Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Hazar Denizi’nde sular çekildikçe yeni adalar ortaya çıkıyor

Dünyanın en büyük kapalı su kütlesi Hazar Denizi’nde su seviyesi onlarca yıldır düşüyor. Bu durum Kazakistan kıyılarında yeni adaların ortaya çıkmasına yol açıyor.  Bilim insanları, özellikle sığ kuzey kesimlerinin Aral Gölü’ne benzer bir kuruma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Çevre aktivisti Daniyar Akimzhanov, son dört-beş yılda bölgede birkaç yeni ada gözlemlediklerini söylüyor. Bazıları yaklaşık bir kilometre uzunluğa ve 200-300 metre genişliğe ulaşıyor. Yeni oluşan kara parçaları yaban hayatının da yaşam alanına dönüşüyor; Akimzhanov adalardan birinde yaban domuzu gördüğünü, kurtların ise kışın buz üzerinden bu bölgelere ulaştığını aktarıyor.

Kazakistan Hazar Denizi Araştırma Enstitüsü, su seviyesindeki düşüşün yeni kara parçalarının ortaya çıkmasına devam edebileceğini, ancak bunların tamamının kalıcı adalara dönüşmeyeceğini belirtiyor.

Hazar Denizi’nin su seviyesi özellikle Kazakistan’ın sığ kuzey ve kuzeydoğu kesimlerinde hızla geriliyor. Kazakistan sektöründeki ölçümlere göre deniz seviyesi 1996’da -26,82 metre iken 2025’te -29,27 metreye düştü. 

Kuzeydoğu Hazar’ın ortalama derinliğinin yaklaşık altı metre olması, bölgeyi su kaybına karşı özellikle hassas hale getiriyor. Araştırma enstitüsüne göre, bu bölgedeki suyla kaplı alan 2000-2025 arasında yaklaşık 16 bin 384 kilometrekare azaldı.

Bilim insanları, Hazar’daki doğal su seviyesi dalgalanmalarının yeni olmadığını ancak son yıllardaki düşüşte iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin belirleyici olduğunu ifade ediyor.

Hazar foklarının yaşam alanı daralıyor

Denizin çekilmesi, yalnızca kıyı ekosistemlerini değil, Hazar’a özgü türleri de tehdit ediyor. Dünyanın başka hiçbir yerinde yaşamayan Hazar foklarının nüfusu, son yüzyılda yaklaşık 1 milyondan 100 bine geriledi.

Fokların dinlenmek ve yavrulamak için kullandığı izole adaların alanı da 1995’ten bu yana 15 kattan fazla küçüldü. Deniz çekildikçe bazı adalar ana karaya bağlanıyor ve fokların insan faaliyetlerinden uzak yaşam alanları ortadan kalkıyor.

Daha sıcak kışlar da buz örtüsünü incelterek yeni doğan fokların hayatta kalma şansını azaltıyor. Uzmanlara göre kuzeydoğu Hazar’dan batıya doğru hareket etmek zorunda kalan foklar, bu bölgelerde balıkçılık, deniz taşımacılığı, turizm ve petrol-gaz faaliyetleriyle daha fazla karşılaşıyor.

Hazar Denizi’nin geleceği ne olacak?

İklim projeksiyonları, Hazar Denizi’ndeki gerilemenin yüzyıl boyunca devam edebileceğine işaret ediyor. Araştırmacı Sifan Koriche’nin çalışmalarına göre, orta düzeyde bir iklim senaryosunda deniz seviyesi yüzyıl sonuna kadar 8 metreye kadar düşebilir. Beş metrelik bir düşüş ise kuzey Hazar’da yaklaşık 77 bin kilometrekarelik deniz tabanını açığa çıkarabilir.

Hazar’ın tamamının Aral Gölü benzeri bir kuruma sürecine girmesi beklenmiyor. Ancak denizin sığ kuzey kesiminin ciddi ölçekte kuraklaşabileceği konusunda uyarılar var. İnsan kaynaklı su kullanımının da bazı senaryolarda su seviyesindeki düşüşe 7 metreye kadar ek katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, su kaynaklarının daha iyi yönetilmesi, özellikle Volga Nehri’nin akışının izlenmesi ve Hazar’a kıyısı bulunan Kazakistan, Rusya, Azerbaycan, İran ve Türkmenistan arasında veri paylaşımının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bilim insanlarına göre Hazar Denizi’nin geleceği yalnızca iklim politikalarına değil, bölgedeki su kaynaklarının nasıl yönetileceğine de bağlı. Yeni adaların ortaya çıkması ise bu dönüşümün artık yalnızca uydu görüntülerinde değil, denizin yüzeyinde de görünür hale geldiğini gösteriyor.

Kaynak:

https://u33157014.ct.sendgrid.net/