Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Kadınların sağlık ihtiyaçları sistemi yeniden şekillendiriyor

Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşamalarına rağmen yaşamlarının daha büyük bölümünü kötü sağlık koşullarında geçiriyor. Dünya Ekonomik Forumu ve McKinsey’e göre kadın sağlığındaki açığın kapatılması, 2040’a kadar küresel ekonomiye yılda en az 1 trilyon dolar kazandırabilir.

Sağlık sistemlerinde “değer odaklı bakım” yaklaşımının gündeme gelmesinin üzerinden 20 yıl geçti. Bu yaklaşım, sağlık hizmetlerinin sayısına değil, harcanan her dolar karşılığında elde edilen sağlık sonuçlarına odaklanıyor. Ancak aradan geçen zamana rağmen özellikle kadın sağlığında harcama ile elde edilen sonuçlar arasındaki fark kapanmış değil.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya, Birleşmiş Milletler’in sağlık alanındaki Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda belirlenen hedeflere ulaşma konusunda beklenen hızda ilerlemiyor. Anne ölümlerinin mevcut durumu, 2030 hedefinin yaklaşık üç katında seyrediyor. ABD’de sağlık harcamaları 2025’te 5,7 trilyon dolara ulaşarak ülke GSYH’sinin yüzde 18,4’ünü oluşturdu. 

Kadın sağlığındaki açığın ilk nedeni, ihtiyaç duyulan bakıma zamanında erişememek. Sağlık sigortasına sahip olmak, doğru sağlık hizmetine doğru zamanda ulaşabilmek anlamına gelmiyor.

Evrensel sağlık sistemine sahip İngiltere’de 550 binden fazla kadın jinekolojik bakım için bekliyor. ABD’de ise ilçelerin yaklaşık üçte biri “doğum hizmeti çölü” olarak tanımlanıyor. Bu durum 5,8 milyon kadının kapsamlı doğum hizmetlerine tam erişemediği anlamına geliyor.

Kadınların daha ileri yaşlarda çocuk sahibi olması da zamanında erişimi daha önemli hale getiriyor. OECD ülkelerinde kadınların doğum yaptığı ortalama yaş 31,1’e yükselmiş durumda. Bu nedenle doğurganlık hizmetleri kadar, gebelik öncesi ve sonrasını kapsayan bütüncül sağlık desteğine duyulan ihtiyaç da artıyor. 

Dünya Ekonomik Forumu ve McKinsey Health Institute’un hesaplamalarına göre kadınlar erkeklerden daha uzun yaşamasına rağmen yaşamlarının yüzde 25 daha büyük bölümünü kötü sağlık koşullarında geçiriyor. Bu farkın kapatılması, 2040’a kadar her yıl en az 1 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratabilir.

Kadın sağlığında üç değişim gerekiyor

1. Önce koruyucu sağlık

Risklerin erken fark edilmesi, doğru bilgilendirme ve zamanında yönlendirme sağlık sorunlarının ilerlemesini önleyebilir. Dünya Ekonomik Forumu ve McKinsey’nin 2026 tarihli raporuna göre erken koruyucu bakım, kadınların yılda 2,5 gün daha fazla sağlıklı yaşam sürmesini sağlayabilir; ABD’de 70 bin olumsuz tıbbi olayın önüne geçebilir ve yapılan her 1 dolarlık yatırım 3 ila 6 dolar arasında ekonomik geri dönüş sağlayabilir.

2. Sistemi sonuçlara göre tasarlamak

Bugünkü sağlık sistemlerinin önemli bir bölümü, sunulan hizmetlerin sayısını temel alan bir anlayışla işliyor. Oysa sağlık hizmetinin gerçek değeri, kaç muayene ya da işlem yapıldığından çok hastaların sağlık sonuçlarında yarattığı iyileşmeyle ölçülmeli. 

Kişiselleştirilmiş bakım ve doğru zamanda yapılan yönlendirme, hem sağlık sonuçlarını iyileştirebilir hem de gereksiz tedavilerin ve buna bağlı maliyetlerin azalmasını sağlayabilir.

3. Kadınları sağlık sisteminde yalnız bırakmamak

Sağlık hizmetlerine erişim yalnızca doktor randevusuyla sınırlı değil. Uygun uzmanı bulmak, sigorta kapsamını anlamak ve farklı sağlık kuruluşları arasında koordinasyon sağlamak da hastaların üstlenmek zorunda kaldığı önemli bir yük.

Progyny’nin araştırmasına göre her dört kadından üçü, sağlık sistemi içinde ihtiyaç duyduğu hizmetlere ulaşmaya çalışmanın günlük yaşamına ek stres getirdiğini belirtiyor.

Kadınların sağlık sisteminde kendi başlarına yol bulmalarını beklemek yerine, bu yükün bir bölümünün sağlık sistemi tarafından üstlenilmesi öneriliyor. Kalitesi ve deneyimi doğrulanmış uzmanlardan oluşan koordineli ağlar, kadınların gebelik öncesinden doğum sonrasına ve ilerleyen yaşam dönemlerine kadar daha bütüncül bir sağlık desteğine erişmesini sağlayabilir.

Kadın sağlığındaki sorunların etkisi yalnızca sağlık sistemiyle sınırlı kalmıyor. Kadınların sağlık durumu; aile yaşamını, çalışma hayatını ve ekonominin genelini doğrudan etkiliyor.

Kadın sağlığındaki açığı kapatmak, yalnızca sağlık harcamalarını artırmak anlamına gelmiyor. Asıl mesele, kaynakları hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi amacıyla seferber etmek değil; erken müdahaleye, doğru bakıma ve daha iyi sağlık sonuçlarına odaklayan bir sağlık sistem kurmak.

Dünya Ekonomik Forumu ve McKinsey’in hesaplamalarına göre kadın sağlığındaki iyileşmeler, 2040’a kadar küresel ekonomiye yılda en az 1 trilyon dolarlık katkı sağlayabilir.

Bu nedenle kadın sağlığına yapılan yatırımlar, kadınların daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesinin yanı sıra çalışma hayatına ve ekonomiye daha etkin katkı sunmalarına yol açabilir. 

Kaynak:

http://click.e.weforum.org/?qs=ABB7InYiOjEsImQiOjUwMTB9AAYAAAAABWs6_J6uQ8xD4uw1WVO70-OgVasjU9EXattL00OOIHPs6HdTay9_hmxVCNoy5NHzKTPhorQ-Ba8s_PeFEVJcsm5wPluMBdVROmw2gR4