Avrupa Çevre Ajansı (EEA), döngüsel ekonomi uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadelede güçlü bir araç olduğunu ortaya koydu.
Avrupa Çevre Ajansı’nın (EEA) yayımladığı kapsamlı değerlendirme, 2020–2025 döneminde yayımlanan 131 bilimsel çalışmayı analiz ederek döngüsel ekonominin iklim azaltım potansiyelini ortaya koydu. Çalışma, 2025 tarihli Clean Industrial Dealile 2020 tarihli Circular Economy Action Plan hedeflerine bilimsel dayanak sunmayı amaçlıyor.
Veriler, döngüsel ekonomi ile iklim azaltımı arasındaki bağa yönelik araştırmaların hızla arttığını gösteriyor. 2020’de 14 çalışma yayımlanırken, 2024’te bu sayı 34’e yükseldi. Çalışmaların çoğu Avrupa ve gelişmiş ülkeleri odağına alsa da, BRICS ülkeleri ve küresel ölçekli analizler de dikkat çekiyor.
Son beş yılda bu alanda yayımlanan araştırma sayısındaki artış dikkat çekici: 2020’de 14 olan yayın sayısı, 2024’te 34’e yükseldi. Bu tablo, döngüsel ekonomi ile iklim politikaları arasındaki bağın hem Avrupa’da hem de küresel ölçekte giderek güçlendiğini gösteriyor.
Sektörel etki: En yüksek potansiyel atık yönetiminde
Rapora göre döngüsel ekonomi önlemleri sektörlere göre farklı düzeylerde emisyon azaltımı sağlayabiliyor.
· Atık yönetimi: %52
· İnşaat ve binalar: %48
· Ulaştırma ve mobilite: %28
· Sanayi: %26
· Tarım: %24
Atık yönetiminde geri dönüşüm ve atık toplama sistemleri en etkili uygulamalar arasında öne çıkıyor. Ancak yüzdesel olarak en yüksek potansiyele sahip sektör her zaman toplam azaltımda ilk sırada yer almıyor.
Mutlak azaltımda tarım ve gıda sistemleri önde
Küresel ölçekte mutlak emisyon azaltımı (gigaton CO₂ eşdeğeri cinsinden) incelendiğinde tablo değişiyor.
- Tarım ve gıda sistemleri, 2050’ye kadar 7,3 Gt CO₂e azaltım potansiyeliyle en yüksek etkiyi sunuyor.
- İnşaat sektörü ise 6,8 Gt CO₂e’ye kadar düşüş sağlayabilir.
Özellikle beslenme alışkanlıklarında hayvansal ürünlerden bitki temelli diyetlere geçiş, tek başına yılda yaklaşık 6 Gt CO₂e azaltım potansiyeline sahip. Yenileyici tarım uygulamaları da ek katkı sağlıyor.
Döngüsel ekonomi, hammaddelerin çıkarılması ve işlenmesinden kaynaklanan emisyonları azaltarak etki yaratıyor. Bu aşama, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %55’inden sorumlu.
· Kullanım öncesi: Daha az malzeme gerektiren tasarım ve düşük karbonlu malzeme seçimi
· Kullanım aşaması: Ürün ömrünü uzatma, yeniden kullanım
· Kullanım sonrası: Geri dönüşüm ve atık azaltımı
Yaşam döngüsü perspektifinde en yüksek ortalama azaltım potansiyeli (%60) kullanım sonrası aşamada görülse de, tasarım ve talep taraflı önlemlerin henüz yeterince incelenmediği belirtiliyor.
Çalışmalar, teknik çözümler kadar davranış değişikliğine dayalı önlemlerin etkili olabileceğini ortaya koyuyor.
· Daha küçük yaşam alanları
· Paylaşımlı mobilite
· Sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları
· Diyet değişiklikleri
Bu önlemler, yalnızca teknolojik iyileştirmelere dayalı çözümlerden daha yüksek azaltım potansiyeli sunabiliyor.
Küresel malzeme kullanımının yaklaşık yarısı inşaat sektöründen geliyor. Bu nedenle:
· Düşük karbonlu yapı malzemeleri
· Modüler ve döngüsel tasarım
· Kişi başına düşen yaşam alanının azaltılması
· Biyobazlı malzemelerle karbon depolama
iklim azaltımı açısından kritik fırsatlar sunuyor.
.Sonuç: Potansiyel büyük ancak yöntemler farklı
EEA’nın değerlendirmesi, döngüsel ekonominin iklim nötrlüğüne ulaşma yolunda güçlü bir araç olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Ancak çalışmalar arasındaki metodolojik farklılıklar, tek ve kesin bir azaltım oranı belirlemeyi zorlaştırıyor.
Uzmanlara göre en büyük etki, şu unsurların birlikte uygulanmasıyla sağlanabilir:
· Yukarı akış (tasarım, malzeme seçimi) ve aşağı akış (geri dönüşüm) önlemlerin entegrasyonu
· Teknolojik yeniliklerin davranış değişikliğiyle desteklenmesi
· Politika araçlarının uyumlu ve şeffaf modelleme temeline dayanması
Mesaj net: Döngüsel ekonomi yalnızca atık yönetimi değil; üretimden tüketime uzanan bütüncül bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu dönüşümün, küresel emisyonları kayda değer ölçüde azaltma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.