortak sorunuyken çözüm de küresel iş birliği gerektiriyor. Bu nedenle BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamındaki 198 ülke, her yıl COP’ta bir araya geliyor; ilerlemeyi değerlendiriyor ve yeni ortak hedefleri karara bağlıyor.

Ev sahibi ülkenin başkanlığı, gündem belirleme ve müzakerelere yön verme açısından belirleyici oluyor. Bu yıl Belém’de:

  • Ormanların korunması
  • İklim finansmanı
  • Kırılgan bölgelerin desteklenmesi

gibi konuların öne çıkması bekleniyor.

2- COP, 30 yıldır somut sonuçlar üretiyor

COP süreci 1992 Rio Zirvesi ile başladı. Devletler ilk kez sera gazı salımlarının sınırlandırılması ve sürdürülebilir kalkınma konusunda ortak irade ortaya koydu.

1995 Berlin’den bu yana her yıl düzenlenen COP’larda kararlar oybirliğiyle alınıyor. Bu sayede gelişmekte olan ülkelerin çıkarları da korunuyor.

Öne çıkan dönüm noktaları:

  • 1997 Kyoto Protokolü: Sanayileşmiş ülkelere ilk yasal emisyon azaltım yükümlülükleri
  • 2015 Paris Anlaşması: Küresel ısınmayı 2°C’nin oldukça altında, mümkünse 1,5°C ile sınırlandırma hedefi

Sonuç: Temiz enerji yatırımları artıyor, ulusal yasalar dönüşüyor, direnci güçlü ekonomiler inşa ediliyor. COP, karmaşık müzakerelere rağmen tek küresel iklim karar platformu olmayı sürdürüyor.

3- Paris Anlaşması COP21’de doğdu — ve etkisini gösteriyor

Paris Anlaşması, tüm ülkelerin hukuken bağlayıcı bir şekilde 1,5–2°C hedefi için çalışmasını zorunlu kıldı. Ancak:

  • Bilim insanları sıcaklık artışının 1,5°C sınırını aşabileceği uyarısında bulunuyor.
  • Mevcut taahhütler hedefleri tutturmak için yetersiz.

Her ülke 5 yılda bir Ulusal Katkı Beyanı (NDC) sunmak zorunda. Bu yıl yeni NDC’lerin açıklanması gerekiyor. AB, COP30 öncesi 2035’e kadar salımları %66,25–%72,5 azaltma hedefini sundu.

UNEP’in son raporu, mevcut politikalarla 2100’de ısınmanın yaklaşık 2,3–2,5°C seviyesine düşme ihtimalini gösteriyor. İlerleme var ama yeterli değil.

4- COP sürecinin merkezinde adalet var

İklim krizi herkesi eşit etkilemiyor: Bazıları daha çok zarar görüyor, bazıları ise çözüm için daha fazla kaynağa sahip.

Bu nedenle uluslararası iklim hukukunun temel ilkesi:
“Ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar”

COP29’da gelişmiş ülkeler, iklim finansmanının yıllık 100 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkarılması konusunda uzlaştı.

Hedef:

  • 2035’e kadar kamu ve özel sektörle birlikte yıllık 1,3 trilyon dolar finansman

AB, üye ülkeleri ve Avrupa Yatırım Bankası ile birlikte dünyanın en büyük iklim finansmanı sağlayıcısı olmaya devam ediyor.

5- Avrupa, COP’ta küresel iklim liderliğini güçlendirmek istiyor

AB, COP30’a dünyanın iklim konusunda en iddialı aktörlerinden biri olarak gidiyor. Emisyonlarını 1990’a göre %37’den fazla azalttı; buna karşın ekonomisi %71 büyüdü. 2040 için ise %90 azaltım hedefi benimsendi.

AB, 2030’da %55 azaltım hedefine ulaşma ve 2050’de iklim nötr ilk kıta olma yolunda kararlı adımlar atıyor.

AB, COP28’de Dubai’de küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 3 katına, enerji verimliliği artış hızının ise 2 katına çıkarılması anlaşmasının mimarlarından biri oldu.

AB’nin başarısının merkezinde Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) yer alıyor. 2005’ten bu yana sanayi ve enerji üretimi için bir emisyon üst sınırı uygulanıyor ve şirketler bu sınır içinde karbon izinleri alıp satabiliyor. Bu sistem hem güçlü bir emisyon azaltım motivasyonu yaratıyor hem de temiz teknoloji yatırımlarını finanse ediyor.

COP: Küresel iklim eylemi için büyük fırsat

COP, uluslararası iklim diplomasisinin kalbi. Rio’dan Kyoto’ya, Paris’ten bugünlere uzanan 30 yılda atılan her büyük iklim adımı burada doğdu.

Yeşil dönüşüm kimi zaman baskı altında olsa da, iklim krizi giderek ağırlaşıyor. Bu nedenle Belém’deki COP30, dünya için kritik bir eşik: Yolu terk etmek yerine, daha cesur ilerleme zamanı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ‘’Bu COP, iklim eylemini hızlandıracak bir on yılı başlatmalı’’ diyerek son noktayı koydu.

Kaynak:

https://l24.im/MwqD