TEMA Vakfı ve Datassist iş birliğiyle Çanakkale Ezine’de hayata geçirilen ‘’Zeytinlik Alanlarda Yeşil Gübreleme: Çanakkale Ezine Örneği Projesi’’, iklim değişikliği ve kuraklığın zeytinlikler üzerindeki etkilerine karşı doğa temelli bir çözüm örneği sunuyor.
Geçtiğimiz Ekim ayında Çanakkale’nin Ezine ilçesinde başlatılan proje kapsamında, zeytin bahçelerinde toprağı korumak ve sağlığını iyileştirmek amacıyla yeşil gübreleme uygulamaları yapılıyor. Zeytin tarımının en yoğun olduğu bölgelerden biri olan Ezine’de hayata geçirilen bu uygulamalarla toprağın su tutma kapasitesinin artırılması ve bahçelerin kuraklığa daha dirençli hale getirilmesi hedefleniyor.
İklim değişikliği nedeniyle azalan yağışlar karşısında kuru tarım yapılan yerlerde toprağın su depolama kapasitesinin artırılması hayati önem taşıyor.
Toprağın organik maddesi bu noktada önemli çünkü sünger gibi davranarak suyun toprakta tutulmasını sağlıyor. Toprağın yapısını iyileştiriyor, erozyona karşı direncini artırıyor.
Projede uygulanan yeşil gübreleme yöntemi kapsamında yetiştirilen örgü bitkileri, köklerinde bulunan azot bağlayıcı bakteriler sayesinde havadaki serbest azotu toprağa kazandırıyor. Aynı zamanda toprağın derinliklerinden aldıkları besin maddeleriyle üst toprağın zenginleşmesine katkı sağlıyor.
Yeşil gübreleme yöntemi toprağı zenginleştirmenin yanı sıra hayvancılık için yem üretimine katkı sağlıyor. Bitkiler hayvan yemi olarak kullanılırken, hayvan gübresi de yeniden toprağa karışarak üretimi destekliyor. Böylece yalnızca zeytinlikleri değil, hayvancılığı da besleyen bir döngü kurulmuş oluyor.
Zeytin üretimi ile hayvancılığın birlikte yürütüldüğü Ezine’de proje kapsamında 7 köyde toplam 60 dekar alanda örnek bahçeler oluşturuldu. Bu alanlarda gerçekleştirilen uygulamaların, düzenlenecek eğitimler ve “bahçe günleri” ile üreticilere aktarılması ve yöntemin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Cumhuriyet gazetesine konuşan Datassist Kurucu Ortağı Ayşe Nazmiye Uça, “‘Acaba ben Çanakkale için ne yapabilirim?’ diye düşündüm. TEMA Vakfı’na gidip ‘Acaba birlikte ne yapabiliriz?’ diye sordum ve bu yeşil gübreleme projesi başladı. Genelde güne kötü haberlerle uyanıyoruz. Aslında güzel şeyler de oluyor, insanımız güzel şeyler de yapıyor. Onun için ben de güzel bir şey yapayım istedim. Bu uzun soluklu bir proje, 3 yıl sürecek. 3 yıl boyunca çiftçinin burada bir vizyon kazanması ve kimyasal olmayan bir yolla hem hayvancılığa hem toprağın azot seviyesine ve su tutma seviyesine katkı sağlaması harika bir şey” ifadelerini kullandı.
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Öncelikle bilgiyi yaymak ve farkındalık yaratmak çok önemli. Burada da aslına bakarsanız onu yapmaya çalışıyoruz. Etraftaki çiftçilerin de buna ilgi duyup, gelecek yıllarda onların da kendi bahçelerinde yeşil gübreleme yapmasını önemsiyoruz. Çünkü iklim değişikliğiyle beraber gezegen başka bir safhaya geçti. Özellikle ülkemiz bu işten en negatif etkilenecek Akdeniz iklim kuşağının içinde yer alıyor. Her düşen suyun düştüğü yerde tutulması gerekiyor. Bunun için de organik maddenin yükseltilmesi lazım. Yani bütün yapmaya çalıştığımız aslında toprağın kendi sistemini çalıştırmak” dedi.