Bu yıl 11-22 Kasım tarihleri arasında Azerbeycan’da düzenlenen BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı iki günlük uzatmanın ardından sona erdi.
Finans COP’u olarak aldandırılan konferansın iki önemli çıktısı oldu:
· Gelişmekte olan ülkelere gelişmiş ülkeler tarafından aktarılacak iklim finansmanının daha önce belirlenen yıllık 100 milyar ABD dolarından 300 milyar ABD dolarına çıkarılması ve 2035 yılına kadar gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanı için 1,3 trilyon ABD doları tutarında kaynak ayrılması.
· COP21’de imzalanan Paris Anlaşmasının karbon piyasaları ile ilgili düzenlemeleri içeren Article 6’nın karara bağlanarak, karbon piyasalarına 2050’ye kadar 1 trilyon ABD doları kaynak aktarılması yolunun açılması.
Bakü’deki COP29 zirvesine katılan ülkeler, yoksul ulusların iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için yıllık 300 milyar dolarlık küresel finans hedefini kabul etmelerine rağmen, yardım alacak ülkeler anlaşmayı yetersiz bularak eleştirdi.
Özellikle bazı gelişmekte olan ülke delegeleri daha fazlasını yapmadıkları için zengin ülkelere karşı sert dil kullandı ve ev sahibi Azerbaycan’ı tartışmalı planı aceleye getirdiği için eleştirdi.
Bu yıl 195 ülkeden yaklaşık 67 bin kişinin ve 80 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı COP29, en yüksek katılımlı ikinci COP olarak tarihe geçti. Türkiye, Azerbaycan ve Brezilya’nın ardından yaklaşık 1900 kişiyle üçüncü en büyük delegasyon oldu.
Birleşmiş Milletler iklim şefi Simon Stiell, “Zor bir yolculuktu ama bir anlaşmaya vardık. Bu anlaşma temiz enerji patlamasının büyümesini sağlayacak ve milyarlarca hayatı koruyacak. Ancak herhangi bir sigorta poliçesi gibi bu da yalnızca primlerin tam olarak ve zamanında ödenmesi durumunda işe yarar” dedi.