Barcelona, Avrupa’nın ilk “Küçük Perakende Başkenti” olarak seçildi. Bu unvan, yıllara yayılan bilinçli kamu politikalarının ve küçük esnafı kent yaşamının temel taşı olarak konumlandıran stratejik yaklaşımın sonucu olarak ortaya çıktı. Barselona’nın küçük perakende sektörü, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 13,2’sini oluşturuyor ve 152 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor. Zemin kattaki ticari alanların yüzde 90’ından fazlası
Barcelona, Avrupa’nın ilk “Küçük Perakende Başkenti” olarak seçildi. Bu unvan, yıllara yayılan bilinçli kamu politikalarının ve küçük esnafı kent yaşamının temel taşı olarak konumlandıran stratejik yaklaşımın sonucu olarak ortaya çıktı.
Barselona’nın küçük perakende sektörü, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 13,2’sini oluşturuyor ve 152 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor. Zemin kattaki ticari alanların yüzde 90’ından fazlası dolu. Ancak Barcelona’yı farklı kılan, perakende ekosisteminin büyüklüğünden çok, arkasındaki çok katmanlı strateji. Kent yönetimi; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hareketlilik ve girişimcilik alanlarını kapsayan birbiriyle bağlantılı 40’tan fazla program yürütüyor.
Yerel yönetim dükkan satın alıyor
Bu programlar arasında en dikkat çekeni ise “Amunt Persianes” (Kepenkleri Kaldır) girişimi. Belediye, 17 milyon euroluk yatırımla boş durumdaki zemin kat dükkânları satın alıyor ve bunları yerel girişimcilere piyasa değerinin yüzde 30 ila 50 altında kiralıyor.
Yani kent yönetimi, ‘’nasıl olsa piyasa koşulları çözer’’ demiyor. Sokak seviyesindeki ticari alanları, parklar ve yollar gibi kamu altyapısının bir parçası olarak görüyor. Bu yaklaşımın amacı yalnızca ticaret değil, mahalle yaşamını, sosyal ve kültürel bağları, yerel kimliği korumak.
Avrupa Birliği destekli girişim kapsamında, küçük şehir kategorisinde Silandro (İtalya), orta ölçekli şehir kategorisinde ise Caldas da Rainha (Portekiz) aynı unvana değer görüldü.
“Avrupa Küçük Perakende Başkentleri” girişimi, kent politikalarında yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor: Küçük perakendeyi kamu yararı olarak tanımlamak.
Yıllar boyunca küçük mağazalar, e-ticaret ve dev zincir mağazalar karşısında kaybetmeye mahkum yapılar olarak görüldü ve romantik ama sürdürülemez bir model olarak düşünüldü.
Barcelona ise bu anlatıyı tersine çeviriyor. Bağımsız perakendeyi, istihdam yaratan, mahalle kimliğini güçlendiren ve sosyal dayanışmayı besleyen bir kentsel altyapı unsuru olarak kabul ediyor.
Bu yaklaşım, sürdürülebilirlikten dijitalleşmeye, girişimcilikten mobiliteye kadar 40’tan fazla entegre programla destekleniyor.
Kentler için yeni yol haritası
Barcelona’nın verdiği mesaj açık: Caddelerdeki canlanma, tek bir büyük markanın gelişiyle ya da ekonomik rüzgârın değişmesiyle sağlanmıyor. Her kapalı mağaza, doğru tasarlanmış bir kamu politikasıyla çözülebilecek bir tasarım sorunu ve planlama meselesi olarak ele alındığında dönüşüm mümkün oluyor.
Barcelona’nın attığı bu adım, küçük esnafın geleceğine dair Avrupa çapında yeni bir bakış açısının kapısını aralıyor. Küçük esnaf artık geçmişin nostaljik kalıntısı değil; geleceğin şehir stratejisinin merkezinde.
Kaynak:
















