San Francisco Uluslararası Havalimanı, yerel girişim Replate ile iş birliği yaparak gıda fazlasını çöpe göndermek yerine ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Bu yaklaşım, yalnızca gıda israfını azaltmayı değil, işletmelerin satın alma süreçlerini de iyileştirerek ekonomik kaybı önlemeyi hedefliyor.
San Francisco Uluslararası Havalimanı (SFO), gıda atığını azaltmak için yerel gıda kurtarma girişimi Replate ile iş birliği yapıyor. Havalimanındaki restoran, lounge ve yiyecek noktalarında ihtiyaç fazlası gıdalar, çöpe gitmek yerine ihtiyaç sahibi topluluklara ulaştırılıyor.
Modelin çıkış noktası basit: Gıda atığı yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ekonomik bir verimsizlik. Çöpe atılan her yiyeceğin üretiminde kullanılan su, enerji, arazi, emek ve ulaşım kaynakları da boşa gidiyor. Organik atıkların depolama sahalarına gönderilmesi ise metan salımı yoluyla iklim üzerindeki baskıyı artırıyor.
SFO’nun gıda kurtarma programı ilk olarak 2017’de başladı. Ancak gönüllüler kapsamına yürütülen faaliyetler operasyonel sorunlara yol açtı. Gönüllü bulunmadığında gıdalar bağış merkezlerinde gereğinden uzun süre bekliyordu.
Havalimanı, Mart 2022-Mart 2024 arasında daha küçük ölçekli bir pilot program yürüttü. 30’dan az yiyecek işletmesinin katıldığı bu süreçte yaklaşık 12,2 ton gıda kurtarıldı.
9 Mart 2026’da daha geniş kapsamlı olarak yeniden başlatılan programla, bugüne kadar yaklaşık 7,3 tondan fazla gıda kurtarıldı. Havalimanındaki 114 yiyecek işletmesinin yüzde 57’sinin programa aktif olarak katılımı sağlandı.
Yeni sistem, havalimanının güvenlik düzenine de uyarlanmış durumda. Yiyecek işletmelerinin yüzde 90’dan fazlası güvenlik kontrolünün arkasında bulunuyor. Önceki uygulamada çalışanların bağış merkezine ulaşmak için güvenli bölgeden çıkması ve yeniden güvenlik kontrolünden geçmesi gerekiyordu.
Bu nedenle SFO’da üçü güvenlik öncesinde, üçü güvenlik sonrasında olmak üzere altı gıda bağış merkezi oluşturuldu. Böylece çalışanların sisteme katılımı kolaylaştırıldı.
Amaç daha az gıda israf etmek
Bu modelin amacı daha fazla gıdayı sürekli olarak kurtarmak değil; işletmelerin neden fazla üretim yaptığını anlamasını, satın almayı doğru ölçekte gerçekleştirmesini ve hazırlanan gıdanın daha büyük bölümünü satmasını sağlamak.
Bu nedenle veri, sistemin önemli bir parçası.Veriler bu örüntüleri görünür hale getirdiğinde işletmeler de daha doğru kararlar alabiliyor.
Gıda kurtarma modeli, yalnızca gıda erişimini desteklemek ve emisyonları azaltmakla kalmıyor; yerel ekonomik faaliyet de yaratıyor. Replate, aralarında kâr amacı gütmeyen kuruluşların da bulunduğu teslimat ortaklarıyla çalışıyor ve lojistik hizmetleri için ödeme yapıyor. Böylece yerel kapasite güçlenirken yeşil ekonomiye bağlı yeni iş fırsatları da oluşuyor.
SFO’dan kurtarılan gıdanın bir bölümü San Francisco’daki Tiny Homes Village’a ulaştırılıyor. Buradaki birçok kişinin kendine ait odası olmasına rağmen mutfağı bulunmuyor. Bu nedenle havalimanından gelen paketli gıdalar, topluluğun ihtiyaçlarıyla doğrudan örtüşebiliyor.
“Bağış” tek başına çözüm değil
Replate’e göre gıda kurtarma sistemlerinin başarılı olabilmesi için yalnızca bağış yapmak yeterli değil. Güvenilir lojistik, gıda güvenliği standartları, sigorta, veri takibi ve hesap verebilirlik gerekiyor.
Ayrıca kurtarılan gıdanın ihtiyaçlarla örtüşmesi de önemli. İhtiyaçları dikkate almadan bir sivil toplum kuruluşuna büyük miktarda gıda göndermek, “bağış yığılması” sorununa yol açabiliyor.
SFO ve Replate iş birliği, gıda israfının doğru sistemler uygulandığında yeniden değerlendirilecek bir kaynak olabileceğini gösteriyor. Çöpe gidecek bir yemek, doğru altyapıyla hem ihtiyaç sahibi bir topluluğa ulaşabiliyor hem de işletmelerin verimliliğini artırabiliyor.
Kaynak:
https://www.weforum.org/stories/food-water-air/san-francisco-airport-food-waste/