Çikolata 2050’ye kadar tarihe mi karışacak? 

Çikolata 2050’ye kadar tarihe mi karışacak? 

Kakao üretimindeki sert düşüş, çikolata endüstrisini varoluşsal bir krizle karşı karşıya bırakırken, bilim insanları çözümü iklime dayanıklı bitkilerde arıyor.Aşırı hava olayları küresel kakao tarlalarını tehdit ederken, çikolata adeta bir “iklim barometresi”ne dönüşmüş durumda.

Dünyanın en sevilen tatlarından biri olan çikolata, iklim değişikliğinin baskısı altında geleceğini sorguluyor. Uzmanlar, mevcut gidişatın sürmesi halinde 2050’ye kadar kakaosuz bir dünyayla karşılaşılabileceği uyarısında bulunuyor.

Dünyadaki kakao üretiminin yaklaşık yüzde 60’ı, Fildişi Sahili ve Gana başta olmak üzere Batı Afrika ülkelerinden geliyor. Bu bölgelerde sıcaklıklar ve bol yağış, kısa kurak dönemlerle dönüşümlü seyrediyor. Ancak son iki yılda kakao üretimi yüzde 40’a varan oranlarda geriledi. Bunun sonucu olarak çikolata fiyatları 1970’lerden bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi. Uzmanlar, bu gidişatın 2050’ye kadar “kakaosuz bir dünya”ya yol açabileceğini söylüyor.

Çikolatanın geleceğini karartan birçok etken var. Daha önce yasa dışı altın madenciliği, yaşlanan ağaçlar ve kakao kaçakçılığı gibi unsurlar gündeme gelmişti. Ancak araştırmalar, asıl sorunun yağış rejimindeki uç karşıtlıklar olduğunu gösteriyor.

Harvard Üniversitesi Salata İklim ve Sürdürülebilirlik Enstitüsü’ne göre kakao, her zaman hava koşullarına duyarlı bir ürün oldu. Ancak küresel ısınma, bu hassasiyeti daha da kırılgan hale getiriyor. 

Hava sıcaklığındaki her 1°C’lik artış, atmosferin yaklaşık yüzde 7 daha fazla nem tutabilmesine yol açıyor. Bu da daha yoğun ve yıkıcı yağışlar anlamına geliyor. 

Araştırmacılara göre, daha sıcak bir atmosfer daha fazla nem tutuyor ve bu da yağış uçlarını güçlendiriyor. Sonuç olarak su baskınları, toprak erozyonu ve mantar hastalıklarının yayılması için elverişli koşullar oluşuyor.

Bu tablo karşısında Singapur Ulusal Üniversitesi’nden (NUS) bilim insanları, çözümü iklim krizine daha dayanıklı bir bitkide buldu: Keçiboynuzu.

Akdeniz havzasında yetişen ve iklime son derece dayanıklı bir bitki olan keçiboynuzu, çok az suyla büyüyebiliyor ve uzun süreli kuraklıklara dayanabiliyor. 

Kavrulduğunda ise kakoyu andıran kendine özgü bir aroma ortaya çıkaran keçiboynuzu, son yıllarda kakao için umut vadeden bir alternatif olarak öne çıkıyor. 

Ancak bugüne kadar elde edilen tat, çikolata tutkunlarını tam anlamıyla memnun etmeye yetmemişti. Bu eksikliği gidermeyi hedefleyen ekip, bitkinin lezzet profilini değiştirmek için iki farklı yöntem geliştirdi. Enzimler aracılığıyla acılık artırıldı ve tatlılık daha belirgin hale getirildi. Böylece çikolataya çok daha yakın ve dengeli bir lezzet ortaya çıktı.

Keçiboynuzunun lezzet profilinin iyileştirilmesi, çikolata barlarından kakao tozlarına, malt içeceklerden diğer kakao bazlı ürünlere kadar geniş bir yelpazede kullanılmasının önünü açabilir. Bilim insanları, bu yaklaşımın benimsenmesi halinde çikolata endüstrisinin kakaoya bağımlılığını önemli ölçüde azaltabileceğini vurguluyor.

Bu da yalnızca maliyet baskısını hafifletmekle kalmayacak; aynı zamanda tedarik zincirlerini iklim değişikliği ve tarımsal hastalıklara karşı daha dayanıklı hale getirecek.

Araştırmanın ilk yazarı Manfred Ku, çalışmanın amacını şu sözlerle özetliyor:
“Bu araştırma, kakaonun tadını birebir kopyalamaktan ibaret değil. Amacımız, çikolata benzeri ürünlerde kullanılan hammaddeleri çeşitlendirmek. Keçiboynuzu gibi iklime dayanıklı ürünler sayesinde sektörün çevresel zorluklara uyum sağlamasına katkı sunarken, tüketicilere de keyifle tüketecekleri alternatifler sunabiliriz.”

Kaynak:

https://www.euronews.com/green/2025/12/24/chocolate-could-disappear-by-2050-could-this-climate-resistant-alternative-take-its-place?utm_source=newsletter&utm_campaign=green_newsletter&utm_medium=referral&insEmail=1&insNltCmpId=257&insNltSldt=10080&insPnName=euronewsfr&ins_iid=ODcyZDZlMmItN2ZmYS00YzkyLWFjMTItMzNhODkxOTM0ZTRj&isIns=1&isInsNltCmp=1

Posts Carousel

En Son Makaleler

Videolar