Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Pfizer Türkiye’den Başak Güven, Dünya Sağlık Dostları Programıyla Güney Afrika’da: Empati, farkındalık, içsel yolculuk

Pfizer’in 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü yetkinlik temelli gönüllülük programı Dünya Sağlık Dostları kapsamında Güney Afrika’da mothers2mothers (m2m) kuruluşuyla çalışan Pfizer Türkiye İçerik ve Kanal Yöneticisi Başak Güven, sahada yaşadıklarını ve bu deneyimin iş yapış biçimine etkisini anlattı.

Pfizer’in çalışanlarının bilgi, deneyim ve yetkinliklerini toplumsal faydaya dönüştürmelerine fırsat sunan Dünya Sağlık Dostları programı, çalışanların uzmanlıklarını dünyanın dört bir yanına taşıyor. 20 yılı aşkın süredir devam eden program sayesinde Pfizerliler, sağlık sistemlerini güçlendirmek ve sağlık eşitsizliklerini azaltmak için çalışan küresel sivil toplum kuruluşlarında yaklaşık üç aylık dönemsel görevler üstleniyor. Projeler yüz yüze, çevrim içi ya da hibrit olarak yürütülebiliyor.

Programın bu yılki katılımcılarından biri Pfizer Türkiye Ticari Mükemmellik ve İnovasyon ekibinde İçerik ve Kanal Yöneticisi olarak görev yapan Başak Güven oldu. Güven, Kosta Rika ve Mısır’dan iki Pfizerli ekip arkadaşıyla birlikte, Güney Afrika’da HIV ile yaşayan annelere, çocuklara ve ailelerine destek veren mothers2mothers (m2m) kuruluşunun performans yönetimi süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağladı. Cape Town’daki merkez ekipten Mpumalanga eyaletindeki KaNyamazane kasabasına uzanan bu deneyimi Başak Güven ile konuştuk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

2014 yılında Pfizer’e katıldım ve şu anda Pfizer Türkiye Ticari Mükemmellik ve İnovasyon ekibinde İçerik ve Kanal Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Kariyerim boyunca satış, eğitim ve gelişim alanlarında farklı roller üstlendim. İnsanların gelişimini destekleyen projelerde yer almaktan büyük keyif alıyorum. Bu yıl da Dünya Sağlık Dostları programı sayesinde profesyonel deneyimimi toplumsal fayda yaratmak için kullanma fırsatı buldum.

Dünya Sağlık Dostları programı nedir, Pfizer’in toplumsal etki yaklaşımında nerede duruyor?

Pfizer’de toplumsal etki yaratmak, kurum kültürümüzün çok önemli bir parçası. Bunun temelini, global ölçekte hayata geçirdiğimiz çalışan odaklı gönüllülük ve toplumsal etki platformumuz Give Forward oluşturuyor. Bu platform, önem verdiğimiz toplumsal konulara zamanımızı ve yetkinliklerimizi aktarmamızı kolaylaştırırken bağış, eşleştirme ve gönüllü katılım süreçlerini sistematik bir yapıya oturtuyor. Bu sayede farklı sivil toplum kuruluşlarına destek olabiliyor, şirket tarafından eşleştirilen sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer alabiliyoruz.

Bu vizyonun en önemli ve heyecan verici global uygulamalarından biri de benim de parçası olduğum Dünya Sağlık Dostları programı. 20 yılı aşkın süredir devam eden bu inisiyatif, Pfizer çalışanlarını sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerdeki sivil toplum kuruluşlarıyla eşleştiren, yetkinlik temelli bir gönüllülük programı. Şirketimizin sponsorluğunda günlük iş sorumluluklarımıza ara vererek yaklaşık üç ay boyunca uzmanlığımızı ve bilgi birikimimizi ilgili STK’ların ihtiyaçları doğrultusunda kullanıyoruz. COVID-19 sonrası dönemde program, proje ihtiyaçlarına göre yüz yüze, hibrit ve tamamen sanal modellerle devam edecek şekilde yeniden yapılandırıldı. Böylece coğrafi kısıtlar olmaksızın küresel ölçekte toplumsal fayda projelerine katkı sunabiliyoruz.

Programa katılmaya nasıl karar verdiniz, seçim süreci nasıl ilerledi?

Dünya Sağlık Dostları programıyla Pfizer’deki ilk yıllarımda tanıştım. O dönemde programa katılan bir çalışma arkadaşımızın hikâyesi bana ilham vermişti. Pfizer’in gönüllülük fırsatlarının paylaşıldığı platformu uzun süredir takip ediyordum. Yetkinliklerimle örtüşen bu projeyi gördüğümde büyük bir heyecanla başvurdum. Yöneticimin desteğiyle tamamladığım sürecin sonunda, yaklaşık bir buçuk ay sonra kabul haberini aldım. Yıllar önce ilham aldığım bu deneyimi yaşamak benim için hem gurur verici hem de çok anlamlı bir gelişim yolculuğu oldu.

Güney Afrika’da hangi kurumla, hangi amaçla çalıştınız?

Program kapsamında temel paydaşımız mothers2mothers (m2m) organizasyonuydu. m2m, özellikle HIV ile yaşayan anneler, çocuklar ve ailelerine destek olmak amacıyla topluluk temelli sağlık hizmetleri sunan uluslararası bir sivil toplum kuruluşu. Temel amacımız, m2m’nin çalışmalarını daha da güçlendirebilecek alanları birlikte keşfetmekti. Proje boyunca m2m ekibiyle yakın iş birliği içinde çalışarak ihtiyaçlarını anlamaya ve organizasyonel etkiyi güçlendirecek öneriler geliştirmeye odaklandık.

Sahada nasıl bir çalışma yürüttünüz?

Sadece süreçleri incelemekle kalmadık, projenin farklı coğrafyalardaki dinamiklerini yerinde deneyimledik. Bir yandan Güney Afrika’nın güneybatı ucundaki Cape Town’da m2m merkez ekibiyle stratejik görüşmeler yaparken, diğer yandan ülkenin doğusundaki Mpumalanga eyaletine, Nelspruit (Mbombela)’ya bağlı KaNyamazane kasabasına giderek sahaya indik. KaNyamazane Community Health Centre’da mentor anneler ve saha ekipleriyle doğrudan görüşerek ihtiyacı farklı açılardan anlamaya çalıştık. Aynı konuyu hem stratejiyi oluşturan merkez ekiplerinden hem de sahada hayata geçiren kişilerden dinlemek çok değerliydi. Bu sayede ihtiyaçları daha doğru okuyabildik ve önerilerimizi gerçek ihtiyaçlar üzerine şekillendirdik.

Projedeki rolünüz neydi?

m2m’nin performans yönetimi süreçlerinin geliştirilmesine yönelik bir projede görev aldım. Kosta Rika ve Mısır’dan iki Pfizerli ekip arkadaşımla birlikte mevcut uygulamaları değerlendirerek gelişim alanlarını belirledik ve organizasyonel etkiyi güçlendirmeye yönelik öneriler geliştirdik. Eğitim ve gelişim alanındaki deneyimimle, performans yönetimi süreçlerinin değerlendirilmesine ve çalışan gelişimini destekleyecek çözüm önerilerinin oluşturulmasına katkı sağladım.

Farklı ülkelerden gönüllülerle ve yerel ekiplerle birlikte çalışmak nasıl bir dinamikti?

Bence en güzel tarafı, herkesin farklı geçmişlerden geliyor olmasına rağmen ortak bir amaç için çalışmasıydı. Bir tarafta yerel ekipler ve mentor anneler, diğer tarafta farklı ülkelerden gelen Pfizer gönüllüleri vardı. Sahada insanların ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek, onların deneyimlerinden öğrenmek ve birlikte çözüm üretmeye çalışmak benim için çok değerliydi. Bu süreç bana, en güçlü çözümlerin farklı perspektiflerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını bir kez daha gösterdi.

Sizi en çok zorlayan ve size yeni bir bakış açısı kazandıran anlar nelerdi?

Annelik duygusunu çok yeni yaşayan biri olarak, mentor annelerin hikâyelerini dinlemek benim için oldukça duygusal bir deneyimdi. Bazı anlarda duygularıma hâkim olmakta gerçekten zorlandım. Ama beni etkileyen sadece hikâyeler değildi; insanların enerjisi, gülümsemeleri ve birlikte vakit geçirmekten duydukları mutluluk da hafızamda yer etti. Güney Afrika’dan dönerken deneyimin yanı sıra insanlara ve hayata dair farklı bir bakış açısı da kazandığımı hissettim.

“İyi ki buradayım” dediğiniz o anı bizimle paylaşır mısınız?

KaNyamazane Kliniği ziyareti, bu deneyimin en unutulmaz anlarından biriydi. Mentor annelerin hikâyelerini ve yarattıkları etkiyi birinci ağızdan dinlemek çok etkileyiciydi. Özellikle insanların sadece HIV ile değil, aynı zamanda açlık ve temel ihtiyaçlara erişim gibi zorluklarla da mücadele ettiğini duymak bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Bu ziyaret, programın anlamını benim için çok daha somut hale getirdi.

Saha ziyaretinin ardından süreç nasıl devam etti?

Saha ziyareti, ihtiyaçların doğru anlaşılması açısından projenin en kritik aşamalarından biriydi. Mevcut durumu yerinde gözlemlemek ve paydaşlarla doğrudan etkileşim kurmak, ihtiyaçları farklı bir perspektiften değerlendirmemizi sağladı. Ziyaretin ardından ekip olarak bir araya gelerek öncelikli ihtiyaçlar üzerinde görüş birliğine vardık ve her birimiz kendi uzmanlık alanımız doğrultusunda çözüm önerileri geliştirdik. Birlikte geliştirdiğimiz önerilerin hayata geçiş sürecinde de erişilebilir olmaya ve destek vermeye devam ediyoruz.

Bu deneyim Pfizer Türkiye’deki iş yapış şeklinize ve hayata bakışınıza nasıl yansıdı?

Güney Afrika’daki bu deneyim bana farklı koşullarda yaşayan insanların gücünü, dayanıklılığını ve birbirlerine destek olma biçimlerini yakından görme fırsatı verdi. Bu süreç hem profesyonel bakış açımı genişletti hem de bireysel olarak empati yönümü ve insani tarafımı güçlendirdi. Bugün yaptığım işlerin insanlar üzerindeki gerçek etkisini daha fazla düşünerek hareket ettiğimi söyleyebilirim.

Bu deneyimi üç kelimeyle özetlemenizi istesek?

Empati, farkındalık, içsel yolculuk. Her ne kadar empati ve farkındalığımın yüksek olduğunu düşünsem de bu içsel yolculuk daha fazla derinleşmemi sağladı.

Pfizer ve mothers2mothers iş birliğinin küresel boyutu

Pfizer, Güney Afrika’da mothers2mothers (m2m) organizasyonu ile çok yönlü bir dayanışma yürütüyor. m2m, Pfizer çalışanlarının yetkinliklerini sahaya taşıdığı Dünya Sağlık Dostları programının bir paydaşı olmasının yanı sıra, The Pfizer Foundation (Pfizer Vakfı) tarafından yürütülen Global Health Innovation Grants (Küresel Sağlık İnovasyon Hibeleri) programı kapsamında da destekleniyor. m2m, bu hibe programı aracılığıyla özellikle Afrika genelinde anne ve çocukların temel aşılara erişimini artırmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.