Genel Yayın Yönetmeni

Selin Babacan

Editörler

Beyza Nur Seyhan
Dilek Koyuncu
Sıla Kararoğlu

Adres

Cumhuriyet Caddesi, El Irak Apt. 165/5 Harbiye 34373 İstanbul
T: +90 212 219 29 71
Hiroşima’nın 80 yıllık çığlığı Amerikalı ressam Sandy Walker’ın sanatında yeniden yankılanıyor

Atom bombasının Hiroşima ve Nagasaki’yi yok edişinin üzerinden 80 yıl geçti.

Amerikalı ressam ve baskı sanatçısı Sandy Walker için o günün yankısı hâlâ sona ermiş değil. Walker, Hiroşima’dan sağ kurtulan yazar Tamiki Hara’nın metinlerinden ilham alarak tarihsel felaketi hafıza, yas ve insanlık üzerine kişisel bir anlatıya dönüştürüyor.

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Hiroşima tanığı yazar Tamiki Hara’nın son eserinin yeni baskısı olan My Deepest Desire kitabı tanıtıldı. Kitapta Walker’ın mürekkep çizimleri ile Liza Dalby’nin modern çevirisi yer alıyor.

Hara’nın 1951’deki intiharının ardından yayımlanan eser, yalnızca Hiroşima’nın yıkımını değil; kaybı, hafızayı ve hayatta kalma arzusunu derin bir şiirsellikle anlatıyor. Yazar, eşinin ölümünü atom bombasının yarattığı büyük yıkımla iç içe geçirerek okuru düşlerle kabuslar arasında gezinen sarsıcı bir dünyaya taşıyor. 

Walker’a göre sanatın gücü tam da burada başlıyor: İnsanlığın en büyük trajedilerini, rakamlardan ve tarih kitaplarından çıkarıp tek bir insanın acısına dönüştürmek.

Atom bombasına ilişkin konuyu bir “adalet meselesi” olarak gördüğünü söyleyen sanatçı, Hara’nın yazılarıyla ilk karşılaştığında derin bir duygusal sarsıntı yaşadığını söyledi. 

Böylesine ağır bir tarihi felaketi görsellere dönüştürmenin kolay olmadığını ifade eden Walker, bunun kendi sanat dili olduğunu şu sözlerle aktardı:

“Tamiki Hara bunu kelimelerle anlattı; ben de görsel sanatlarla aynı şeyi yapmaya çalışıyorum.” 

Sanatçı, projenin onlarca yıla yayılan yavaş bir süreçte şekillendiğini anlattı. Dansçı ve koreograf olan eşi Ellen Webb ile Hiroşima üzerine bir performans hazırlarken Hara’nın metinlerini okuduğunu söyleyen Walker, yıllar boyunca bu metinleri yanında taşıdığını ve Hiroşima imgelerinin bir gece aniden ortaya çıktığını anlattı.

Walker’ın hafıza ve yokluk üzerine çalışmaları, 1980’lerde sanatçı Alan Gussow ile geliştirdiği “Shadow Project” ile daha da derinleşti.

Projede kamusal alanlara insan siluetleri çizildi. Bu siluetler, Hiroşima’da atom bombasının aşırı sıcaklığıyla yok olan bedenlerin geride bıraktığı gölgelerden ilham alıyordu.

Zamanla proje dünyanın farklı ülkelerine yayıldı ve Hiroşima’nın yıldönümünde binlerce insan aynı gölgeleri yeniden çizerek kolektif bir hafıza oluşturdu.

“Sanat önce tek bir insana ulaşır”

Walker’a göre sanatın etkisi sloganlarda değil, bireysel karşılaşmalarda gizli. 

“Sanat önce tek bir kişiye ulaşır. Sonra bu deneyim büyür’’ diyen sanatçı, değişimin sessiz ana birikerek ilerleyen bir süreç olduğuna inanıyor.  

Sanatçıya göre bir eserin politik ya da tarihsel anlamı doğrudan bir sloganla değil, izleyicinin eserle kurduğu kişisel bağ sayesinde oluşuyor.

Walker için Hiroşima’yı hatırlamak, yalnızca geçmişe bakmak değil; insanlığın aynı felaketi yeniden yaşamaması için hafızayı canlı tutmak anlamına geliyor ve tüm karanlığa rağmen sanatın insan algısını değiştirme gücüne olan inancını koruyor.

Kaynak:

https://news.us15.list-manage.com/track/click?u=372753f560ef60c400f1a4f3f&id=3830a0c470&e=8b42edf312