Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Türkiye tarihinde ilk kez deniz alanları ‘’Milli Park’’ ilan edildi

Fethiye-Kaş açıklarındaki deniz alanı ile Kuzey Ege’de sınırları belirlenen saha, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ‘’Deniz Milli Parkı’’ ilan edildi. Böylece Türkiye’de ilk kez deniz alanları milli park statüsüne girmiş oldu.

Kararla ilan edilen Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı, Muğla’nın Fethiye ilçesi ile Antalya’nın Kaş ilçesi arasındaki deniz ve kıyı ekosistemlerini kapsıyor. 

Kuzey Ege Milli Parkı ise Gelibolu Yarımadası ve Gökçeada kıyılarından Tekirdağ kıyılarına uzanan geniş bir coğrafyada yer alıyor.

Deniz milli parklarının yönetimi, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek.

Ekolojik ve stratejik boyut

Deniz milli parklarının ilanı, biyolojik çeşitliliğin ve hassas deniz ekosistemlerinin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilirken, Ege Denizi’nde Türkiye ile Yunanistan arasında süregelen ihtilaflar nedeniyle siyasi ve stratejik bir boyut da taşıyor.

Türkiye’nin deniz parkı ilanı, çevre boyutunun yanı sıra Atina’nın tek taraflı hamlelerine karşı Türkiye’nin ‘Mavi Vatan’da haklarımı korumaya kararlıyım’ mesajını da içeriyor.

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Mustafa Başkara, Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı’nın yaklaşık 21 bin 706 kilometrekarelik bir alanı kapsadığını belirterek, bölgenin çok sayıda deniz canlısı için kritik öneme sahip habitatlara ev sahipliği yaptığına dikkat çekti. 

Başkara, ‘’Bölgede başta deniz kaplumbağaları olmak üzere pek çok türün yuvalama ve beslenme alanları bulunuyor” dedi.

Yaklaşık bin 742 kilometrekarelik Kuzey Ege Deniz Milli Parkı’nın da yüksek ekolojik değere sahip olduğuna işaret eden Başkara, bölgenin deniz memelileri açısından önemli yaşam alanları barındırdığını aktardı.

Başkara, “Bu bölge, yavrulama için elverişli doğal mağara sistemleri, zengin kıyı habitatları ve geniş deniz çayırlarıyla öne çıkıyor. Söz konusu özellikler, alanın yalnızca deniz memelileri için değil, bütüncül deniz ekosisteminin korunması açısından da taşıdığı kritik önemi gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

Deniz milli parklarının ilanı, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik uluslararası taahhütleri açısından da yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Bu adım, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nde belirlenen hedefler doğrultusunda Türkiye’nin karasal alanların yanı sıra denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin ve kritik habitatların korunmasına yönelik çalışmalarını güçlendirmesi bakımından önem taşıyor.