Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
BM: Küresel su krizinin en ağır yükü kadınların omuzlarında

UNESCO raporuna göre suya erişim ve hijyen eksikliği, kadınların sağlığını, eğitimini ve ekonomik fırsatlarını ciddi biçimde etkiliyor.

Birleşmiş Milletler (BM), 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yayımladığı raporda yaşanan su kıtlığı ve sanitasyon eksikliğinin en ağır etkilerinin kadınlar ve kız çocukları üzerinde görüldüğünü açıkladı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu durumun sosyal ve ekonomik kalkınmayı yavaşlattığına dikkat çekildi. 

Gelişmekte olan ülkelerde, şebeke suyuna erişimi olmayan kırsal hanelerin yüzde 70’inden fazlasında su toplama görevini kadınlar üstleniyor. Küresel ölçekte kadınlar ve kız çocukları her gün toplam 250 milyon saatlerini su taşımak için harcıyor.

BM tarafından yayımlanan son rapor, iklim krizinin bu eşitsizliği daha da derinleştirdiğini ortaya koydu. Sıcaklıkların 1 derece artması, kadınların hane reisi olduğu ailelerde gelirlerin erkeklere kıyasla yüzde 34 daha fazla düşmesine neden olurken, kadınların haftalık çalışma süresini de ortalama 55 dakika artırıyor.

UNESCO Genel Direktörü Khaled El-Enany, kadınların su yönetimine katılımının sürdürülebilir kalkınma için kritik olduğunu belirterek, “Kadınların suya eşit erişimi sağlandığında, bundan tüm toplum fayda görür ” dedi.

Dünya Su Kalkınma Raporu, kadınlara ilişkin verilerin yetersizliğine dikkat çekti. Pek çok ülke ve uluslararası kurumun cinsiyete göre ayrıştırılmış veri toplamadığı ifade edilirken, mevcut bulgular kadınların suya erişimde ciddi dezavantajlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu Başkanı ve BM-Su Başkanı Alvaro Lario, suyun toplumun ortak kaynağı olarak kadınlar ve erkekler tarafından birlikte yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Yetersiz sanitasyon da kadınları orantısız şekilde etkiliyor. 2016-2022 yılları arasında yapılan bir araştırmaya göre, düşük gelirli 40 ülkede yaklaşık 10 milyon ergen kız çocuğu, tuvalet eksikliği nedeniyle okul, iş veya sosyal etkinlikleri kaçırdı. 2024 verilerine göre ise dünya genelinde 2,1 milyardan fazla insan güvenli içme suyuna, 3,4 milyar insan ise güvenli sanitasyon hizmetlerine erişemiyor.

Kadınlar ayrıca tarımsal arazilere bağlı su hakları konusunda alınan kararlarda yeterince temsil edilmiyor. Birçok ülkede mülkiyet haklarında ayrımcılığa uğrayan kadınlar, erkeklerin sahip olduğu toprak miktarının yalnızca yarısına sahip.

Su ve hijyen yardım kuruluşu WaterAid’in halk sağlığı politikaları direktörü Helen Hamilton, sağlık merkezlerinde temiz su ve sanitasyon eksikliğinin doğum sırasında kadın ölümlerine yol açtığını, ayrıca su taşımak için uzun mesafeler yürümek zorunda kalan kadınların cinsiyete dayalı şiddet riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. 

Hamilton, “Bugünkü rapor açık bir adaletsizliği ortaya koyuyor: Küresel su krizinin en ağır yükünü kadınlar ve kız çocukları taşıyor. Temiz su, güvenli tuvaletler ve hijyen bir lüks değil; sağlık, eğitim ve ekonomik fırsatların temelidir” dedi.

Öte yandan rapor, kadınların güçlendirilmesinin tüm toplumu olumlu etkilediği örnekleri de ortaya koyuyor. World Vision tarafından Kenya’nın kırsal Rumate bölgesinde açılan bir su kuyusu, kadınların günde saatler süren su taşıma yükünü ortadan kaldırdı. Kadınların, sürece aktif katılımıyla kurulan su komiteleri ve tasarruf grupları sayesinde küçük işletmeler ortaya çıktı; çocukların sağlığı iyileşti ve anneler ailelerine daha fazla zaman ayırabildi.

Kaynak:

https://ablink.editorial.theguardian.com/