Etiyopya’nın Berbere bölgesinde güneş enerjili sulama sistemleri, yıllardır yağışa bağımlı yaşayan çiftçilerin üretim biçimini değiştirdi. Artık yılda üç-dört kez hasat yapılabilirken, soğan ve biber gibi ürünlerden elde edilen gelir, bazı çiftçilerin geleneksel tarımdan bir yılda kazandığının 10 katına ulaşıyor.
Etiyopya’nın Oromia bölgesindeki Berbere, tarım için önemli bir su kaynağına sahip. Bale Dağları’nın eteklerinde bulunan bölge, yıl boyunca akan dört nehirle çevrili. Ancak nehirlerin yakınında yaşayan çiftçiler, tarlalarını sulamak için bu sudan yıllarca yararlanamadı.
Bölgedeki elektrik şebekesinin yetersiz olması, suyun nehirlerden tarlalara pompalanmasını zorlaştırıyordu. Benzin ve mazot ise hem pahalı hem de her zaman bulunabilir değildi. Bu nedenle çiftçiler yağışlara bağımlı kalıyor, düzensiz yağmurlar nedeniyle üretim ve gelirleri büyük ölçüde değişiyordu.
Çiftçilerin çoğu mısır ve Etiyopya’ya özgü bir tahıl olan teff yetiştiriyordu. Elde edilen ürünün büyük bölümü ailelerin kendi gıda ihtiyacını karşılamak için kullanılıyor, satılabilen miktar ise sınırlı kalıyordu. WRI’ın çiftçilerle yaptığı görüşmelere göre bir hanenin ürün satışlarından elde ettiği yıllık ortalama gelir yalnızca 207 dolar civarındaydı.
Benzinli pompalar çözüm olmadı
Birkaç yıl önce yerel bir sivil toplum kuruluşu, bölgedeki çiftçi gruplarına benzinle çalışan sulama pompaları sağlayarak soruna çözüm getirmeye çalıştı. Çiftçilere ayrıca sebze ve meyve yetiştiriciliği konusunda eğitim verildi ve ilk üretim için tohum desteği sağlandı.
Bu sistem sayesinde çiftçiler ilk kez yağış mevsiminin dışına çıkarak üretim yapabildi. Ancak çözüm uzun ömürlü olmadı.
Bir hektarlık alanın sulanması için kullanılan benzinli pompaların yıllık yakıt maliyeti 91 ila 203 dolar arasında değişiyordu. Berbere’de yakıtın düzenli bulunmaması, başka kentlerden taşınmasının maliyeti ve sık bakım gerektirmesi nedeniyle sistem birçok çiftçi için sürdürülebilir olmadı.
Güneş enerjisiyle yılda üç-dört hasat
Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve DanChurchAid (DCA), 2024’te Berbere’de tarımsal üretimi, çiftçi gelirlerini ve gıda güvenliğini artırabilecek çözümleri belirlemek amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttü. Çalışmanın sonucunda güneş enerjisiyle çalışan sulama sistemleri, benzinli pompalara kıyasla daha ekonomik ve sürdürülebilir bir seçenek olarak öne çıktı.
IKEA Foundation’ın desteğiyle iki köyde pilot proje başlatıldı. Gebe Keku ve Gora Hido’ya toplam 19 bin 200 dolarlık yatırımla iki güneş enerjili pompa kuruldu. Her biri 2,75 kilovat kapasiteye sahip pompalar toplam 14 hektarlık tarım arazisini suluyor ve 48 çiftçi hanesine hizmet veriyor.
Güneş enerjisiyle birlikte çiftçilerin üretim takvimi de değişti. Yağışları beklemek zorunda kalmayan çiftçiler artık yılda üç-dört kez hasat yapabiliyor. Üstelik mısır ve teff gibi temel ürünlerin yanında soğan, biber, domates ve lahana gibi pazarda daha yüksek gelir getiren ürünlere yöneliyor.
Güneş enerjili sulama yalnızca tarımsal üretimi artırmakla kalmıyor, çiftçilerin ekonomik imkanlarını da genişletiyor.
Çiftçiler elde ettikleri gelirin bir bölümünü yeni tohum ve tarımsal üretime yatırırken, bazıları hayvan satın alarak gelir kaynaklarını çeşitlendiriyor. Evlerini iyileştirmek, küçük işletmelere yatırım yapmak ve çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamak da ek gelirin kullanım alanları arasında.
Güneş enerjili pompaların ilk yatırım maliyeti, benzinli sistemlere kıyasla daha yüksek. Ancak kullanım ömrü ve işletme giderleri hesaba katıldığında tablo değişiyor.
Modelin yaygınlaşması finansmana bağlı
Pilot projenin sonuçları, güneş enerjili sulama sistemlerine yönelik bölgesel talebi de artırdı. WRI’ın görüştüğü komşu köylerdeki çiftçilerin yaklaşık yüzde 78’i güneş enerjisini kullanmak istediğini belirtti.
WRI’ın modellemelerine göre yeterli finansman sağlanması halinde sistemler her köyde 30 ila 142 hektar arasında alanı sulayabilecek kapasiteye ulaşabilir. Bu genişleme, bir bölgede 50 ila 260 çiftçiye doğrudan, çiftçilerin geniş aileleri de hesaba katıldığında 1.500 kişiye kadar dolaylı fayda sağlayabilir.
Ancak sistemlerin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel, yüksek başlangıç maliyeti. Bu nedenle WRI ve ortakları; banka kredileri, kullanım başına ödeme modelleri, sübvansiyonlar ve kooperatifler aracılığıyla finansmana erişimi kolaylaştıracak modeller üzerinde çalışıyor.
Berbere’deki pilot proje, güneş enerjisinin kırsal bölgelerde yalnızca temiz elektrik üretmenin ötesinde bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Suya erişimi mümkün kılan güneş enerjisi, daha fazla hasat, daha yüksek gelir ve daha güçlü gıda güvenliği arasında doğrudan bir bağlantı kuruyor.
Kaynak: